İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9682 K.2026/568

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/9682Karar2026/568Tarih22 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.223 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/9682 E., 2026/568 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2026
Mahkemesi
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/1085 E., 2025/1514 K.
İlk derece mahkemesi
Marmaris İş Mahkemesi
Sayısı
2023/275 E., 2025/30 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.223 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ...

Hastanesinde ihale yolu ile hizmet satın alınan alt işveren Şirketler nezdinde aşçı olarak 1995 Şubat ayında çalışmaya başladığını, 28.07.2023 tarihinde emeklilik sebebiyle iş sözleşmesinin sona erdiğini, davalı Kurumun sadece 2003 yılı ile iş sözleşmesinin sona erdiği 28.07.2023 tarihi arasındaki döneme ilişkin kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını ödediğini, işe giriş tarihinden 2003 yılına kadar olan çalışma dönemine ilişkin olarak ise ödeme yapılmadığını, 330 gün yıllık izin hakkının kullandırılmadığını, yine davacının 2003-2023 tarihleri arası dönemde haftalık yasal çalışma süresini geçecek şekilde fazla çalışma yapmasına,

ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmasına rağmen karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek bakiye kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 1995-2003 yılları arasında geçen hizmet dönemine ilişkin talepler bakımından davalı Bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini, alt işveren şirketlerin davaya teşmil edilmesi gerektiği, 28.05.2023 tarihinde emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini sona erdiren davacıya 455.692,75 TL kıdem tazminatı ödendiğini, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da eksiksiz ödendiğini,

davacının sürekli işçi kadrosuna geçişte sulh sözleşmesi imzaladığını ve önceki döneme ilişkin hak ve alacaklarından feragat ettiğini bildirdiğini, davanın Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) gelen hizmet dökümünde yer alan şirketlere ihbarı gerektiğini, davacının iddia ve taleplerin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde farklı işverenler nezdinde 01.06.1995-08.08.2005, 20.03.2006-28.07.2023 tarihleri aralığında çalışmış olduğu, davalı Bakanlık tarafından bir kısım destek hizmetlerinin ihale yoluyla yüklenici şirketlere yaptırıldığı, davacının bu hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştığı, bu hâliyle davacının çalışmış olduğu alt işveren şirketler ile davalı Bakanlık arasında 4857 Sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2/6 hükmü uyarınca asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu,

davalı Bakanlığın asıl işveren olarak davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, dava dilekçesindeki talep dikkate alındığında taraflar arasında; davacının giydirilmiş brüt ücreti ve 01.01.2003-28.07.2023 tarihleri arasındaki hizmet süresinin uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlık konusu olan 2003 yılı öncesi çalışma süresinin 7 yıl 7 ay olduğu, buna göre davacının kıdeme esas hizmet süresinin toplamda 27... ay 20 gün olduğu, bu hâliyle davacının hak ettiği kıdem tazminatının 637.470,01 TL brüt olduğu,

davalı tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde bakiye hak ettiği kıdem tazminatının 178.292,10 TL brüt olduğu taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği, işçinin yıllık izin kullandığını ispat yükünün işveren üzerinde olduğu, davalı tarafından uyuşmazlık konusu döneme ilişkin yıllık izin belgesi sunulmadığı,

davacı asılın isticvap beyanında uyuşmazlık konusu dönemde hiç yıllık izin kullanmadığına ilişkin beyanlarını tekrar ettiği, söz konusu döneme ilişkin feshe bağlı alacaklar bakımından zamanaşımı söz konusu değilse de fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının dava tarihinde zamanaşımına uğramış bulunduğu, davaya konu alacak kalemleri yönünden davacı tarafın istediği işverenden alacaklarını talep edebileceği, asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte dava açmak zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davalının alt işveren Şirketlerin davaya teşmil edilmesi gerektiği yönündeki itirazlarına itibar edilmediği,

bilirkişi tarafından hazırlanan ek raporun dosya kapsamına ve somut olaya uygun olduğu gerekçesiyle rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı Bakanlığa bağlı Hastanede alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 02.04.2018 tarihinde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 23. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, iş sözleşmesini 28.07.2023 tarihinde emekliliğe hak kazanması sebebiyle sona erdirdiği nitekim SGK'ya verilen işten ayrılış bildirgesinde de çıkış sebebinin (08) kod ile bildirildiği,

davalı Bakanlığın davacının 01.01.2003 tarihindeki sonraki hizmet süresine karşılık gelen 7135 kıdem günü üzerinden hesaplanan net 455.692,75 TL kıdem tazminatının davacıya ödemiş olduğu, ancak SGK'dan getirtilen işyeri ayrıntılı tescil bilgileri ile dosya içerisindeki tüm deliller değerlendirildiğinde, davacının Bakanlıkça hizmet süresinin belirlenmesinde dikkate alınmayan 01.06.1995-01.01.2003 tarih aralığındaki çalışmasının da,

aynı Hastanede hizmet alım sözleşmesi yüklenicisi olan şirketler nezdinde geçtiğinin ve davalı Bakanlık ile bu şirketler arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmü kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunun anlaşılmış olduğu, yanı sıra Hastane tarafından düzenlenen tahakkuk cetvellerinde de davacının ilk işe girişi tarihinin 01.06.1995 olarak yazılmış olduğu, bu bağlamda Mahkemece 01.06.1995-01.01.2003 arasındaki hizmet yönünden de davalı Bakanlığın sorumlu olduğu benimsenerek hesaplanan bakiye kıdem tazminatının tahsiline karar verilmesinin yerinde bulunduğu,

kabule konu 01.06.1995-01.01.2003 tarih aralığındaki çalışma dönemi yönünden davacıya yıllık izin hakkının kullandırıldığına dair işçi imzalı bir belge sunulmadığı, 15.01.2024 tarihli duruşmada davacı asılın dinlenildiği, uyuşmazlık konusu dönemde yıllık izin hakkının kullandırılmadığını beyan ettiği, buna göre Mahkemece söz konusu dönemde davacıya kullandırılmayan 96 gün yıllık izin hakkı bulunduğu tespitiyle hesaplanan yıllık izin ücreti alacağının tahsiline karar verilmesinin hukuka uygun olduğu,

bununla birlikte davalı Bakanlık vekilince davacı işçinin, sürekli işçi kadrosuna geçiş aşamasında imzaladığı sulh sözleşmesinde yer alan, geçişten önceki döneme ilişkin hak ve alacaklarından feragat ettiğine dair beyanına değer verilmesi gerektiğini savunulmuş ise de 02.04.2018 olan kadroya geçiş tarihi itibarıyla feshe bağlı olan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacak haklarının doğmamış olması ve henüz doğmamış bir haktan ise feragatın mümkün olamayacağı gözetildiğinde,

geçiş işlemi esnasında alınan feragat beyanının söz konusu alacakları kapsamayacağı gibi feragat ve sulh sözleşmesine ilişkin düzenleme içeren 375 sayılı KHK'nın geçici 23/1 hükmünün (c) ve (ç) bentlerinin Anayasa Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli ve 2018/96 E. 2023/222 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş olması sebebiyle iptal kararı sonrası kanuni bir dayanağı kalmayan sulh sözleşmesi ve feragat beyanının hukuki bir değeri bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. İhale yolu ile hizmet satın alınan alt işveren şirketler işçisi olarak çalışmakta iken 375 sayılı KHK’nın geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının sulh sözleşmesi imzalamak suretiyle sürekli işçi kadrosuna atanmış olduğunu, davacının feragat ettiği işçilik alacaklarından davalı Bakanlığın sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu,

2. Davalı Bakanlık nezdinde çalıştığı sürelere ilişkin işçilik alacaklarının davacıya ödenmiş olduğunu, davacının davalı Bakanlıktan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığını, davacı işçinin sürekli işçi kadrosuna geçtiği tarihten önceki iş sözleşmesinden kaynaklı talep ve alacak haklarının muhatabının yüklenici şirketler olduğunu, ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yüklenici şirketler nezdinde geçen çalışmalarından doğan işçilik alacakları bakımından davalı Bakanlığın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9682, K. 2026/568, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9682
Karar No
2026/568
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9683 K.2026/81
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9684 K.2026/19
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9685 K.2026/316
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/9686 K.2026/663
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9687 K.2026/518
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/9689 K.2026/277

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.