KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7927 E., 2025/9092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/881 E., 2025/1737 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 11. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/438 E., 2025/26 K.
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... AŞ (... AŞ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.06.2001 tarihinde aşçı olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren değişen alt işverenler nezdinde aralıksız olarak çalıştığını, her bir alt işveren bünyesindeki iş sözleşmesinin ihale süresinin bitiminde işin sona ermesi gerekçesiyle feshedildiğini, devamında yeni alt işveren nezdinde işe girişinin yapıldığını, iş sözleşmesinin 15.09.2022 tarihli ihtarname ile emeklilik nedeniyle davacı tarafından feshedildiğini, en son brüt 7.051,89 TL ücret aldığını, hak kazandığı yıllık ücretli izinlerini eksik kullandığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının temizlik/yemek işini üstlenen yüklenici firmaların sigortalı çalışanı olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, yüklenici personeli ile müvekkili Şirket arasında herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının ... ibra ettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Toplu Yemek Üretim Hizmetleri AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirket bünyesinde 11.09.2021-19.09.2022 tarihleri arasında bulaşıkçı olarak çalıştığını, asıl niyetinin emekli olmak değil kıdem tazminatı alarak maddi menfaat elde etmek olduğunu, davacının yıllık ücretli izinlerini istediği zaman kullandığını, hak kazandığı ücretlerin ücret bordrolarında belli olduğunu ve eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ile davacının davalı ... AŞ'den ihale ile iş alan dava dışı Şirketler ve davalı ... Şirketi bünyesinde 19.06.2001-19.09.2022 tarihleri arasında çalıştığı, davalı ... AŞ ile davalı ... Şirketi ve dava dışı Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalı ... AŞ'nin asıl işveren, davalı ...
Şirketinin ise son alt işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davacının duruşmadaki beyanı doğrultusunda tasfiye edilen hizmet süreleri dışlandıktan sonra kıdem tazminatına hükmedildiği, davalı tarafından ödenen yıllık ücretli izin alacağının mahsubu sonrasında ödendiği ispat edilemeyen 207,5 gün karşılığı brüt 44.542,05 TL yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu,
kısa kararın tefhimi sırasında yıllık ücretli izin alacağı bakımından ödemenin mahsubu sonrasındaki tutar yerine mahsup yapılmayan tutarın yazıldığı anlaşılmış ise de gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşturmamak için kısa karara göre gerekçeli karar yazıldığı açıklanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının alt işveren Şirket işçisi olduğunu, müvekkili davalının ihale makamı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, 2. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 3. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 4. Somut davada istenen alacakların davalı Şirketten talep edilmesinin hatalı olduğunu, 5. Ücret tespitinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalılar arasındaki hukuki ilişki, husumet, zamanaşımı, dava türü ve ücret tespiti hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... AŞ vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yıllık ücretli izin alacağının brüt 44.542,05 TL yerine, brüt 44.757,75 TL olarak hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Davalı ... Şirketinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı ... Şirketinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "44.757,75 TL" yerine "44.542,05 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7927, K. 2025/9092, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama