KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7623 E., 2025/9579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1866 E., 2025/995 K.
- İlk derece mahkemesi
- Dörtyol 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/55 E., 2024/277 K.
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 09.07.2002-15.11.2017 tarihleri arasında metalurji mühendisi olarak çalıştığını, davalı işyerinde fazla çalışma yapılmasına, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmasına rağmen karşılıklarının ödenmediğini, yıllık izinlerinin çoğunlukla kullandırılmadığını ileri sürerek yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işyerinde 28.12.2012 tarihinden itibaren iş sözleşmesinin sona erdiği tarihe kadar işyeri giriş çıkış kayıt sisteminin bulunduğunu, Personel Yönetmeliği'ne göre fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunu, davacının kullanmadığı yıllık izinlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kullanmadığı yıllık izinlerinin bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 2014 yılı için 24,5 gün, 2014 yılı için 11 gün, 2015 yılı için 27,5 gün ,2016 yılı için 26 gün olmak üzere toplam 89 gün yıllık izin kullandığı, söz konusu belgelerde izinlerin mazeret izni olduğuna dair bir ibarenin yer almadığı gerekçesiyle bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İşyeri giriş çıkış PEDİZ kayıtlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, 2. Fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunu, 3. Yıllık ücretli izin alacağının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece fazla çalışma ücreti yönünden hükme esas alınan 04.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının ayda 2 hafta 7,5 saat çalıştığı hesaplanmış ancak alt satıra bu süre 10,5 saat olarak yazılmış olup hesaplamalar da 10,5 saate göre yapılmıştır. Bu dönemde davacının haftalık çalışmasının 52,5 saat olarak hesaplanması doğru olup 7,5 saat üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, fazla çalışma ücreti hesaplanırken davalının kullandığı yıllık izinler ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin hesaplamadan dışlanmaması da hatalı olmuştur.
3. Tanıklar ancak kendi çalışma dönemlerindeki çalışma şekli ile ilgili bilgi sahibi olabilirler ve tanıklıklarına ancak kendi çalışma dönemleri ile sınırlı olarak itibar edilebilir. Başka bir anlatımla; tanık beyanlarına, davacı ile birlikte çalıştıkları dönem dikkate alınarak değer verilmelidir.
Somut dosyada; dinlenen tanıkların davacı ile çalışmaları en son 31.03.2017 tarihinde son bulmasına rağmen bilirkişi raporunda dava konusu alacakların bu dönemi aşar şekilde davacının işten çıkış tarihi olan 15.11.2017 tarihine kadar hesaplanması hatalıdır.
4. Somut uyuşmazlıkta; davacının 2002-2013 yılları arasında yıllık ücretli izin kullanmadığının kabulüne karar verilmiştir. Davacı asılın, 17.11.2023 tarihli talimat Mahkemesinde alınan beyanında, bu döneme ilişkin beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, davalı işyerinde ekonomik krize kadar olan dönemde yıllık izinlerin çalışanlara az kullandırıldığı, tüm personele ilk 5 yıl boyunca yıllık izinlerinin çoğunlukla kullandırılmadığı belirtilmiştir.
Bu hâlde hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asıl duruşmaya çağrılarak bu dönem yönünden yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konularındaki beyanının alınmasından sonra oluşacak sonuca ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7623, K. 2025/9579, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama