İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/80 K.2004/103

Ceza Genel Kurulu 2004/10-80 E., 2004/103 K.

Esas2004/80Karar2004/103Tarih27 Nisan 2004Okuma5 dk · 1.019 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2004/80
Karar No
2004/103
Karar tarihi
27 Nisan 2004
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.019 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2004/10-80 E., 2004/103 K.

SORUŞTURMANIN GENİŞLETİLMESİ

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 308 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 45 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 516 ]

"İçtihat Metni"

Mala zarar vermek suçundan sanık Yusuf K........'ın beraatine ilişkin Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.6.2002 gün ve 186-256 sayılı hüküm katılan Hasan Ö..... tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 10.Ceza Dairesince 4.3.2003 gün ve 30367-1136 sayı ile;

"Ağaçların kendisine ait olmadığına ilişkin tanık Dudu Ç........ tarafından yapılan ikazları dikkate almayarak, sözkonusu ağaçları kesen sanığın, kesmiş olduğu bu ağaçların kendi arazisi içerisinde kalıp kalmadığı konusunda olay yerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre hakkında TCK.nın 308. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması yerine, ek-sik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmuştur.

Yerel Mahkeme 20.6.2003 gün ve 220-486 sayı ile;

"TCY'nın 516. maddesinde düzenlenen nas-ı ızrar suçu ile 308. maddede belirtilen kendiliğinden hak alma suçu kasıtlı cürümlerdendir. TCY'nın 45. maddesine göre, cürümde kastın bulunmaması cezayı kaldırır. Öncelikle sanığın hareketine kasıt yönünden bakmak, buna göre sanığın davranışının cezai anlamda bir yaptırımının olup olmadığını değerlendirmek gerekir.

Sanığın 14.03.2002 tarihinde Yediocak mahallesi 15 pafta 13 nolu parseli Şahin U....... isimli kişiden satın aldığı, 27.03.2002 tarihinde de işçi tutarak taşınmaza geldiği, ağaçlarda budama yaptırdığı sabittir. Bu hususlarda Mahkememiz ile Özel Daire arasında herhangi bir çelişki bulunmamaktadır. Ancak tanığın, "burası size ait değil" diye bir müdahalede bulunmasının sanıkta daha önceden var olmayan bir suç işleme kastını ortaya çıkarıp çıkarmadığı tartışılmalıdır.

Tanığın bu müdahalesi sanığın suç işleme kastını var eder mi sorusu gündeme gelmektedir. Sanık müdahili tanımamaktadır. Aralarında, parseldeki ağaçların kesilmesine kadar herhangi bir husumet de olmamıştır. Olay öncesinde birbirlerinden karşılıklı olarak bir hak iddiaları da yok-tur. Sanık baştan beri, ağaçları bilmeyerek kestiğini, bir zarar vermiş ise ödeyeceğini savun-muştur.

Bu noktada tanığın beyanını soyut olarak değerlendirerek sanığın suç işleme kastından söz etmek mümkün değildir. Burada önemli olan tanığın söylediği sözlerin sanık tarafından ne şekilde algılandığıdır. Tanık ölçü bilmeyen, kadastro parsellerindeki sınırları bilemeyecek durumda olan bir kişidir. Tanığın bu parselin satıldığını bilmemesi mümkündür. Sanık tarafından da tanığın satıştan haberdar olmadığı düşünülmüş olabilir.

Bu nedenle sanığın, tanığın uyarılarını dikkate almaması normal kabul edilebilir. Tanığın beyanına rağmen sanık halen kendisinin satın aldığı yere ait olduğu kanaatiyle ağaçları budamıştır. Sanığın davranışlarından bu husus anlaşılmaktadır. Sanık vermiş olduğu bir zarar var ise ödeyeceğini de söylemiştir. Meydana gelen neticeye göre sanığı cezalandırmak, buna ceza hukuku anlamında bir ceza tayin etmek her zaman mümkün değildir.

Sanığın yaptığı hareket bir haksız fiilden ibarettir. Özel hukuk anlamında tazminatı gerektiren bir davranışı sözkonusudur. Tanığın uyarılarına rağmen hakkını almak yö-nünde sanık da bir kasıt oluşmamıştır. Taraflar arasında önceye dayalı bir nizanın bulunmaması sanığın olaydan sonra bir zarar varsa ödeyeceğini beyan etmesi, gerekirse ölçüm yaptıracağını söylemesi gibi deliller sanıkta hak alma kastının bulunmadığının delilidir.

Bu nedenlerle, sanığın suç kastı bulunmadığından beraati yönünde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 1.4.2004 günlü "bozma" isteyen tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın mala zarar vermek suçundan beraatine karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, olay yerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle so-ruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığına ilişkindir.

