İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7081 K.2025/8463

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/7081Karar2025/8463Tarih4 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.495 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/7081 E., 2025/8463 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/4487 E., 2025/1001 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/230 E., 2020/264 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.495 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketler nezdinde 23.09.2010-09.03.2018 tarihleri arasında kesintisiz kaynak ustası olarak en son net 3.300,00 TL ücretle çalıştığını, asgari ücret kadarının bankadan, kalan kısmın elden ödendiğini, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunu, haftanın 7 günü normal çalışmanın 08.00-17.00 saatleri arasında olduğunu ancak en az 3 gün akşam 20.00'ye kadar çalışmanın devam ettiğini, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... Uluslararası Nakliyat ve Ticaret AŞ (...

Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı müvekkili Şirket çalışanı olmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, bir işin bütününün devrinin söz konusu olduğunu, bu nevi bir durumda asıl işveren alt işveren ilişkisinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının ücretinin imzalı bordrolarında ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarındaki gibi asgari ücret olup ücret ödemelerinin banka aracılığıyla düzenli ve eksiksiz yapıldığını, davacının ...

Mekanik İnş. Taah. Tersane San. ve Tic. A.Ş’deki (... Şirketi) çalışma saatlerinin 08.00-17.00 arasında olduğunu, davacının çalıştığı dönemlerde hafta tatilini kullandığını, davacının dinî ve resmî bayramlarda tatil yapmış olup hak kazandığı herhangi bir genel tatil ücreti alacağı da mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere diğer davalı ...

Şirketinden temin edilen davacıya ait şahsi sicil dosyasında yer alan bilgilere göre davacının iş sözleşmesinin istifa ile sona erdiğini, faiz taleplerinin de kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirketteki çalışmasının kesintisiz olmadığını, davacının kendi isteği ve yazılı istifası ile iş sözleşmesinin son bulduğunu, ücretinin asgari ücret olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde çalışma yapılmadığını, talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde belirli aralıklarla çalıştığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davalı işverence iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispatlanamadığı, tanık beyanlarına göre davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hak kazandığı, davalı işverence yıllık izinlerin kullandırıldığının veya karşılığı ücretin ödendiğinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacı işçinin istifa dilekçesinin göz ardı edildiğini, ayrıca davacı vekili tarafından istifa dilekçesindeki imzanın inkâr edilmesine rağmen imza incelemesi yaptırılmadığını,

b. Sigorta kayıtları ve ücret bordrolarına göre davacının asgari ücretle çalıştığının sabit olduğunu,

c. Davacı işçinin tüm yıllık izinlerini kullandığını ve izin formlarının dosyaya ibraz edildiğini,

d. Diğer davalı Şirketin sunmuş olduğu 2010, 20 11... yıllarına ilişkin davacı tarafça imzalanmış ibranamelerin dikkate alınmadığını,

e. Davacı tanıklarının kendi hizmet süreleri dışındaki tarihlere ilişkin beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacı tanıklarının hizmet süreleri dışındaki dönemlere ilişkin ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacağının hesaplanmasının hatalı olduğunu,

b. Davacının istifa dilekçesinin hiç dikkate alınmadığı gibi imza inkârına yönelik de bir inceleme yaptırılmadığını,

c. Davacının ücret bordroları ve sigorta kayıtlarına göre asgari ücretle çalışmış olduğunun sabit olduğunu,

d. Davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını ve buna ilişkin izin formlarının dosyaya sunulduğunu, yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamadığı, ücret seviyesi, yıllık ücretli izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile ibranamelerin değerlendirilmesi hususlarına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Taraflar arasındaki iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacı işçi iş sözleşmesine haksız şekilde son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatlarını talep etmiş, davalı işverenler iş sözleşmesinin davacının istifası ile son bulduğunu belirterek dosya içerisine "istifa" başlıklı davacıya atfen imzalanmış ve işyerinden ayrılma isteği içerir dilekçe sunmuştur. Davacı vekili istifa dilekçesindeki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının iş sözleşmesinin 2018 yılında sona ermesine rağmen işbu dilekçede 2015 yılından bahsedildiğini, verilen belgenin fotokopi olduğunu, yazıyı ve imzayı kabul etmediklerini ileri sürmüştür.

İlk Derece Mahkemesince ne istifa dilekçesine yönelik ne de davacı vekilince yapılan imza itirazına yönelik bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, buna yönelik bir gerekçe de oluşturulmadan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.

Belirtilen sebeple; Mahkemece öncelikle istifa dilekçesindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için belgenin aslının sunulması için işverene yöntemince kesin süre verilmeli, belgenin aslının sunulması hâlinde davacı asılın yeteri kadar imza ve yazı örnekleri alınarak ve daha önce resmî kurumlara vermiş olduğu mukayeseye esas imza örnekleri toplanarak bunlar üzerinde yöntemince bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle imzaya itiraz yönünden inceleme yapılmalı, bundan sonra toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre dilekçe ve fesihle ilgili bir değerlendirme yapılmalıdır.

Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3. Taraflar arasında, düzenlenen ibranamelerin geçerli olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

İbranamelerin geçerliliği konusundaki ilkeler, Dairemizin 22.09.2020 tarihli ve 2020/1206 Esas, 2020/8776 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.

Somut olayda; davacı 23.09.2010-09.03.2018 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde aralıklı olarak farklı tarihler arasında çalışmış olup dosya içeriğinde, 23.09.2010-23.12.2010 tarihleri arasındaki çalışması için imzalı ve tarihsiz olmak üzere, 02.01.2012-28.01.2012 tarihleri arasındaki çalışması için imzalı ve 02.02.2012 tarihli olmak üzere, 01.03.2012-26.04.2012 tarihleri arasındaki çalışması için imzalı ve 02.05.2012 tarihli ve son olarak 22.06.2012-26.06.2012 tarihleri arası dönem için imzalı ve 02.07.2012 tarihli olmak üzere ibranameler düzenlendiği görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesince söz konusu ibranamelerle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu döneminde imzalanan 02.07.2012 tarihli ibraname bakımından fesihten sonra bir aylık süre geçmeden imzalandığı ve miktar da içermediği anlaşıldığından bu ibranamenin geçersiz olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer ibranameler yönünden ise öncelikle davacı asılın beyanı alınmalı, imzaya itiraz söz konusu olur ise ilâmın (2) numaralı paragrafında yer alan usul yöntemince inceleme yaptırılmalı ve imzanın davacıya ait olduğu anlaşıldığı durumda ise ibranameler, Dairenin ilke kararı doğrultusunda değerlendirmeye tâbi tutularak sonuca gidilmelidir.

Eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

4. Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izin alacağının ispat ve hesaplanması uyuşmazlık konusudur.

4857 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

İşçinin uzun süre yıllık izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öngörülen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıllık veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılmalıdır.

Somut olayda davacı vekili, müvekkiline yıllık ücretli izinlerinin hiç kullandırılmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının 5 yılı aşan çalışması boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmadığının kabulü ile 70 gün karşılığı yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının 5 yılı aşan çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan Mahkemece.

6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı, kullanmadığı ücretli izin süresinin kaç gün olduğu konusunda beyanı alınmalı, bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. Belirtilen husus gözetilmeden karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7081, K. 2025/8463, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7081
Karar No
2025/8463
Tarih
4 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/7081 K.2025/14114
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/7083 K.2025/15062
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/7084 K.2025/15952
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7087 K.2025/15206
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7089 K.2025/8480
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7090 K.2025/8481

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.