KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7566 E., 2025/8059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/42 E., 2025/338 K.
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili işçinin davalıya ait işyerinde 31.12.1986-15.08.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müzisyenlerin Şirket nezdinde süreklilik arz eden çalışmalarının söz konusu olmadığını aksine müzisyenlerin farklı yerlerde çalıştıklarını, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen gider pusulaların davacının iş sözleşmesi ile çalıştığının kanıtı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
... 2. İş Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli kararı ile; toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
... 2. İş Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince; hizmet tespiti davası bekletici mesele yapılarak, oluşacak sonuca göre davaya devam edilmesi ve esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hizmet tespiti davası sonucunda davacının davalı yanında 01.12.1993-15.08.2012 tarihleri arasında çalıştığı, toplam hizmet süresinin 18... ay 5 gün olduğu ve ücretinin asgari ücret olduğunun belirlendiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 31.12.1986-15.08.2012 tarihler arası fiilî olarak çalıştığı süre ile müvekkilinin 275,00 TL ücretle çalıştığı hususları dikkate alınmaksızın bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava dışı .... işyerinde geçen hizmet sürelerinin dışlanması gerektiğini, b. Davalı nezdinde geçen hizmet süresinin 15.09.2008-15.8.20 12... yıl 11 ay olduğunu, başka işyerinde geçen hizmetleri de birleştirmek suretiyle 18... ay 15 gün üzerinden hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; hizmet süresi ve ücret noktalarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda Mahkemece bekletici mesele yapılan hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince; davacının 31.12.1986-15.08.2012 tarihleri arasında ...'ya ait şahıs ve şirket tüzel kişiliğine ait işyerlerinde devam eden çalışmasının, davalı tarafın savunmasının aksine iş sözleşmesine dayalı olarak gerçekleştiği sonucuna varılmış, ancak davacı adına ... sicil sayılı işyerinden bildirilen 15.09.1993-30.11.1993 tarihleri arasındaki çalışmanın farklı bir şehirde gerçekleşmiş olması ve davacının aynı anda iki ayrı şehirde çalışmasının mümkün olmaması nedeniyle,
davacının davalı taraf nezdindeki çalışmasının bu tarihler arasında kesintiye uğradığı, yine 01.10.1987-19.04.1988 tarihleri arasında vergi mükellefi olması nedeniyle bu dönemde de kendi adına işyeri bulunan davacının davalı tarafa ait işyerinde çalışmasının fiilen mümkün olmadığı,
iddia edilen dönem içinde iş sözleşmesinin 31.12.1986-30.09.1987, 20.04.1988-14.09.1993, 01.12.1993-15.08.2012 tarihleri arasında geçerli olabileceği görülmüş ise de 31.12.1986-30.09.1987 tarihleri arasındaki dönem yönünden hak düşürücü sürenin 31.12.1992 tarihinde, 20.04.1988-14.09.1993 arası dönem yönünden de hak düşürücü sürenin 31.12.1998 tarihinde dolmuş olması nedeniyle, bu dönemler yönünden bir tespit ve gün sayısının belirlenebilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Sözü edilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de davacının uyuşmazlık konusu dönemde 01.01.1987-19.04.1988 tarihleri arasında bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret nedeniyle vergi mükellefiyet kaydı olduğu, 12.01.1987-14.09.1993, 01.12.1993-30.09.1994, 01.11.1994-31.07.1997, 01.09.1997-30.11.19 98... .01.1999 - 07.07.2009 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 15.09.1993-30.11.1993 tarihleri arasında 27 gün süre ile ... sicil sayılı dava dışı işyerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak çalışmasının bildirildiği,
davacının dava dışı işyerinde geçen çalışması nedeniyle 15.09.1993 tarihi itibarıyla kesintinin gerçekleştiği ve 15.09.1993 tarihinden önceki hizmetler bakımından hak düşürücü sürenin gerçekleştiği belirtilerek davacının hizmet süresi belirlenmiştir. Hizmet tespitine ilişkin sözü edilen bu karar, Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Kesinleşen hizmet tespiti davasındaki İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri gerekçelerinden anlaşılacağı üzere, hizmet tespiti davasında 15.09.1993 tarihinden önceki dönem bakımından hak düşürücü sürenin gerçekleştiği belirtilerek bu dönemler dikkate alınmamıştır. Eldeki dosya işçilik alacaklarına ilişkin olduğuna göre anılan dönemde çalışmanın bulunup bulunmadığı dosya kapsamındaki delillere göre değerlendirilmelidir. Bu husus gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7566, K. 2025/8059, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama