KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/987 E., 2025/6454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1976 E., 2024/3336 K.
- Dava tarihi
- 13.04.2022
- İlk derece mahkemesi
- ... 67. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/164 E., 2024/230 K.
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.10.2016-25.12.2017 tarihleri arasında davalının yurt dışı inşaat şantiyelerinde kalıpçı ustası olarak çalıştığını, davalının asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu, ücretinin aylık net 2.200,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin haklı neden bulunmadan ve bildirim yapılmadan işveren tarafından feshedildiğini, fazla çalışma karşılıklarının ödenmediğini, yıllık ücretli izin kullanmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisi bulunmadığını, yurt dışına çıkış ve yurda giriş kayıtlarının davacının çalışmasının ispatı konusunda yeterli olmadığını, davacının sendika üyesi olmaması nedeniyle sendikaların bildireceği emsal ücret miktarının davacı için esas alınamayacağını, talep yabancı para cinsine ilişkin olduğundan faiz oranının para cinsine göre teyit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandırmayacak koşullarda sona erdiği veya davacıya ihbar ve kıdem tazminatının ödendiği ispat edilmediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının bulunduğu, 05.11.2023 tarihli ek raporda alacakların Türk ve Cezayir Hukukuna göre seçenekli biçimde hesaplandığı, bu raporun sonuç kısmında Türk İş Mevzuatına göre birinci seçenekte hesaplanan miktarın hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiğini savunmadığı, işin esasına girilmesinden sonra uygulanacak hukuk itirazının dinlenemeyeceği, Türk hukukunun uygulanması, zımni anlaşma yapıldığı kabul edilerek karar verilmesinin doğru olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma talebinin reddinin hatalı olduğu,
bu nedenle davacının Türk hukukuna göre hesaplanan %30 indirimli fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddi, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkilinin hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına hak kazandığının tanık beyanları ile ispatlandığını,
b. Hüküm tarihi itibarıyla davalı lehine 1.385,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekiriken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkili Şirket ile davacı arasında iş ilişkisi bulunmadığı gibi ... Şirketi arasında da hukuki bağ bulunmadığından davanın husumetten reddinin gerektiğini,
b. Davacının huzurdaki dava ile talep ettiği alacak kalemlerinin Cezayir hukukuna göre zamanaşımına uğradığını,
c. Uyuşmazlığa mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğinden mutad işyeri hukuku olan Cezayir hukukunda ihbar tazminatına ilişkin düzenleme bulunmadığından, bu alacağın reddinin gerektiğini,
d. Davacının ücret miktarının hatalı olduğunu,
e. Davacının fazla çalışma alacaklarının ispat edilemediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanması gereken hukukun tespiti ile davalının talep konusu işçilik hak ve alacaklarından sorumlu tutulup tutulmayacağı, davacının bu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile vekâlet ücretinin doğru belirlenip belirlenmediğine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı tarafın tüm, davacı tarafın aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince fazla çalışma alacağından yapılan uygun indirim miktarı dışında davada kabul ve reddedilen toplam tutarlar dikkate alındığında, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davacı aleyhine fazla vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan davalı lehine vekâlet ücretine ilişkin paragraftaki “30.000,00 TL” tutarın çıkartılarak yerine “21.249,15 TL” tutarın yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/987, K. 2025/6454, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama