İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2003/129 K.2003/154

Ceza Genel Kurulu 2003/2-129 E., 2003/154 K.

Esas2003/129Karar2003/154Tarih13 Mayıs 2003Okuma4 dk · 868 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2003/129
Karar No
2003/154
Karar tarihi
13 Mayıs 2003
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

868 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2003/2-129 E., 2003/154 K.

TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ

TEMYİZ SÜRESİNİN BAŞLAMASI

647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 4 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 29 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 310 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 317 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 32 ]

"İçtihat Metni"

Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme neden olmak suçundan sanık Mustafa'nın TCY'nın 455/1-son maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.140.000.-TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin Adana Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesinin 29.5.2000 gün ve 783-772 sayılı hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay ikinci Ceza Dairesince 18.6.2001 gün ve 16389/1422 sayı ile;

"Sanığın şahsi ve sosyal durumu ile suçun işlenme özellikleri lehine yorumlanarak asgari hadden ceza tayin edildiği halde aynı gerekçe bu defa aleyhe değerlendirilerek hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle gerekçeler arasında çelişki yaratılması" isabetsizliğinden bozulmuştur.

Yerel Mahkeme 6.5.2002 gün ve 1183-486 sayı ile; "gerekçeler arasında çelişki bulunmadığını" belirterek önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii ile C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" isteyen, 7.4.2003 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü.

6.5.2002 günlü kararın tefhimi sırasında müdafii hazır bulunan sanığın diğer müdafiine gerekmediği halde yapılan tebligat temyiz süresi itibariyle yeni bir hak vermeyeceğinden, 31.5.2002 günlü dilekçe ile başvuruda bulunan sanık müdafiinin süresinden sonraki temyiz isteğinin CYUY'nın 310 ve 317. maddeleri uyarınca reddiyle, C.Savcısının temyizine hasren yapılan incelemede;

Sanığın taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; temel cezanın alt sınırdan tayini sırasında gösterilen gerekçe ile 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçe arasında çelişki bulunup bulunmadığına ilişkindir.

TCY'nın 29. maddesine 3679 sayılı Yasayla eklenen son fıkrada, "Hakim, iki sınır arasında temel cezayı, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer, fiilin diğer özellikleri, zararın veya tehlikenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç sebepleri ve saikleri, failin amacı, geçmişi, şahsi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışı gibi hususları gözönünde bulundurmak suretiyle takdir hakkını kullanarak belirler. Cezanın asgari hadden tayini halinde dahi takdirin sebepleri kararda mutlaka gösterilir." hükmü yer almaktadır.

Takdir hakkı kullanılırken gözönünde bulundurulacağı belirtilen hususlar

maddede sayıldıktan sonra "gibi" edatı kullanılarak, maddede sayılanlara

benzeyen ve takdiri etkileyebilecek olan nesnel ve öznel diğer hususların da

dikkate alınabilmesine olanak sağlanmıştır.

Mahkemece suçun yasada öngörülen iki sınır arasındaki cezası belirlenirken Anayasanın 141/3 ve CYUY'nın 32. maddeleri uyarınca gerekçesi gösterilmeli, bu gerekçe TCY'nın 29. maddesinde belirtilen ve bunlara benzeyen öznel ve nesnel hususlarla ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır.

Öte yandan, 647 sayılı Yasanın 4. maddesinde, suçlunun kişiliğine, sair hallerine ve suçun istenmesindeki özelliklere göre verilen hapis cezasının para cezasına ya da maddede sayılan diğer fer'i ceza veya tedbirlerden birine çevrilebileceği belirtilmiştir. Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi, cezanın sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören yargısal kişiselleştirme kurumudur. Mahkemece, özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına veya öngörülen diğer fer'i cezalar ile tedbirlerden birine çevrilmesine ya da çevrilmesine yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçenin, sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olması gerekir.

Özgürlüğü bağlayıcı cezanın dönüştürülmesine ya da dönüştürülmesine yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçe, sanığın kişiliğinde var olan nedenlere dayanacağı gibi, gerekçede sanığın sair halleri irdelenmeli ve suçun işleniş biçimi ile işlenmesindeki özellikler nazara alınmalıdır.

Görüleceği üzere cezanın aşağı sınırdan tayini sırasında dikkate alınacak öznel ve nesnel ölçütler yasada geniş biçimde düzenlenmiş ve yargıcın benzer hususları da dikkate alınmasına olanak sağlanmıştır. Buna mukabil özgürlüğü bağlayıcı cezanın dönüştürülmesinde dikkate alınacak hususlar sanığın kişiliği, sair halleri ve suçun işlenmesindeki özelliklerden ibarettir.

Cezanın alt sınırdan tayinini gerektiren haller ile, belirlenen özgürlüğü bağlayıcı cezanın başka bir ceza veya tedbire dönüştürülmemesini gerektiren hallerin aynı olayda bir arada var olması mümkün ise de, sanık lehine veya aleyhine olan hükümler uygulanırken gösterilen gerekçelerde çelişkiye, zafiyete düşülmemesi gerekir.

Lehe uygulama yapılırken gösterilen gerekçenin, aleyhe bir başka uygulama sırasında yeniden ve aynen gerekçe yapılarak çelişkiye düşülmesi, sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirilmediğini göstermektedir. Kaldı ki, içeriği tatmin edici biçimde açıklanmadan salt yasa metninin tekrarı gerekçe olarak kabul edilemez. Açıklanan bu haller, kararlarda yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesini isteyen yasa koyucunun amacına aykırıdır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu somut olay değerlendirildiğinde:

Yerel Mahkemece temel cezanın alt sınırdan tayininde "sanığın şahsi ve sosyal durumu, suçun işlenmesindeki özellikler" sanık lehine değerlendirilmiş ve cezanın arttırılmasına gerek görülmemiştir. Ancak 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken, "sanığın kişiliği, sair halleri ve suçun istenmesindeki özellikler" gerekçe olarak gösterilip, bu kez sanık aleyhine değerlendirilmiştir.

Görüldüğü gibi, gerek temel cezanın alt sınırdan tayini sırasında, gerekse özgürlüğü bağlayıcı, cezanın diğer ceza veya tedbirlerden birine çevrilmesine yer olmadığına karar verilirken, aynı hususlar birinde olumlu, diğerinde olumsuz olarak değerlendirilmek suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmüştür. Yerel Mahkemece gösterilen gerekçeler, çelişkili olup isabetli bulunmadığından, direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım Kurul Üyeleri; "Yerel Mahkemece gösterilen gerekçe isabetli olup, direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir." Görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün (BOZULMASINA), dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 13.5.2003 günü teblignamedeki düşünceye uygun olarak oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2003/129, K. 2003/154, 13 Mayıs 2003 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temel Cezanın Belirlenmesi
  4. Temyiz Süresinin Başlaması
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2003/129
Karar No
2003/154
Tarih
13 Mayıs 2003

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2003/300 K.2003/324
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2003/332 K.2003/340
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2003/552 K.2003/2785
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2003/879 K.2003/5475
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2003/1104 K.2003/3079
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2003/1491 K.2003/1843

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.