KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6849 E., 2025/10399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/444 E., 2025/1407 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 29. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/32 E., 2024/393 K.
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...
Belediye Başkanlığı (Belediye) bünyesinde dava dışı ... (...) sigortalısı olarak çalıştığını, davalı Belediye ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı işleme dayandığı hususunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) iş müfettişlerince dava dışı Şirket bünyesinde yapılan teftiş sonucunda düzenlenen 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı muvazaa raporunda tespit edildiğini, davalının raporun iptali için İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesinin 2014/468 Esas sayılı dosyasında açtığı davada Bakanlığın tespit raporunun yerinde olduğunun tespiti ile davanın reddedildiğini,
kesinleşmiş muvazaa olgusu nedeniyle müvekkilinin başlangıçtan itibaren davalı Belediye işçisi sayılarak geçmişe dönük ücret ve alacaklarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek fark ücret alacakları ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde bahsi geçen muvazaa tespit raporunun iptaline ilişkin davanın kesinleşmediğini, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının dava dışı Şirket çalışanı olduğunu, müvekkili Belediye ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin geçerli asıl işveren alt işveren ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, zira söz konusu dava dışı Şirket ile yapılan ihalelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na uygun şekilde yapıldığını ve ihale konusu işlerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 67. maddesinde sayılan işlerden olduğundan üçüncü kişilere gördürülmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davasına dayanak yaptığı Anadolu 24. İş Mahkemesinin 2014/468 Esas sayılı dosyasının kesinleşmemiş olması sebebiyle bu dosyanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, haksız davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Belediye ile dava dışı ... arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığı ve davacının başlangıçtan itibaren Belediye işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
ÇSGB İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenmiş 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı muvazaa inceleme raporunda 01.01.2013-30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde 80 adet şoför çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin kapsamında çalışan işçilerin isimlerinin liste hâlinde açıklandığı ve ihale kapsamında çalıştırılan işçilere ait listelerde yapılan incelemede davacının söz konusu işçiler arasında bulunmadığı, ayrıca dava konusu ihale dönemlerini kapsayan tarihlerde yürürlükte bulunan hükümler uyarınca davalı Belediyenin görevi konusuna giren işlerin hizmet alım sözleşmesi ile gördürülmesinin mümkün olduğu,
11.09.2014 tarihinden sonra muvazaalı çalışmanın söz konusu olmayacağı da dikkate alındığında, davacının fark ücret alacaklarının bulunmadığı, dosya kapsamı ile tanıkların görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, davacının genel tatil ücret alacağı iddiasını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muvazaa talebinin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının tarafı olduğu asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, davacı taraf, davacının 16.05.2033 tarihinden itibaren Belediye bünyesinde şoför olarak çalıştığını belirterek ve muvazaa tespitine dayanarak başından itibaren davalı Belediye işçisi olduğunu ileri sürerek bir kısım fark ücret alacakları talebinde bulunmuştur. Dosya kapsamı ile davacının, davalı Belediye de şoför olarak çalıştığı anlaşılmıştır.
ÇSGB İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 07.07.2014 tarih ve 4687 sayılı muvazaa raporu ve eklerinin yapılan incelemesinde muvazaalı olduğu kesinleşen 12.12.2012 imza tarihli ve 01.01.2013-30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde 80 adet şoför çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin kapsamında çalışan işçilerin isimlerinin liste hâlinde açıklandığı ve davacının söz konusu işçiler arasında bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince bu hususa gerekçede yer verilerek davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacının çalışmış olduğu ihaleler ortaya konulmamıştır.
Bu kapsamda Dairemiz eksiklik talebi yazısı ile davacının çalışma dönemine ait ücret bordroları ve çalıştırılmış olduğu hizmet alım sözleşmeleri temin edilmiştir. Anılan belgelerin ve tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde davacının 01.01.2013-31.07.2013 tarihleri arasında ... işyeri sicil numaralı işyerinde çalıştığı, 01.01.2013-31.07.2013 döneminde bordrolarında işverenin unvanı ...
AŞ (şoför) olarak göründüğü, 01.08.2013-16.03.2014 tarihleri arasında ... işyeri sicil numaralı işyerinde çalıştığı, bordroda 01.08.2013-16.03.2014 döneminde bordrolarında işverenin unvanı ... AŞ (otobüs kiralama) olarak göründüğü, 17.03.2014-30.06.2014 tarihleri arasında ... işyeri sicil numaralı işyerinde çalıştığı, bordroda 17.03.2014-30.06.2014 döneminde bordrolarında işverenin unvanı ... AŞ (otobüs kiralama) olarak göründüğü anlaşılmaktadır.
İşyeri tescil belgelerinden davacının 01.01.2013-31.07.2013 tarihleri arasında çalıştığı ... işyeri sicil numaralı işyerinin, muvazaalı olduğu kesinleşen 12.12.2012 imza tarihli ve 01.01.2013-30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde 80 adet şoför çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin kapsamında bildirimin yapıldığı, sonraki işyerlerinin ise ÇSGB İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı raporunda muvazaalı olmadığı tespit edilen otobüs kiralama hizmet alım sözleşmeleri kapsamında bildirimlerin yapıldığı belirlenmiştir.
Bu doğrultuda davacının 01.01.2013-31.07.2013 tarihleri arasında çalışmalarının muvazaalı olduğu kesinleşen 12.12.2012 imza tarihli ve 80 adet şoför çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin kapsamında olduğu anlaşılmakla bu dönem yönünden davacının talebinin yerinde olduğu gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6849, K. 2025/10399, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama