KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7871 E., 2025/8524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/238 E., 2025/286 K.
Karar Metni
1.054 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin davalıların Ukrayna'da bulunan şantiyelerinde formen olarak 19.09.2017-14.08.2019 tarihleri arasında çalıştığını, şantiye ve lojmanlardaki sağlıksız koşullar ve aşırı soğukların murisin bir virüs kapmasına ve ağır hastalanmasına yol açtığını, bulunduğu bölgede tedavi olanağı bulunmadığından şantiye yetkililerinin murisi 14.08.2019 tarihinde Türkiye'ye gönderdiğini ve murisin 19.08.2019 günü vefat ettiğini, murisin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 14.08.2019 tarihinde sona erdirildiğini,
2018 tarihli ve 14.08.2019 günlü ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanaklarının şekil ve esas yönlerinden usul ve kanuna aykırı olup geçersiz olduklarını ileri sürerek ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanaklarının geçersiz olduklarının tespiti ve iptali ile kıdem ve ihbar tazminatı, manevi tazminat, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, murisin Ukrayna'da yurt dışı kanunlarına göre kurulmuş dava dışı Şirkette çalıştığını, husumet itirazları bulunduğunu, alacak taleplerinin yerinde olmadığını, murisin vefat nedeni bilinmemekle birlikte şantiye şartlarından kaynaklı olmasının mümkün olmadığını, Ukrayna'da dinî bayramlarda çalışma yapılmadığını, Türkiye'de geçerli resmî tatillerde Ukrayna'da çalışma yapılmaması gerektiğini ileri sürmenin taraf iradelerine ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ukrayna kanunlarına göre hafta tatili pazar günü olup murisin hafta tatillerini kullanması nedeniyle bu talebin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 24.11.2022 tarihli kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 24.11.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan uyuşmazlıkta Ukrayna hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli kararı ile; uyuşmazlıkta Türk hukuku uygulanarak önceki karar kapsamında karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; cevap dilekçesinin kapsamı dikkate alındığında, tarafların hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti dışındaki alacaklar yönünden Türk hukukunun uygulanması konusunda zımni olarak anlaştıkları sonucuna varılması yerinde ise de hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından hükmüne uyulan bozma ilâmı doğrultusunda seçilen hukuk olarak Ukrayna hukukuna göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken bozma gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2024 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının Ukrayna hukukuna tâbi hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle üçünce kez bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Aylık ücret tespitinin hatalı olduğunu, b. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını, c. Yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin hesaplanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, b. Yabancı hukukun uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; Ukrayna hukukuna tâbi hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacak taleplerinin değerlendirilmesi ve vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir.
Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.
Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta dava tarihinin 19.07.2020 olması ve yabancı hukukun uygulanması sonucunda kısmen ret kararı verilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacılar aleyhine bu reddedilen miktarlar nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır.
Diğer yandan, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 10/3 hükmünde; manevi tazminat davalarının tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirleneceği, 10/4 hükmünde ise manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak belirleneceği açıklanmıştır.
Davacı taraf, davalıların alacaklar ve manevi tazminattan sorumlu oldukları iddiasıyla somut davayı açmış olup reddedilen manevi tazminat talebi bakımından AAÜT'nin 10/3 ve 10/4 hükümleri gereğince davalılar yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davalılar yararına hükmedilen vekâlet ücretinin belirlenmesinde anılan Tarife hükümleri nazara alınmadan vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Davalıların tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacıların İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine; "10-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine," bendinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı taraflara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı taraflara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7871, K. 2025/8524, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama