İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8975 K.2025/9891

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 28.05.2025 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Esas2025/8975Karar2025/9891Tarih15 Aralık 2025Okuma8 dk · 1.532 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/8975 E., 2025/9891 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/852 E., 2025/1131 K.
İlk derece mahkemesi
... 66. İş Mahkemesi
Sayısı
2024/231 E., 2025/24 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.532 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 28.05.2025 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de; dosyada davacının çalışmaya devam ettiği ve ücret alacağı yönünden hükmün, ileriye etkisi dikkate alındığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-(a) hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 28.05.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda asıl karara yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü,

sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekmesine karşın sözleşmeye aykırı olarak davacının ücretinin asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, kadroya geçiş sonrası ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep edilen fark alacaklara hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı İdareye yazılan müzekkere ile davacının 02.04.2018 tarihinde kadroya geçişi sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin aslının gönderilmesinin istenildiği, söz konusu sözleşmenin 7. maddesinin oransal olarak doldurulan kısmının %5 ve %50 şeklinde iki farklı sözleşme söz konusu ise bunun sebebinin belirtilmesi ve şayet bu şekilde iki ayrı sözleşme varsa ikisinin de aslının gönderilmesinin istendiği,

davalı İdare tarafından verilen cevapta ''Belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesindeki oransal olarak doldurulan kısım, şahsın şirket personeli olarak hastanemizde çalıştığı dönemde % 50 olarak belirlenmiş olması sonrasında kadroya geçiş döneminde ise % 5 oranında belirlendiği anlaşılmış olup, 02/04/2018 tarihinde kadroya geçiş sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin asılları (ıslak imzalı şekli ile) yazımız ekinde sunulmuştur...'' şeklinde açıklama yapıldığı,

şu hâlde önceki kaldırılan kararda davacının kadroya geçişi sırasında %50 olarak kabul edilen oransal kısmın işbu müzekkere cevabı ile aslında kadroya geçiş sırasında %5 olarak cevaplanması neticesinde yeniden hesaplama yapılarak davacının ücretinin bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre tespit edildiği, davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsup edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kadroya geçirilirken imzalanan iş sözleşmesinde ücret miktarının asgari ücretin belli bir oranda fazlası olarak belirtildiği,

davacının dava konusu dönem itibarıyla temel ücreti brüt asgari ücretin %5 fazlası olup davacıya toplu iş sözleşmesi uyarınca her dönem için %4 zam uygulanarak hesaplanan miktar nazara alındığında davacının kadroya geçtikten sonraki ücretinin taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesine uygun olarak ödenmediği, hesaplanan miktardan ödenenin mahsubu ile belirlenen, davacının ödenmemiş fark ücret alacaklarının bulunduğu ve davanın kısmen kabulünün yerinde olduğu,

01.01.2023-31.12.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesindeki taban ücret uygulaması sebebiyle davacının bireysel iş sözleşmesinde belirlenen ücretinin asgari ücretle olan bağının 01.01.2023 tarihi itibarıyla kesildiği, somut davadaki hükmün ücret tespiti bakımından istinaf kesinlik sınırını aşacak şekilde ileriye yönelik bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kesinlikten, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2025 tarihli ek kararıyla davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Her ne kadar Mahkemece kesin karar verilmiş ise de davacı hâlen çalışmaya devam ettiğinden ve verilecek karar yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin uygulanma usulü açısından önemli olduğundan, kararın kesinlik sınırı altında kaldığından söz edilemeyeceğini,

2. Davacıya ait iki sözleşmede imza incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu,

3. Davacı kadroya geçmeden önce ihale şartnamesi ile çalıştığı dönemlerde asgari ücretin %50 fazlası ile çalışmakta iken, kadroya geçiş sonrası imzalatılan belirsiz süreli iş sözleşmesinde bu oranın sehven maddi hata olarak %5 yazıldığını, davacıya ait belirsiz süreli sözleşme de diğer sözleşmeler gibi matbu olup, kadroya geçiş öncesi %50 fazlası ile çalışmakta iken kadroya geçiş sırasında %5 olarak yazılmasının açıkça maddi hataya dayalı olduğunu, işçi lehine yorum yapılması gerekirken davacının açık rızası olmaksızın %5 olarak kabul edilip ücretinin düşürülmesinin hukuka aykırı olduğunu,

