İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8700 K.2026/177

Başvurucu vekili dilekçesinde; geçici hukuki koruma talep edildiğinde Mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26. maddesi bakımından taleple mi bağlı olduğu, yoksa aynı Kanun'un 33. maddesi uyarınca taleple bağlı olunmayıp…

Esas2025/8700Karar2026/177Tarih14 Ocak 2026Okuma5 dk · 1.086 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/8700 E., 2026/177 K.·(Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2026
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.086 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

I. BAŞVURU

Başvurucu vekili dilekçesinde; geçici hukuki koruma talep edildiğinde Mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26. maddesi bakımından taleple mi bağlı olduğu, yoksa aynı Kanun'un 33. maddesi uyarınca taleple bağlı olunmayıp değerlendirmenin resen mi yapılacağı hususunda öğretide ve mahkeme kararları arasında uyuşmazlık bulunduğunu, bölge adliye mahkemelerince farklı kararlar verildiğini belirterek uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.

II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 24.10.2025 tarihli ve 2025/32 Esas, 2025/32 Karar sayılı kararı ile; belirtilen bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu yönünde görüş iletilmiştir.

III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR

A. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 24.04.2025 Tarihli ve 2025/766 Esas, 2025/890 Karar Sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının geçici hukuki koruma talebi ön sorun olarak ele alınmak suretiyle diğer geçici hukuki korumaların kapsamında olan konularda ihtiyati tedbire karar verilemeyeceği vurgulanmış, ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir arasındaki farklara değinilerek bu kurumların birbiri yerine kullanılamayacağı karara dercedilmiş, işçilik alacağı dosyasına uygun olmayan ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği yönünde karar oluşturulmuştur.

B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 23.10.2019 Tarihli ve 2019/1853 Esas, 2019/1547 Karar; 14.10.2020 Tarihli ve 2020/805 Esas, 2020/668 Karar sayılı kararları; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 14.07.2020 Tarihli ve 2020/824 Esas, 2020/1327 Karar sayılı kararı; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 Tarihli ve 2020/1416 Esas, 2020/1006 Karar; 15.01.2025 Tarihli ve 2025/118 Esas, 2025/89 Karar sayılı kararları; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 14.07.2020 Tarihli ve 2020/904 Esas, 2020/1342 Karar sayılı kararı.

Bölge Adliye Mahkemelerinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararları bütünsel bir yaklaşımla ele alındığında, kararlarda geçici hukuki koruma türlerinin genel özellikleriyle ele alındığı görülmekle, özellikle 6100 sayılı Kanun'un 33. maddesine göre hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğu belirtilmiş, her ne kadar talepte bulunanın talebi dosya kapsamına ve özellikle hüküm altına alınması istenen borcun cinsine uygun olmasa da mahkemelerce yapılacak denetim ve vasıflandırma sonucu uygulanacak geçici hukuki koruma türünün belirlenmesi gerektiği yönünde kararlar oluşturulmuştur.

IV. GEREKÇE

Başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun (5235 sayılı Kanun) 35. maddesine göre giderilip giderilemeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur.

1. Uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmeden önce, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesine dayanan taleplerle ilgili olarak dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar verdiği sırada, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda veya ne şekilde giderilmesi gerektiğine yönelik görüş bildirip bildiremeyeceği ele alınmalıdır. İlgili hükümde, uyuşmazlığın giderilmesinin gerekçeli olarak istenmesi üzerine bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulunun kendi aralarında toplanacakları ve kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini isteyecekleri düzenlenmiştir.

Kanun'daki "kendi görüşleri" ifadesinden anlaşılması gereken husus, başkanlar kurulunun bölge adliye mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığı yönündeki görüşüdür. Uyuşmazlığın giderilmesinin gerekip gerekmediği veya hangi daire kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği yönündeki karar, Yargıtay ilgili hukuk dairesince verilir. Keza ilgili daire uyuşmazlığı mutlaka uyuşmazlık konusu daire kararları çerçevesinde ele alıp gidermek zorunda değildir.

Gerektiği takdirde uyuşmazlığın, bölge adliye mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçelerden farklı gerekçe ile de giderebilir. Başkanlar kurulunun uyuşmazlığın hangi bölge adliye mahkemesinin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği konusunda bir görüş ortaya koyması, ilgili yasal düzenlemeye aykırı olduğu gibi yargısal bir faaliyette bulunulması anlamına geleceğinden yerinde de değildir.

Somut olayda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunca daire kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda giderilmesi gerektiğinin belirtilmesi isabetsiz olup eleştirilmiştir.

2. 5235 sayılı Kanun'un 35/1-(3) hükmünde yer alan düzenlemeye göre.

“Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine,

kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek” bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.

5235 sayılı Kanun’un 35/2 hükmü ise şöyledir:“(3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.”

5235 sayılı Kanun ile bu Kanun'da sayılan kişi ve kurumlara tanınan uyuşmazlığın giderilmesini talep etme hakkı, mutlak biçimde her uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm geliştirilmesine imkân vermez. Uyuşmazlığın giderilmesi talebi bir kanun yolu olmayıp böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılması da mümkün değildir.

Bölge adliye mahkemesinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunması durumunda, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesinde belirtilenler tarafından yapılacak gerekçeli başvuru sonrasında, mevcut başvuru Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca değerlendirilerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesi istenilecektir.

Bu açıklamalar ışığında belirtmek gerekir ki uyuşmazlığın giderilmesi talebine konu davaların esasa veya usule ilişkin nihai ve kesin nitelikteki bir kararla sonuçlanmış olması gerekmektedir. Bu bilgi ışığında değerlendirilmesi gereken, geçici hukuki koruma talebinde bulunulması durumunda mahkemece verilecek kararın özellikle nihai nitelikte olup olmadığıdır.

Kesin hukuki koruma elde edilinceye kadar hakkın tamamen korumasız kalmasını engelleyici nitelikteki geçici hukuki koruma kararları doğası gereği değiştirilebilir niteliktedir. Taraflarca aynı koruma istemiyle birden fazla kez talepte bulunulması önünde bir engel bulunmadığı gibi tam bir ispat aranmadan verilecek kararın daha sonradan talepte bulunanın lehine veya aleyhine değişmesi imkan dâhilindedir.

Bir diğer deyişle geçici hukuki koruma kararları hakkında koşulları bulunmak kaydıyla gerekçe gösterilerek mahkemeden her zaman yeni talepte bulunulabilir, talebin genişletilmesi veya daraltılması istenebilir. Özellikle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kurumları açısından ele alındığında ilgili kanun hükümlerinde bu geçici hukuki koruma kararlarının değiştirilmesine yönelik özel hükümler bulunmaktadır.

Nihailik mefhumunun esaslı unsuru ise tarafların talebi veya mahkemenin kendiliğinden harekete geçmesi ile değişemeyecek olmasıdır. Bu bakımdan geçici hukuki korumalar nihai özellik göstermemektedir. Buradan hareketle başvurucunun talebine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının ele alınan nihailik niteliğine sahip olmadığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında başvurucunun dilekçesinde belirtmiş olduğu Bölge Adliye Mahkemesi Daireleri kararları arasında 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

V. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 24.10.2025 tarihli ve 2025/32 Esas, 2025/32 Karar sayılı kararına istinaden iletilen mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına, 2. Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8700, K. 2026/177, 14 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvuru
  4. II. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu Kararı
  5. III. Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Konu Kararlar
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8700
Karar No
2026/177
Tarih
14 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8702 K.2026/328
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/8712 K.2026/81
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/8717 K.2026/321
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8723 K.2026/446
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/8725 K.2026/380
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8744 K.2026/396

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.