İnceleme konusu olayda;

Katılan Hasan Özdemir şikayet dilekçesi ve ifadesinde; 7 Ocak mahallesi, 15 pafta, 12 parsel nolu taşınmazın maliki olduğunu, komşu 13 nolu parseli satın aldığını söyleyen kişilerin taşınmazının üzerindeki ağaçlarını kestiğini belirtmiş, duruşmada ise, önceki anlatımını yine-leyerek, sanığın mülküne üç metre kadar girerek izinsiz olarak ağaçlarının dallarını kestiğini belirtmiştir.

Sanık Yusuf K........ kollukta verdiği ifadede; 13 nolu parseli satın aldığını, işçi tutup kendi parselindeki turunç ağacının kuruyan dallarını budayarak oraya bıraktığını, yan taraftaki evde oturan yaşlı bayana da bu dalları yakabilirsiniz dediğini, kadastro memuru getirtip yerini ölçtüreceğini, başkasının yerine tecavüz etmişse zararını telafi edeceğini belirtmiş, duruşmada sınırdaki ağaçların arsasına sarkan dallarını keserken yanlışlıkla şikayetçinin ağaçlarının dallarını kesmiş olduğunu ileri sürmüştür.

Tanık Dudu Coşkuner ise; şikayetçinin taşınmazındaki evde kiracı olarak oturduğunu, tanımadığı bazı kişilerin gelip bahçe içindeki ağaçları kestiklerini, bu kişileri "yanlış yeri ke-siyorsunuz, sınırınız orası değil" diye uyardığı halde dinlemeyip motorla kestiklerini ifade etmiştir.

Kolluk tarafından düzenlenen 27.3.2002 günlü olay yeri inceleme ve tespit tutanağında; suça konu yerin şikayetçiye ait evin doğu kısmına düştüğü, aralarında 10 metre uzunluğunda harçsız, biriket duvar bulunduğu, bahçe içinde çeşitli yerlerde ve özellikle şikayetçiye ait eve yakın bölümlerde zamzalak, erik, zeytin ve portakal ağaçlarının kesildiği belirtilmiş, düzenlenen krokide de kesilen ağaçların arazideki konumları gösterilmiştir.

İbraz edilen tapu fotokopisine göre, 792 m2 yüzölçümlü arsa vasfındaki 13 nolu parselin suç tarihinden iki hafta önce sanık tarafından satın alındığı anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun "Mülkiyet hakkının içeriği" başlıklı 683. maddesi: "bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir" hükmü ile malikin mülkiyet hakkını yasal sınırlar içinde kullanabilme yetkisini düzenlemiştir.

Öte yandan, anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen "komşu hakkı" bölümünde yer alan 740. maddesi ise, başkasının mülküne taşarak zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibinin istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmaması halinde, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği ve kendi mülkiyetine geçirilebileceği hükmünü içermektedir. Görüleceği üzere bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir.

Buna göre, mülk sahibi bu hakkını, önceden istemde bulunmasına karşın taşan dal ve kökler uygun bir süre içinde kaldırılmadığı takdirde kendisi kullanabileceği gibi, bu zararın mahkeme aracılığı ile giderilmesini de isteyebilir.

Somut olayda, katılan kendisine ait tapulu taşınmazındaki ağaçların komşu parseli satın alan sanık tarafından kesildiğini iddia etmiş, katılanın kiracısı olan tanık Dudu Coşkuner de, kesim yapılan taşınmaz ve kesilen ağaçların katılana ait olduğu yolunda uyarıda bulunmasına karşın kendisini dinlemeyip ağaçları kestiklerini belirtmiş, sanık ise ağaçları budadığını savunmuştur.

O halde, suç kastının ve niteliğinin belirlenmesi açısından soruşturmanın genişletilerek, öncelikle suça konu yerde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, ağaçların tümüyle mi kesildiği yoksa dallarının mı budandığı, kesilen ağaçların ya da budanan dalların sanığın kendi taşınmazı içinde kalıp kalmadığı hususlarının belirlenmesi sonucuna göre sanığın eyleminin TCY'nın 308. maddesinde düzenlenen kendiliğinden hak almak suçunu oluşturup oluşturmayacağının da tartışılması zorunludur. Bu itibarla, eksik soruşturmaya dayalı Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMA-SINA, dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.04.2004 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2004/80, K. 2004/103, 27 Nisan 2004 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Soruşturmanın Genişletilmesi
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2004/80
Karar No
2004/103
Tarih
27 Nisan 2004

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/81 K.2004/100
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/84 K.2004/105
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2004/85 K.2004/104
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/182 K.2004/220
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/200 K.2004/227
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/208 K.2004/211

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.