İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8678 K.2025/9538

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten…

Esas2025/8678Karar2025/9538Tarih4 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.413 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/8678 E., 2025/9538 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/240 E., 2025/539 K.
İlk derece mahkemesi
... 29. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/446 E., 2024/389 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.413 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1998-2018 yılları arasında davalı Şirketin ...’da bulunan şantiyelerinde seramikçi ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverenler tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, 2014 yılı Ağustos ayına kadar aylık 1.400,00 Amerikan doları (USD) almaktayken bu tarihte onayı olmadan saatlik 4,80 USD üzerinden ödeme yapıldığını, son ücretinin 1.400,00 USD kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret farkı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... Uluslararası İnş. Yat. San. ve Tic. AŞ (... AŞ) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davada husumetin işçinin çalıştığı Şirkete yöneltilmesi gerektiğini, yurt dışında çalıştığı iddia edilen işçinin Türkiye’deki Şirket ile bağının bulunup bulunmadığının anlaşılması için İŞKUR hizmet sözleşmesinin Mahkemece incelenmesi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, ücret iddiasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının belirli sürelerle istihdam edildiğini, işçilik alacaklarının ... Federasyonu kanunlarına tâbi olduğunu, proje kapsamında belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin sözleşmesinin proje bitimi nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, Şirketin 22.09.2008 tarihinde kurulduğunu, davacı işçinin hangi ülkelerde ne kadar süreyle çalıştığının belli olmadığını, davada husumetin işçinin çalıştığı Şirkete yöneltilmesi gerektiğini, yurt dışında çalıştığı iddia edilen işçinin Türkiye’deki Şirket ile bağının bulunup bulunmadığının anlaşılması için İŞKUR hizmet sözleşmesinin Mahkemece incelenmesi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, tarafların iddia ve savunmalarından, davacının yurda giriş ve çıkışlarının yer aldığı ... kayıtlarından, St.

Petesburg Başkonsolosluğu yazısından 22.06.1998-31.01.2018 tarihleri arasında çalıştığının anlaşıldığı, dosyada 2001-2002 yılları arası için imzalanan ... ile imzalanmış iş sözleşmesi bulunduğu, bilirkişi raporunda davacının yurt içinde geçirdiği süreler yıllık izin süreleri olarak kabul edilerek bu sürelerin toplam yıllık izin süresinden düşüldüğü, yurt içinde geçirdiği bu dönemlerin bir kısmında bordrodaki puantajda dahi “iz” açıklaması ile ücret tahakkuku yapıldığının anlaşıldığı,

davalılar arasında organik bağ bulunduğu ve davalıların talep edilen alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, iş sözleşmesinin işveren tarafından ihbar öneli verilmeden ve haklı bir neden olmadan feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık ifadeleri, davacının yaptığı iş, kıdemi ve emsal ücret araştırması gözetildiğinde aylık net ücretinin 1.400,00 USD olduğunun anlaşıldığı, kıdem tazminatının USD cinsinden hüküm altına alınmasında hukuka aykırılığın bulunmadığı,

davacı tanıklarının dosyalarının getirtilerek orada yapılan kabullere göre fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplandığı, kesinleşen kararla desteklenen tanığın davacı ile menfaat birliği içinde olduğundan bahsedilemeyeceği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların dosya içeriğine uygun olduğu, davacıya tüm yıllık izinlerinin kullandırıldığının kanıtlanmadığı, yıllık ücretli izin alacağına yönelik imzalı 2017 aralık bordrosunda yapılan ödemenin düşülmesinin yerinde olduğu,

bordro hilesi, bordroların irade fesadına uğratılarak imzalatıldığı iddialarının somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı, imzalı bordroların bizzat ödeme belgesi olduğu, ayrıca banka ödemesi bulunmasının gerekmediği, vekâlet ücretinin kabul ve reddedilen tutarlara göre yerinde belirlendiğinin anlaşıldığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde.

Bölge Adliye Mahkemesi kararında işaret edilen belgelerin bir kısmının dosyaya kazandırıldığı ancak banka ödeme dekontları ve bordroların sunulmadığını, bordroların hileli olduğunu, davacının yurt içinde bulunduğu süreleri yıllık izinden düşmenin mümkün olmadığını, bu süreler için davacıya herhangi bir ücret ödemesi yapılmadığını, davacının 2014 Aralık ve 2015 Aralık ayının bordrosunda puantaj kısmında izin kullanımının görülmediğini, 2017 Aralık bordrosunda puantajda 17 gün izin ve ücret tahakkuku ile davacının imzası görünse de davacının o ay yurda giriş çıkışının görülmediğini, bordroların işveren baskısıyla imzalatıldığını,

bordroların hileli olarak düzenlendiğini, bordrolarda belirtilen tutarların banka kanalı ile ödendiğine dair delil sunulmadığından mahsup edilemeyeceğini, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık anlatımları ile sınırlı tutulmasının hatalı olduğunu, davanın tam kabul edilmesi gerektiğini, davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalılar ... ve ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiğini, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davalı Şirketlere husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iş sözleşmesinin süresinin bitimi nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, kıdem tazminatının TL cinsinden hüküm altına alınması gerektiğini, davacının hizmet süresinin ve ücretinin hatalı tespit edildiğini, davacının net ücretinin brüte çevrilmesinin hatalı olduğunu, davacının başka işte çalışıp çalışmadığının araştırılmadığını, tanıkların davalıya karşı davaları olduğundan beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının hizmet süresinin ve ücretinin hatalı tespit edildiğini, davacının net ücretinin brüte çevrilmesinin hatalı olduğunu, davacının başka işte çalışıp çalışmadığının araştırılmadığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, tanıklar davacı ile menfaat birliği içinde olduklarından beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, husumet, ücretin miktarı, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı, alacakların hesaplanması ve karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir.

Taraflar arasında imzalanan İŞKUR sözleşmesinde yabancı hukukun uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi "Uygulanacak Mevzuat ve Yetkili Makamlar" başlıklı 16. maddesindeki "Sözleşmede yer almayan hususlarla ilgili doğabilecek anlaşmazlıklarda Türk hukuku uygulanır." şeklinde düzenleme bulunması, yıllık izinde Türk mevzuatı uygulanacağının belirtilmesi, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağına ilişkin düzenlemenin "kanunlarımızda kabul edildiği günler" şeklinde belirtilmesi, fazla çalışma alacağı yönünden sadece "günde 3 saati geçemeyeceği, çalışılırsa %50 fazlası ödeneceği" şeklinde düzenlemelerin olması karşısında somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24... . maddesinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve aynı Kanun'un 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması hâlinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin Kanun'un 26. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri hâlinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.

4857 sayılı Kanun'un 17. maddesinin ilgili kısmı şöyledir;

"Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.

İş sözleşmeleri;

a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,

b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,

c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,

d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,

feshedilmiş sayılır.

Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.

Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.

..."

Somut uyuşmazlıkta; davacının, davalı işyerinde 22.06.1998-31.01.2018 tarihleri arasında çalıştığı ve hizmet süresinin 19... ay 2 gün olduğu tespit edildiğinden kanunen verilmesi gereken ihbar öneli 8 haftadır. Davalı işverenin, 01.12.2017 tarihli fesih bildirimi yazısından; iş sözleşmesinin 31.01.2018 tarihinde sona erdirildiğinin belirtildiği, bildirimde davacının imzasının bulunduğu ve yazının aynı tarihte davacıya tebliğ edildiği görülmüştür. Buna göre davalı işverence davacıya 8 hafta ihbar öneli verildiği anlaşılmış olup ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8678, K. 2025/9538, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8678
Karar No
2025/9538
Tarih
4 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8680 K.2025/10092
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8681 K.2025/10093
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/8682 K.2025/14185
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8682 K.2025/9849
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8683 K.2025/10094
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/8686 K.2025/16122

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.