KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7441 E., 2025/10434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1014 E., 2025/1186 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/330 E., 2022/505 K.
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ...
Dergisinde 24.01.2018 - 06.02.2013 tarihleri arasında yazı işleri müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedilmesi üzerine işe iade davası açıldığını, müvekkilinin işe iadesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı tarafça işe başlatılmayan müvekkilinin tazminatlarının 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun (5953 sayılı Kanun) doğrultusunda ödenmesi gerekirken 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre ödendiğini ileri sürerek ulusal bayram ve genel tatil ücreti, 5953 sayılı Kanun uyarınca %5 fazlası alacağı,
yıllık ücretli izin alacağı, telif ücreti alacağı ve fazla çalışma alacağını davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının fazla çalışma alacağının bulunmadığını, gazetecilik mesleği gereği esnek çalışma saatlerinin olduğunu, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, davacıya yapılan tüm ödemelerin 5953 sayılı Kanun kapsamında yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı şirkette 24.01.2008-06.02.2013 tarihleri arasında 5953 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olarak çalıştığının tespiti talebi ile İstanbul 21. İş Mahkemesinin 2016/695 Esas sayılı dosyasında dava açtığı, yargılama sonucunda 24.01.2008 - 30.09.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumu Kayıtlarında Basın İş Kanununa tâbi olduğunun belirtildiği,
bu tarihten sonraki çalışmalarının ise basın kartı olmaması sebebiyle reddine karar verildiği ve ilâmının kesinleştiği, kesinleşen ilâm gereği davacının 30.09.2008 tarihine kadar olan dönemde 5953 sayılı Kanun'a tâbi olduğu, 01.10.2008 tarihinden sonraki dönemde ise basın işçisi olmadığının tespit edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesinin isabetli olduğu kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının 5953 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğunu, 2. 5953 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin telif ücretine hak kazandığını, 3. İkramiye alacağının hesaplanmamasının hatalı olduğunu, 4. Yıllık ücretli izin alacağının 5953 sayılı Kanuna uygun olarak hesaplanmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının basın işçisi olup olmadığına ilişkindir.
Davacı işçinin 5953 sayılı Kanun kapsamında gazeteci olup olmadığı uyuşmazlık konusu olup 5953 sayılı Kanun'un 1. maddesinde,“Bu Kanun hükümleri Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki işçi tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların ... hakkında uygulanır.
Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir” şeklinde kurala yer verilerek Kanun'un kapsamı ve gazeteci tanımı ortaya konulmuştur. Buna göre Kanun'un kapsamında kalan işyerleri Türkiye’de yayımlanan gazete ve mevkutelerle, haber ve fotoğraf ajansları olarak sıralanabilir.
Kanun'da bahsi geçen “gazete” ve “mevkute” gibi kavramların nesne anlamında olmadığı günlük gazete ya da daha uzun dönemsel yayınların basıldığı yer olan işletmenin anlaşılması gerektiği açıktır. Bununla birlikte gazete ve dönemsel yayının Türkiye’de yayımlanması bir başka zorunluluktur. Bahsi geçen dört tür işyerinde fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlar, Kanun'da "gazeteci" olarak adlandırılmıştır.
Günlük veya çok kısa aralıklarla yayımlanan, günlük haber ileten, nispeten büyük boyutta basılı eser olarak tanımlanabilen gazetenin umuma hitap etmesi ve devamlılık göstermesi gerekir. Gazetenin yayımlanması bir başka anlatımla basılıp çoğaltılması gerekirse de günümüzde teknoloji ve iletişimin geldiği nokta itibarıyla, gazetenin nesne olarak basımı ve dağıtımı bir zorunluluk değildir. Gazetenin elektronik ortamda, umuma açık olarak yayımlanması ve okuyucunun yararlanmasına sunulması da mümkündür. Dairemizce elektronik gazetelerin yayın koordinatörlüğünü yapan çalışanın, 5953 sayılı Kanun kapsamında gazeteci olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 17.4.2007 tarihli ve 2006/33909 Esas, 2007/11104 Karar sayılı kararı).
Fikir ve sanat işinde çalışma ölçütü, gazetecilik mesleğinin yerine getirilmesine dair ve doğrudan doğruya söz konusu alanlarda çalışmayı ifade eder. Buna göre, yazar, muhabir, redaktör, düzeltmen, çevirmen, fotoğrafçı, kameraman, ressam, karikatürist gibi çalışanlar gazetecilik mesleği ile doğrudan doğruya ilgili olup "gazeteci" olarak değerlendirilmelidir. Ancak aynı tür işyerlerinde teknik sorumlu, şoför, sekreter, muhasebe elemanı, satış ve pazarlama gibi işlerde çalışanlar "gazeteci" olarak değerlendirilemezler.
Öte yandan mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 38. maddesinde, özel radyo ve televizyonların haberle ilgili birimlerinde çalışanların da 5953 sayılı Kanun'un kapsamında olduğu açıklanmıştır. Özel radyo ve televizyonların haberle ilgili birimlerinde çalışanlar yönünden fikir ve sanat işi yapma koşulu söz konusu değildir. Ancak haberle ilgili birimde çalışma kavramı, haberin oluşumuna doğrudan katkı sağlama olarak değerlendirilmelidir. Buna göre haber müdürü, muhabir, foto muhabiri, spiker, haber kameramanı gibi çalışanlar "gazeteci" olarak değerlendirilmelidir. Bununla birlikte uplink görevlisi, şoför, diğer teknik ve idari personel, haberin oluşumuna doğrudan katkıları olmadığından "gazeteci" kavramına dâhil değildirler.
5953 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, “Devlet, vilayet ve belediyeler ve İktisadi Devlet Teşekkül ve müesseseleriyle sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait şirketlerde istihdam edilen memur ve hizmetliler hakkında bu Kanun hükümleri”nin uygulanmayacağı hükme bağlanarak, gazeteci kavramı ile bağımsızlık ve tarafsızlık unsuru arasında bir bağ kurulmuştur.
Somut olayda davacı, davalıya ait ... Dergisinde yazı işleri müdürü olarak çalıştığını, davalı da cevap dilekçesinde davacıya yapılan ödemelerin 5953 sayılı Kanun kapsamında yapıldığını belirtmiştir. Davalı tarafça iş sözleşmesinin feshi sırasında ihbar mühletinin de 5953 sayılı Kanun uyarınca belirlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça açılan İstanbul 21. İş Mahkemesi'nin 2016/695 Esas sayılı dosyasında davacının basın kartının bulunmaması sebebiyle mesleğinin 5510 sayılı Kanun uyarınca kod 3 olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilemeyeceği, itibari hizmet zammından 5953 sayılı Kanun uyarınca çalışanlardan basın kartı olanların yararlanacağı gerekçeleriyle hüküm kurulduğu görülmektedir. Davacının basın kartının bulunmaması 5953 sayılı Kanun kapsamında çalışamayacağı anlamına gelmemektedir.
Yapılan açıklamalara ve dosya içeriğine göre davacının davalı bünyesinde yazı işleri müdürü olarak çalıştığı sabit olmakla 5953 sayılı Kanun anlamında fikir işçisi olarak çalıştığı kabul edilmelidir. Belirtilen husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7441, K. 2025/10434, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama