İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/26 K.2005/17

Ceza Genel Kurulu 2005/6-26 E., 2005/17 K.

Esas2005/26Karar2005/17Tarih1 Mart 2005Okuma4 dk · 783 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2005/26
Karar No
2005/17
Karar tarihi
1 Mart 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

783 kelime·4 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2005/6-26 E., 2005/17 K.

TEMYİZ İNCELEMESİNİN SÜREYE VE İSTEĞE BAĞLI OLMASI

TEMYİZ TALEBİNİN SANIK TARAFINDAN GERİ ALINMASI

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 305 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 310 ]

"İçtihat Metni"

Sahtecilik ve dolandırıcılığa kalkışma suçlarından sanık C.K.nın TCY.nın 342/1,80,59,341/1,59,504/3,61,522,59,504/3,61,522, 59, 71 ve 75. maddeleri uyarınca sonuçta 2 yıl 34 ay 10 gün ağır hapis ve 13.749.999.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, para cezasının 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca 1'er ay ara ile 20 eşit taksitte alınmasına ilişkin K. 2. Ağır Ceza Mahkemesince 03.06.2004 gün ve 143-189 sayı ile verilen kararın sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 22.12.2004 gün ve 8420-14760 sayı ile; sanık hakkında sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanmasına, dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;

"Sanığın, sahte çekleri kullanarak her iki yakınana karşı hileli davranışlarda bulunup kandırarak, Antalya ilindeki bir adrese kargo yoluyla mal göndermeye ikna etmeye kalkışma biçiminde gelişen eylemde, bankanın ne biçimde aracı kılındığı açıklanıp tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay C. Başsavcılığı ise 08.02.2005 gün ve 148481 sayı ile;

"Somut olayda, kambiyo senedi niteliğindeki 20.11.2004 tarihli çek ile birlikte zorunlu unsurlardan olan vergi kimlik numarasının bulunmaması nedeniyle özel evrak niteliğindeki 30.08.2004 - 15.10.21004 - 20.10.2004 tarihli çekleri iki ayrı müştekiye vererek karşılığında mal alma girişiminde bulunan sanığın eylemlerinin yasanın değişik hükümlerini ihlal etmesine rağmen, kullanılan sahte özel belgelerin dolandırıcılık suçunun "desise" unsurunu oluşturması ve dolandırıcılık eyleminde başkaca "desise" kullanılmadığının anlaşılmış olması karşısında;

kambiyo senedi niteliğindeki 20.11.2004 tarihli çekten dolayı TCK.nun 342/1. maddesi ile hüküm kurulması ile yetinilerek özel evrak niteliğindeki diğer çeklerin ise TCK.nun 79. maddesi uyarınca daha ağır yaptırım içeren TCY.nın 503/1. maddesinde yazılı dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere esas alınması gerekirken,

4814 sayılı Yasa değişikliğini dikkate almaksızın bütün çekleri kambiyo senedi niteliğinde kabul ederek sahtecilik suçundan kurulan hükmün onanması yerinde değildir." görüşüyle itiraz yoluna başvurarak Özel Daire kararının resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükmün onanmasına ilişkin bölümünün kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okunup, konu müzakere edilmiş ve açıklanan karara varılmıştır:

KARAR

Sanığın sahtecilik ve dolandırıcılığa kalkışma suçlarından cezalandırılmasına karar verilen somut olayda Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sahtecilik suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

İncelenen dosya içeriğine göre;

Sanığın cezalandırılmasına ilişkin hüküm, sanık vekili tarafından süresinde 04.06.2004 tarihinde temyiz edilmiştir. Ancak, yargılandığı suçlardan tutuklu olan sanık C.K., cezaevinden mahkemeye gönderdiği 24.06.2004 havale tarihli dilekçede aynen;"Sayın başkanım 03.06.2004 tarihinde dosya numarasını bilmediğim 2 ( iki )yıl 34 ( otuzdört )ay cezamı temyize göndermek istemeyip geri kalan cezamı infaz etmek istiyorum. Bu sebeple tarafınızdan tarafıma bir müddetname hazırlanıp cezaevi kanalı ile tarafıma gönderilmesini arz ve talep ederim." şeklinde, açıkça temyizden feragat iradesini açıklamıştır.

Olağan kanun yollarından olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için bir temyiz davasının açılmış olması gerekir. Ceza Muhakemeleri Usulü Yasamızın 310. maddesi, temyiz davasının açılabilmesi için iki koşulun varlığını aramaktadır.

Bunlardan ilki süre koşuludur. Temyiz davasının açılabilmesi için gerekli ikinci koşul ise istek koşuludur. Yargılama hukukunun temel prensiplerinden olan "Davasız yargılama olmaz." ilkesine uygun olarak temyiz davası kendiliğinden açılmaz, bu konuda bir isteğin bulunması gereklidir. Usul Yasamız, 305 inci maddesinin 1 inci fıkrası ile bu kuraldan ayrılarak, bazı ağır mahkumiyetlerde istek şartından sanık lehine vazgeçmiş, temyiz incelemesinin kendiliğinden yapılmasını kabul etmiştir. Buna göre, onbeş yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezalarla, ölüm cezalarına ilişkin hükümler istek koşulu aranmaksızın kendiliğinden temyiz incelemesine tabi olurlar.

Şayet, süre ve istek koşullarına uygun temyiz davası yoksa, ya da hüküm kendiliğinden temyiz incelemesine tabi değilse, hükmün Yargıtay'ca incelenmesi olanaklı değildir.

Somut olayda vekil tarafından yapılan temyizden, sanık asil tarafından koşulsuz olarak ve henüz temyiz incelemesi yapılmadan açıklanan temyiz isteminden vazgeçme iradesi geçerli olup, artık temyiz davasının varlığından söz edilemez.

Öte yandan, sanığa ayrı ayrı suçlardan TCY.nın 342/1,80,59,341/1,59, 504/3,61, 522, 59, 504/3, 61, 522, 59, 71 ve 75. maddeleri uyarınca sonuçta 2 yıl 34 ay 10 gün ağır hapis ve 13.749.999.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin verilen cezalar, tek başlarına CYUY.nın 305/1. maddesinde öngörülen sınırın üzerinde bulunmadıklarından, hükmün kendiliğinden temyize tabi olmadığı da açıktır.

O halde, sanık vekili tarafından açılmış olan temyiz davasından sanık asil tarafından vazgeçilmiş olup, hüküm kendiliğinden de temyize tabi bulunmadığından, Özel Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda verilen onama ve bozma kararları hukuken yok hükmündedir.

Bu itibarla Özel Daire kararının hukuken yok hükmünde olması karşısında, Yargıtay C. Başsavcılığınca bu karara karşı itiraz yasa yoluna başvurulması da olanaklı bulunmadığından, dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.12.2004 gün ve 8420-14760 sayılı kararı, temyiz davası bulunmaması nedeniyle hukuk en yok hükmünde olduğundan, Yargıtay C. Başsavcılığınca da itiraz yasa yoluna başvurulmasının yasal olarak olanak bulunmadığından, dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

2- Dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 01.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2005/26, K. 2005/17, 1 Mart 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz İncelemesinin Süreye Ve İsteğe Bağlı Olması
  4. Temyiz Talebinin Sanık Tarafından Geri Alınması
  5. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2005/26
Karar No
2005/17
Tarih
1 Mart 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/26 K.2005/6
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/27 K.2005/7
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/28 K.2005/71
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/29 K.2005/98
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/30 K.2005/30
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/31 K.2005/67

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.