KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/9041 E., 2025/10112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/2234 E., 2025/2012 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/167 E., 2025/124 K.
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işe iadesi ile kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa dilekçesini tamamıyla kendi ... iradesiyle yazdığını, işverene "İstifamı yazayım. beni 25/II sebebiyle çıkarmayın. Sicilime işlenmesin" dediğini, işverenin davacının 9 senelik kıdeminin yanmaması ve diğer çalışanlarını korumak amacıyla bu istemi kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem ve ihbar alacağı taleplerinin tefrik edilerek eldeki dosyada yargılamaya devam edildiği, davacı tarafça bu talepler yönünden arabuluculuk şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, işçinin istifası hâlinde kıdem ve ihbar tazminatı alamayacağını bilerek istifa dilekçesi vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava şartı arabuluculuğun yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9041, K. 2025/10112, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama