KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7902 E., 2025/9759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1514 E., 2025/1605 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 15. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/166 E., 2020/515 K.
Karar Metni
1.102 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren bünyesinde 2004 yılı Eylül ayından iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği 31.10.2018 tarihine kadar sigortalı olarak kesintisiz şekilde teknik departmanda çalıştığını, son ücretinin net 2.600,00 TL olup çalışma saatleri haftada bir gün izin olmak üzere hafta içi 08.30-19.00, cumartesi günleri de 08.30-15.00 saatleri arasında olduğunu, müvekkiline fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi ve işyerindeki kıdeminin fazlalılığından kaynaklı tazminatsız olarak istifa yolu ile işten ayrılması için işyeri değişiklikleri,
farklı görevlendirmelerde dâhil olmak üzere psikolojik tacizde (mobbing) bulunulduğundan 31.10.2018 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkili Şirket tarafından davacıya 31.10.2018 tarihinde kapanacak olan ... mağazasının görev ve sorumlulukları dâhilinde kapanış işlemleri için ...'ya gitmesinin ve mobilyaların İstanbul merkezde bulunan depoya gönderilmesi için organize etmesinin istendiğini, davacının “ bu kadar maaşa bu kadar çalışma” diyerek görevlendirmeyi kabul etmediğini, bu durumun tutanak altına alındığını, müvekkili Şirket tarafından 02.11.2018 tarihli ihtarname ile iddiaların tamamen haksız olduğunun ihtar edildiğini,
fazla çalışma yaptığında karşılığının izin olarak kullandırıldığını veya ödendiğini, kendisine iş tanımı bazında görevlendirme yapıldığını, fesihte haksız olduğunu ve iddiaların geçersizliği nedeni ile istifa olarak değerlendirileceğini, psikolojik taciz (mobbing) iddialarının gerçek olmadığını, davacının yıllık izinlerinin tamamını kullandığını, davacının haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunmadığını, şayet aşılması durumunda fazla çalışma ücretlerinin tamamının banka kanalı ile ödendiğini, davacının 2004 tarihinde işe başladığını, ücretlerinin zamanaşımına uğradığını ve talep hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı Şirkette 20.09.2004-31.10.2018 tarihleri arasında 14... ay 12 gün çalıştığı, bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi fazla çalışma ücreti alacağının 15.078,82 TL olduğu, söz konusu fazla çalışma ücretinin tanık beyanları ile tespit edilmesi nedeni bu miktardan %20 oranında indirim yapılması sonucunda davacının fazla çalışma ücretinin 12.063,06 TL olduğu, davalı tarafından bordrolara yansıtılarak ödenen fazla çalışma ücretinin 13.171,31 TL olması nedeni ile davacının bakiye fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığı,
davacının kıdemi göz önüne alınarak hiçbir neden yokken iş sözleşmesini feshetmesi ve kıdeminden vazgeçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosya kapsamı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde fazla çalışması bulunan davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi nedeni ile kıdem tazminatı talep etmekte haklı olduğu, yapılan fazla çalışmanın karşılığının ise ödenmiş olduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı talepleri hüküm altına alınmak ve fazla çalışma ücreti alacağı talebi ise reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; benimsenen bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma ücret alacağı net 15.078,82 TL olarak tespit edilmiş olup işverence yapılan ödemelerin doğru bir şekilde belirlenen net fazla çalışma alacağından indirim yapıldıktan sonra mahsup edildiği, bu itibarla fazla çalışma ücret alacağının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafından iş sözleşmesinin fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi,
farklı yerlerde görevlendirilmesi, istifa yolu ile işten ayrılması için psikolojik tacizde bulunulması gerekçeleriyle haklı nedenle feshedildiği iddia edilmiş ise de davacı tarafın bu iddialarını yöntemince kanıtlayamadığı; ancak davacının fazla çalışma alacağının Mahkemece uygulanan indirim nedeniyle doğmamasının/çıkmamasının feshin fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı nedene dayandığı sonucunu değiştirmeyeceği, fazla çalışma ücret alacağı talebi reddedilmiş ise de esasen davacının fazla çalışma ücret alacağının mevcut olduğu,
bakiye yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının kâr elde etme amacı ile birçok asılsız iddiada bulunmuş olduğunu ve bu iddiaların birbiri ile de çelişkili olduğunu, 2. Fazla çalışma ücretlerinin bordrolara yansıtılarak davacıya ödendiğini, 3. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmediği ispat edilmişken davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabulünün hukuka aykırı olduğunu, 4. Dosyada bulunan yıllık izin formlarıyla ve son aya ait bordro ile sabit olduğu üzere yıllık izinlerinin kullandırıldığını ve kullanılmayan izinlerin ise ücretlerinin ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayıp ispatlayamadığı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi iş sözleşmesini; fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, farklı yerlerde görevlendirilmesi, istifa yolu ile işten ayrılması için psikolojik taciz uygulanması gerekçeleriyle haklı nedenle feshettiğini iddia etmiştir. Davalı işveren ise iş sözleşmesini haklı bir neden olmadan fesheden davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma ücreti alacağının reddine ancak kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere davacının psikolojik tacize dayanan haklı nedenle fesih iddiasını ispatlayamadığı sabittir. Nitekim bu olgu Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulündedir. Bu durumda davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının belirlenebilmesi için fazla çalışma ücretinin ödenip ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması gereklidir. Somut olayda uygulanan indirim nedeniyle davacının fazla çalışma alacağının çıkmamasının feshin haklı olduğu sonucunu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davalının kıdem tazminatının kabulüne karar verildiği görülmektedir. Ne var ki varılan bu sonuç hatalıdır.
Dairemiz uygulamasına göre fazla çalışma ücretinden "hakkaniyet indirimi" adı altında yapılan indirim, fazla çalışma iddiasının bu oranda ispatlanamadığı anlamına gelmektedir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 01.10.2024 tarihli ve 2024/7616 Esas, 2024/12839 Karar; 30.09.2025 tarihli ve 2025/3241 Esas, 2025/7120 Karar sayılı kararları). Ayrıca hesaplanan fazla çalışma alacağından uygun indirim yapıldıktan sonra belirlenen tutardan, ödendiği anlaşılan miktarın mahsubu yönteminde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 15.09.2025 tarihli ve 2025/4874 Esas, 2025/6382 Karar sayılı; 29.04.2024 tarihli ve 2024/2854 Esas, 2024/7438 Karar sayılı kararı).
Şu hâlde psikolojik taciz ve fazla çalışma ücret alacağı iddiasını, buna bağlı olarak da feshin haklı nedene dayandığını ispatlayamayan davacının kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7902, K. 2025/9759, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama