İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9062 K.2025/10221

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2025/9062Karar2025/10221Tarih22 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.480 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/9062 E., 2025/10221 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1753 E., 2025/1126 K.
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 31. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/557 E., 2021/141 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.480 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2008-06.09.2018 tarihleri arasında davalılara ait taş ocağında kaynakçı ve tamir bakım ustası olarak çalıştığını, davalı Şirketler arasında organik bağ, ekonomik bütünlük ve birlikte istihdamın mevcut olduğunu, müvekkilinin çalışmasının ... Mad. Tur. İnş. Taah. Müt. San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) ve ... İnş. Taah. Nak. Akaryakıt Mad. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.nde (...

Şirketi) gösterildiğini, davalıların müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, işçi azaltmaya gidildiği belirtilerek müvekkilinin iş sözleşmesine son verildiğini, davalının fesihten sonra sanal devamsızlık olgusu oluşturmak amacıyla müvekkiline noterden ihtarname gönderdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkili ... Şirketinde çalışırken neden belirtmeksizin işi bıraktığını ve işyerini terk ettiğini, davacının asgari ücret ile çalıştığını, davacının iddialarının hayatın olağan akışına uymadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili Şirket ile diğer davalı Şirketler arasında organik bağ, ekonomik bütünlük, birlikte istihdam gibi bir durum bulunmadığını, tam tersine diğer davalı Şirketlerle müvekkili arasında husumet bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan feshin haklı bir fesih olmadığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, emsal kararlar doğrultusunda davalı Şirketler arasında organik bağ bulunduğu ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının olduğunun tanık beyanlarıyla ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...

Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanık beyanı ve emsal ücret yazı cevapları dikkate alındığında davacının ücretinin tespitinde hata bulunmadığı, davacı tanık beyanı ve emsal Yargıtay kararı değerlendirildiğinde (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2022/4101 Esas, 2022/5369 Karar sayılı kararı), davalının husumete yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, davalı işverenlerin davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispat edemediği,

davacının çalışmalarının günlük 11 saati aşmadığı ve 1 saat ara dinlenme süresi düşülmesi gerekirken 1,5 saat ara dinlenme süresi düşülmesinin hatalı olduğu, davacının dönemsel alacaklarının tanık beyanı ile hesaplandığı gözetildiğinde indirim yapılması yerinde ise de, yapılan işin niteliği, dosya kapsamı dikkate alındığında, hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından daha makul oranda %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı beyan edildiğinden,

kıdem tazminatı dışındaki alacakların tamamına uygulanan faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği, davacının bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, 2. Davacının müvekkili Şirkette çalışması olmadığını, 3. Alacakların brüt olarak hüküm altına alınmasının davacı ve davalıya verdiği zararların ve yarattığı haksızlıkların önüne geçilmesi bakımından alacakların net olarak hüküm altına alınması gerektiğini, 4. Davanın ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı talebi bakımından kısmi dava olarak açıldığını, bu alacaklara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, husumet, alacakların brüt olarak hüküm altına alınması ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.

1. Somut uyuşmazlıkta yıllık ücretli izin alacağı bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı).

Diğer taraftan söz konusu alacak bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Şirketi vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3109 Esas, 2021/1075 Karar sayılı kararında organik bağ kavramı şu şekilde açıklanmıştır: "...

Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (.../..., s. 210).

Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir.

Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.

Şirketler arasında ortakların akraba olması tek başına organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir veya şirketlerin aynı faaliyeti yürütüyor olması organik bağ için yeterli değildir (..., G.: İşverenin Tespitinde Birlikte İstihdam ve Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Kurumları, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Değerlendirme Toplantısı (... /... – 06... ), ... Sanayicileri İşveren Sendikası, ... 2019, s. 20).

Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir.

Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır.

Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir.

..."

Grup şirketleri veya holdingler bünyesinde yer alan çalışmalar açısından; çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında grubun başka şirketlerine hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan bu şirketler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Sadece şirketler arasında organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla şirkette geçen çalışmalar için sadece bir şirketin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki aynı gruba ait olan şirketlerin aralarında organik bağ bulunması olağandır.

İşçilik alacaklarının belirlenmesi noktasında, kural olarak aynı gruba ya da holdinge bağlı farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi mümkün olmaz.

Bu gibi durumlarda işçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için şirketler/işverenler arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir.

Tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunması, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir.

Somut uyuşmazlıkta davacı vekili; davalı Şirketler arasında organik bağ, ekonomik bütünlük ve birlikte istihdam mevcut olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... Şirketi vekili ise husumet itirazında bulunduklarını, diğer davalı Şirketlerle müvekkili Şirket arasında organik bağ, ekonomik bütünlük, birlikte istihdam gibi bir durum bulunmadığını, müvekkili Şirket ile diğer iki davalı Şirketin birbirinden tamamen farklı ve bağımsız tüzel kişilikler olup, ortakları farklı olduğunu savunarak davanın husumet yönünden reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince davalı Şirketler arasında organik bağ bulunduğu ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı ... Şirketinin sorumluluğuna gidilmişse de açıklanan ilkeye göre sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir.

Davacının işyeri kayıtları, davalı Şirketlerin ortaklarını gösterir ticaret sicil kayıtları, davalı ... Şirketi vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının yazısı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı açıklanan ilkeler doğrultunda değerlendirilip, sonucuna göre davalılar arasında tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını ve/veya birlikte sorumlululuğu gerektiren (birlikte istihdam, asıl işveren alt işveren ilişkisi vb) gerektiren bir ilişki olup olmadığı belirlenerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalı ... Şirketinin sorumluluğuna karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9062, K. 2025/10221, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9062
Karar No
2025/10221
Tarih
22 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/9166 K.2025/17241
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/9307 K.2025/18556
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9308 K.2025/9873
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/9310 K.2025/18557
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9452 K.2025/10342
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9608 K.2025/10184

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.