İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8429 K.2025/9785

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/8429Karar2025/9785Tarih10 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.467 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/8429 E., 2025/9785 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Aralık 2025
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1429 E., 2025/1397 K.
İlk derece mahkemesi
Zonguldak 2. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/467 E., 2023/312 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.467 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... AŞ (...) ... Termik Santrali işyerinde değişen alt işveren şirketlerde işyeri devri esaslarına göre santralin asıl işinde çalışmakta iken Santralin özelleştirme kapsamına alındığını, ... Elektrik Üretim AŞ (... AŞ) ile Özelleştirme İdaresi ve ... arasında Özelleştirme Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin ...'ta yaptığı çalışmaların muvazaalı olduğunun Mahkeme kararları ile kesinleştiğini, davacının ...

Sendikası üyesi olduğunu, ... dönemindeki kıdemi ve çalışmaları dikkate alınmadan üyesi olduğu Sendika ile yapılan toplu iş sözleşmesinin 22.12.2014 öncesi işyerinde çalışanlara ilişkin hükümlerinden yararlandırılmadığını, bu nedenle ...'ın davalı Şirkete devredilen kendi işçileri ile davacı ücreti arasında fark oluştuğunu iddia ederek fark ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil hafta tatili ücretleri, asgari geçim indirimi, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan vardiya tazminatı, iş güçlüğü zammı, ikramiye, denge ödeneği,

yemek ücreti ve ilave tediye ücreti farkları ile ayrımcılık tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, taleplerin hangi döneme ilişkin olduğunun belli olmadığını, belirsiz alacak davası açılmayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin davalı sıfatı bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında özelleştirme sonrası yeni bir iş sözleşmesine dayalı iş ilişkisi başladığını, tüm ücret alacaklarının davacıya ödendiğini davacının devir tarihinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi kapsamına, 01.12.2014 tarihinde imzalanan Ek Protokol gereğince dâhil olduğunu, ayrıca ...'ta muvazaalı çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ayrımcılık tazminatı talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı işyerinin özelleştirme sonucu 22.12.2014 tarihinde davalı ... AŞ'ye devredildiği, özelleştirme döneminde davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği ve işyeri devri yapıldığı hususunun yargı kararlarıyla kesinleştiği, özelleştirme sonrası davacının davalı ... AŞ bünyesinde ve aynı işyerinde çalışmasına devam ettiği, davalı ... AŞ ile ...

Sendikası arasında özelleştirme tarihinde işyerinde uygulanmakta olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde 01.12.2014 tarihli Ek Protokol ile değişiklik yapıldığı, davacının davalı bünyesine devir sonrası işe alınan işçiler için düzenlenen toplu iş sözleşmesi hükümleri ve kendisine sağlanan haklardan yararlandırılarak çalıştırılmaya devam edildiği, kamu işçisi olarak çalışmakta iken çalıştıkları işyeri özelleştirme ile özel sektöre devredilen bu kamu işçilerinin mali haklarını korumak amacıyla yapılan özel düzenlemeden davacı ve diğer alt işveren işçilerinin yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ... döneminde kazanmış olduğu hakların davalı bünyesindeki çalışmasında korunmadığını, emsal kadrolu işçilere göre daha düşük ücretle çalıştırıldığını, 2. Müvekkilinin kesinleşen mahkeme kararları ile muvazaa sebebiyle ...'ın kendi işçisi olduğunun sabit olduğunu, 3. Davacı özelleştirme sonrası ... Sendikasına üye olduğunu, ... dönemi çalışmaları dikkate alınarak toplu iş sözleşmesinin 22.12.2014 tarihinden önce işe girenlere ilişkin hükümlerine göre çalıştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarihte ve sonraki dönemde, ücretinin doğru belirlenip belirlenmediği, toplu iş sözleşmesi zamlarının doğru uygulanıp uygulanmadığı, buna bağlı olarak fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve ayrımcılık tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 2/7 hükmünde asıl işveren alt işveren ilişkisi düzenlenmiştir. Buna göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanun'dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ise işyeri devri ve bunun iş sözleşmesi ile işçilik alacakları üzerindeki etkisi düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre; işyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.

Özelleştirmede işyeri aynı tüzel kişilik altında faaliyetini sürdürmekte sadece kamuya ait hisselerin bir kısmı ya da tamamı el değiştirmektedir. Bununla birlikte, tamamı kamuya ait olan bir işyerinin özelleştirme işlemi sonucu başka bir işverene geçmesi işyeri devri niteliğindedir (Yargıtay 9 Hukuk Dairesi, 08.07.2008 tarihli ve 2008/25370 Esas, 2008/19682 Karar sayılı kararı).

Elektrik üretim hizmetini üstlenen ...'a ait ... Termik Santralinin özelleştirme programına alınması sonucunda, 22.12.2014 tarihinde ... Termik Santrali özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yüklenici ... AŞ' ye devredilmiştir.

Dosyaya sunulan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesinde, davacının ... Termik Santralinde ... alt ... nezdinde çalışmaktayken, termik santralin özelleştirme suretiyle devir tarihi olan 22.12.2014 tarihinden sonra ilk olarak davalı ... AŞ alt işvereni nezdinde, akabinde ise ... AŞ sigortalısı olarak çalışmasının devam ettiği görülmektedir.

Somut olayda davacı, devirden sonra da davalı işyerinde kesintisiz olarak çalışmaya devam ettiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı ile ... işçisi olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple davacının ...'tan devredilen işçi olduğu kabulüne göre ücret ve haklarının hesaplanması gerektiğini iddia etmiştir.

Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edilmiştir. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olması durumunda ise bu kapsamdaki alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görmesi gerekmektedir.

Bu itibarla davacının ... işçisi olduğu ve özelleştirme tarihinde ...'dan devredilen işçi olarak işlem görmesi gerektiği kabul edilmelidir.

Ancak davacının davalı Şirkette işe başladığı sırada davalı Şirket ile yeni bir iş sözleşmesi imzaladığı, sözleşmede günlük ücret tutarının belirlendiği, davacının sözü edilen sözleşmeyi imzalamakla belirlenen ücreti kabul ettiği ve sözleşmede kararlaştırılan ücretin işçiyi bağlayacağı dikkate alındığında, emsali işçi ücreti ya da kesinleşen davada belirlenen ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması mümkün değildir.

Diğer yandan Mahkemece; davalı ... AŞ ile ... Sendikası arasında özelleştirme tarihinde işyerinde uygulanmakta olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde 01.12.2014 tarihli Ek Protokol ile değişiklik yapılarak işyerinde çalışan işçilerin "22/12/2014 tarihinden önce işyerinde çalışmakta olan ...'a bağlı kamu işçileri" ve "22/12/2014 tarihinden sonra işveren bünyesinde bordrolu olarak işe başlayacak ve/veya sendikaya üye olacak işçiler" şeklinde iki gruba ayrıldığı,

devir kapsamında olan kamu işçilerinin toplu iş sözleşmesinden aynen yararlanmaya devam edeceği, devirden sonra işe alınan yeni işçilerin ise toplu iş sözleşmesinin bazı hükümlerinden yararlanamayacağı veya farklı koşullarda yararlanacağının belirlendiği, davalı işverence davacının "devir tarihinden sonra işe alınan işçi" kabul edilmek suretiyle toplu iş sözleşmelerinin bu grup işçiler için düzenlenen hükümlerinden yararlandırıldığı,

"Devir tarihinden önce işyerinde çalışmakta olan ...'a bağlı kamu işçileri" grubundaki işçilerden sayılmak için özelleştirme öncesi kamu işçisi olmak gerektiği gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamı dikkate alındığında davacının, ... ile ... Sendikası arasında bağıtlanan 01.11.2013 imza tarihli ve 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli 15. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi'nden yararlanamayacağının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak ... AŞ ile Sendika arasında bağıtlanan uyuşmazlık konusu dönemi kapsayan toplu iş sözleşmeleri incelendiğinde.

"22 Aralık 2014 öncesi işyerinde çalışan ve kamudan devralınan işçiler" ve "Devir tarihinden sonra işe alınan işçiler" şeklinde iki işçi grubu bulunduğu ve işçilerin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden dâhil oldukları gruba göre yararlandırıldığı görülmektedir. Davacı ise davalı işverence "Devir tarihinden sonra işe alınan işçiler" grubunda kabul edilmiştir. Başlangıçtan itibaren ... işçisi olduğu kesinleşen yargı kararı ile belirlenen davacı bakımından ... AŞ ile ...

Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin "Devir tarihinden sonra işe alınan işçiler" için düzenlenen hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması hatalı olmuştur.

Şu hâlde Mahkemece; davacının kesinleşen yargı kararı doğrultusunda ... işçisi olduğu ancak davalı ... AŞ ile imzaladığı bireysel iş sözleşmesi ile belirlenen ücreti kabul ettiği dikkate alınarak bu sözleşmede belirlenen ücrete göre ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesinde yer alan yararlanma koşulları da değerlendirilerek ... AŞ ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde yer alan "22 Aralık 2014 öncesi işyerinde çalışan ve kamudan devralınan işçiler" için öngörülen hükümler doğrultusunda dava konusu talepler hakkında değerlendirme yapılması gerekir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8429, K. 2025/9785, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8429
Karar No
2025/9785
Tarih
10 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8429 K.2025/8158
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8430 K.2025/9574
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8430 K.2025/8060
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8431 K.2025/8254
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8431 K.2025/10427
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8432 K.2025/8494

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.