4. Davacının kadroya geçmeden öncede asgari ücretin %50 fazlası oran ile çalıştığını ve kadroya geçerken de asgari ücretin %50 fazlası ücret ile kadroya geçtiğini,

5. Davacının ücretinin 2019 yılından itibaren rızası dışında, işverence tek taraflı olarak düşürüldüğünü ve hâlen düşük ücret ödendiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Taraflar arasında, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının hesap yöntemi ve harç konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı ilâmında şu şekilde açıklanmıştır: "...

2. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin doğru değerlendirilmesi son derece önemlidir.

Dairemiz uygulamasına göre kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, taraflar arasında sonraki dönemler yönünden işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme olmadığı kabul edilmektedir.

Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir.

..."

Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; davacı, kadroya geçişi sırasında imzalanan iş sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken ücretin eksik ödendiğini iddia ederek fark alacaklarının tahsilini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamında mevcut iş sözleşmelerinden, davalı Bakanlığın yazısı dikkate alınarak, %5 oranını içeren sözleşmeye değer verildiği belirtilerek sonuca gidilmiştir.

Dosya kapsamında taraflar arasında imzalanan iki adet bireysel iş sözleşmesi bulunduğu görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra, 02.04.2018 tarihinde kadroya geçiş sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmelerinin asılları (ıslak imzalı şekli ile) davalı tarafından dosyaya sunulmuştur. Islak imzalı bireysel iş sözleşmelerinden birisinde davacıya her ay brüt asgari ücretin %50 fazlası üzerinden ücret ödeneceğine dair hüküm bulunmakta iken diğer ıslak imzalı sözleşmede davacıya her ay brüt asgari ücretin %5 fazlası üzerinden ücret ödeneceğine dair hüküm bulunmaktadır.

İki sözleşmede farklı oran bulunması konusunda davalı Bakanlık tarafından verilen cevapta ''Belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesindeki oransal olarak doldurulan kısım, şahsın şirket personeli olarak hastanemizde çalıştığı dönemde % 50 olarak belirlenmiş olması, sonrasında kadroya geçiş döneminde ise % 5 oranında belirlendiği anlaşılmış olup, 02/04/2018 tarihinde kadroya geçiş sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin asılları (ıslak imzalı şekli ile) yazımız ekinde sunulmuştur...'' şeklinde açıklama yapılmıştır.

Mahkemece Bakanlığın beyanı dikkate alınarak %5 oran içeren sözleşmeye değer verilmiş ise de dosya kapsamından veri giriş elemanı olarak çalışan davacıya kadroya geçmeden önce asgari ücretin %50 fazlası oranında ücret ödendiği kadroya geçtiği tarihten (02.04.2018) sonra da bir süre %50 oran üzerinden belirlenen ücretin ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda işçinin ücretinin, asgari ücretin %5 fazlası ücretin ödeneceği hükmünü içeren, aynı tarihli (02.04.2018) iş sözleşmesi ile değiştirildiğini kabul etmek isabetsizdir.

Şu hâlde Mahkemece davacının ücretinin her ay asgari ücretin %50 fazlası olduğu kabulüyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde asgari ücretin %5 fazlası ücret üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğu belirtildikten sonra, (10) numaralı bendinde davacının yatırdığı harç miktarı yargılama giderlerine eklenerek, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13-(j) bendine göre harçtan muaf olan davalı Bakanlıktan tahsiline hükmedilmesi de isabetsizdir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 28.05.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, asıl karar yönünden peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8975, K. 2025/9891, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8975
Karar No
2025/9891
Tarih
15 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8976 K.2025/10305
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8977 K.2025/10306
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8979 K.2025/10307
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/8980 K.2025/11969
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8980 K.2025/10114
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8981 K.2025/10431

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.