KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/8308 E., 2025/9761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/97 E., 2025/1142 K.
- İlk derece mahkemesi
- İskenderun 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/125 E., 2022/304 K.
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak 2008 yılının Şubat ayında emekliliğe hak kazanmasına rağmen çalışmaya devam ederken iş sözleşmesinin bildirimsiz olarak haksız bir şekilde feshedildiğini, haftanın 7 günü çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, günde 20 saat civarında çalışma yapmasına rağmen fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, geceleri de şantiyede yatmak suretiyle fazla çalışma yaptığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı muhtelif tarihlerde fasılalı olarak çalışmışsa da her çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdiğini, tüm ücretlerinin ödendiğini, iddia edildiği gibi haftanın 7 günü çalışma yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yıllık ücretli izin hakkının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırıldığına dair herhangi bir bilgi, belge veya delil sunulmadığı gibi işçilik alacaklarının ödendiğine dair herhangi bir delil de dosyaya ibraz edilmediği, yapılan yargılama neticesinde ve alınan rapor uyarınca davacının ödenmemiş işçilik alacakları olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacakları hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence Kuruma verilen işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış sebebi Kod (3) (İstifa) olarak bildirilmiş olup dosyaya bir istifa dilekçesi sunulmadığı gibi davacının iş sözleşmesinin kendisine tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğine dair başka bir delil de sunulmadığından kıdem ve ihbar tazminatlarına hükmedilmesinde bir hata bulunmadığı,
davacının hizmet süresi boyunca toplam 180 gün yıllık ücretli izne hak kazandığı, bu izinlerin kullandırıldığına veya sözleşme son bulduktan sona ücretinin ödendiğine dair belge sunulmadığı, somut uyuşmazlıkta tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarından indirim yapılmamış ise de bu alacakların büyük bir kısmının ıslah zamanaşımına uğradığı, ayrıca indirim yapıldığı takdirde hakkın özüne zarar verileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin tutarsız olmasına karşın istinaf incelemesinde bu hususun sadece eleştirilmekle yeterli olduğunun kabul edilmesinin yerinde olmadığı, 2. Davacının işten kendisi ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacağını, 3. Davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, 4. Davacının hafta tatili ve fazla çalışmasının bulunmadığını, kaldı ki tanık beyanlarına dayalı hesaplanan bu alacaklardan indirim yapılmamasının da yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiği, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı ile davacının yıllık ücreti izin, hafta tatili ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarından uygun bir indirim yapılması gerekip gerekmediği uyuşmazlık konusudur.
İlk Derece Mahkemesince tanık beyanına dayalı olarak kabul edilen fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacakları indirim uygulanmaksızın hüküm altına alınmış, bu hususa yönelik davalının istinaf başvuru dilekçesinde yapmış olduğu itiraz ise Bölge Adliye Mahkemesince, belirtilen alacakların büyük bir kısmının ıslah zamanaşımına uğradığı, ayrıca indirim yapıldığı takdirde hakkın özüne zarar verileceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Ne var ki varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Fazla çalışma ve hafta tatili ücretinin tanık anlatımları ile ispat edilmesi hâlinde, hesaplanan alacaklardan indirim yapılması gerektiğine dair Yargıtay içtihatları istikrarlı bir uygulama hâlini almıştır. Bu indirim, dosya kapsamındaki delillerin durumu ve niteliği ile işçinin çalışma düzenine göre yapılması gereken uygun bir indirimdir. Diğer taraftan söz konusu alacaklara ilişkin hesaplamaların tanık anlatımları yerine yazılı belgelere veya işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Fazla çalışma ve hafta tatili ücretinden yapılan indirim, çalışma iddiasının bu oranda ispatlanamadığı anlamına gelmektedir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 01.10.2024 tarihli ve 2024/7616 Esas, 2024/12839 Karar; 30.09.2025 tarihli ve 2025/3241 Esas, 2025/7120 Karar sayılı kararları).
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut uyuşmazlıkta; fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacakları tanık beyanına dayalı olarak hesaplanmış olup dosya kapsamındaki delillerin durumu ve niteliği, dolayısıyla ispat durumu dikkate alındığında, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarından uygun bir indirim yapılması gerekmekte olup söz konusu alacakların bir kısmının zamanaşımına uğramasının varılan bu sonuca etkisi bulunmamaktadır. Belirtilen husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8308, K. 2025/9761, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama