KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7483 E., 2025/8408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/145 E., 2025/1102 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tunceli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/498 E., 2023/402 K.
Karar Metni
910 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çalıştığı kurumun kapatılmadığını, kapasitesinin düşürülmediğini veya artırılmadığını, müvekkili hakkında açılmış adli ve idari soruşturma bulunmadığını, atama işleminin davalı Bakanlığın Personel Daire Başkanlığının 31.05.2018 tarihli yazısına aykırı olduğunu, atama işleminin davacının yazılı rızası alınmadığı için toplu iş sözleşmesine aykırı olduğunu, davacının 11 yaşındaki oğlu ile Tunceli'de yaşadığını, atamasının yapıldığı ... ilçesinin yaklaşık 50 kilometre uzakta olduğunu, davacının en az iki saatinin yolda geçeceğini, çocuğu ile yeteri kadar ilgilenemeyeceğini ileri sürerek 08.11.2022 tarihli ve 125 sayılı atama işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... İl Müdürlüğüne bağlı ...
Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün İl Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu 12.09.2022 tarih ve 4727270 sayılı yazıda Müdürlüklerinde görev yapan güvenlik personelinin tek kişi olduğunun, yıllık izin ve rapor durumlarında Müdürlüğün iş ve işlemlerinin yürütülmesinde aksaklık yaşanmaması için kadrolu güvenlik personeline veya danışma ve yönlendirme personeline ihtiyaç duyulduğunun belirtildiğini, bu yazıdan da anlaşılacağı üzere İl Müdürlüğünün bağlı kuruluşu olan ...
Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün davacının görev yaptığı ünvanda çalışan bir personele ihtiyaç duyduğunu, ... Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün personel ihtiyacı talebine binaen ...
Personel Genel Müdürlüğüne yazı yazıldığını ve Genel Müdürlük tarafından uygun görülmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiğini, işlemin kamu yararı gereği tesis edildiğini, Daire Başkanlığının 31.05.2018 tarihli görüş yazısında sınırlı sayım yapılmadığını, görüş yazısında ve davacının iş sözleşmesinde "İl içi atama; işçi personelin yalnızca kurulusun kapatılması, kapasitesinin düşürülmesi veya arttırılması,
adli ve idari soruşturmalar sonucunda gerekli görülmesi gibi zorunlu hâllerde... " denmek suretiyle görüş yazısında sayılan hâller dışında zorunlu hâllerin ortaya çıkması durumunda da il içi atama yapılabileceğinin anlaşıldığını, somut olayda zorunlu hâlin mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu iptali istenen işlem tarihinde geçerli olan davacının da üyesi olduğu Büro, Eğitim, Güzel Sanatlar, Ticaret ve Kooperatif İşçiler Sendikasıyla davalı arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 16/7 hükmünde anılan nakil işlemi için işçinin yazılı rızasının alınması koşulunun öngörüldüğü, davalı işverenin bu koşulu sağladığı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 08.11.2022 tarihli ve 125 sayılı atama işleminin iptaline karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın idare mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, 2. Davacı tarafça arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, 3. Davacının yer değiştirmesinin kamu yararı amacına hitap ettiğini, davalı İdarenin işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin nakil işleminin hukuka aykırı olup olmadığının tespitine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının 696 sayılı KHK'nın 127. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. maddeye göre istihdam edildiği ve özel hukuk hükümlerine tâbi işçi statüsünde olduğu, sözü edilen maddede "... sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir." hükmüne yer verildiği ve bu şekilde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin geçiş işlemi yapılmadan önceki işyerinde çalışmaya devam ettirileceğinin açıkça düzenlendiği, dolayısıyla davacının başka bir ile veya bölgeye naklinin mümkün olmadığı dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi sonuç itibarıyla yerindedir.
Ancak kural olarak mahkemelerce nakil talebinin reddi işleminin iptali yahut naklin sağlanması gibi icrai nitelikte karar verilmesi mümkün değil ise de nakil talebine yönelik işleminin hukuka aykırı olup olmadığının tespiti mümkündür. Aynı şekilde Dairemizin yerleşik hâle gelen içtihatları uyarınca nakil işleminin iptaline ilişkin açılan bir davada işlemin iptaline karar verilemez ise de nakil işleminin hukuka aykırı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuka aykırılığın tespitine karar verilebilir.
İlk Derece Mahkemesince davacı işçinin 08.11.2022 tarihli ve 125 No.lu nakil işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, söz konusu işlemin iptaline karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7483, K. 2025/8408, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama