KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6632 E., 2025/8199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/612 E., 2025/1022 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... ... 14. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/433 E., 2025/7 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.1998-01.11.2013 tarihleri arasında davalının yurt içi ve yurt dışı şantiyelerinde mermer ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı yargılama sırasında vefat ettiğinden davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.10.1998-30.10.2013 tarihleri arasında aralıklı olarak 3.924 gün çalıştığını, davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, istifa ederek işyerinden ayrıldığını, yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 15.10.1998 - 30.10.2013 tarihleri arasında 15... gün çalıştığı, davalı tarafça ibraz edilmiş istifa dilekçesinin matbu nitelikte olması, istifa gerekçesinin somutlaştırılmamış olması, 15 yılı aşan kıdemi olan davacıların murisinin hastanede tedavi gördüğü bir süreçte herhangi bir sebep bildirmeksizin kıdem tazminatından vazgeçecek şekilde iş sözleşmesini feshetmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında, feshin davalı işveren tarafından yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, davacının ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatının kabulünde ve hükmedilen yıllık ücretli izin alacağının hesabında hata bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Muris işçinin çağrı usulü ve kesintili çalışmasına rağmen çalışmadığı günler de kıdem süresine eklenerek yapılan hesaplamalara göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 2. İş sözleşmesini istifa ederek sona erdiren muris işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 3. Dosyadaki belgeler dikkate alındığında muris işçinin yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet süresi, iş sözleşmesinin feshi ile muris işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda; dosya kapsamındaki deliller ve tanık beyanlarından muris işçinin 15.10.1998 - 30.10.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerlerinde çalıştığının kabulü yerindedir. Ne var ki muris işçinin hizmet döküm cetveline göre 17.06.2010 - 09.05.2011 tarihleri arasında makul sayılmayacak bir süre için kesinti bulunduğu; başka bir deyişle bu dönemde Kuruma bildirilen bir çalışma olmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen dönemde çalışmanın kesintisiz olduğu ispat edilmediğine göre dava konusu tazminat ve alacaklar bakımından bu dönem dışlanarak yapılacak hesaplama doğrultusunda sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6632, K. 2025/8199, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama