İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/29 K.2005/91

Ceza Genel Kurulu 2005/4MD-29 E., 2005/91 K.

Esas2005/29Karar2005/91Tarih5 Temmuz 2005Okuma7 dk · 1.498 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2005/29
Karar No
2005/91
Karar tarihi
5 Temmuz 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.498 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2005/4MD-29 E., 2005/91 K.

KANUNUN ZAMAN BAKIMINDAN UYGULANMASI

SANIĞIN LEHİNE OLAN YASA

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 7 ]

5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 9 ]

5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 251 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 266 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 267 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 59 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 82 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 320 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 321 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 322 ]

"İçtihat Metni"

Sanık Işık Bektaş Bayraktar'ın sövme suçundan dolayı TCY.nın 266/1, 267, 251, 59, 647 sayılı Yasanın 4, TCY.nın 266/1, 267, 251, 59, 647 sayılı Yasanın 4, TCY.nın 482/3, 251, 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve TCY.nın 72. maddeleri uyarınca 452.305.333 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına,

647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca cezasının birer ay ara ile 10 eşit taksitte tahsiline, sanıktan alınacak 250.000.000 lira manevi tazminatın katılan Ahmet'e, 500.000.000 lira manevi tazminatın da katılan Mustafa'ya verilmesine ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesince 19.09.2002 gün ve 34-30 sayı ile verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 03.12.2002 gün ve 291-422 sayı ile;

talimat yoluyla tanıkların ifadesini alan hakimin de olay nedeniyle hazırlık soruşturması sırasında tanık olarak dinlenmiş olmasının CYUY.nın 21/5. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda 18.09.2003 gün ve 4-38 sayı ile önceki hükümde olduğu gibi sanığın TCY.nın 266/1, 267, 251,59, 647 sayılı Yasanın 4, TCY.nın 266/1, 267, 251, 59, 647 sayılı Yasanın 4, TCY.nın 482/3, 251, 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve TCY.nın 72. maddeleri uyarınca sonuç olarak 452.305.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca birer aylık 10 eşit taksitte alınmasına,

sanıktan alınacak 250.000.000 lira manevi tazminatın katılan Ahmet'e, 500.000.000 lira manevi tazminatın katılan Mustafa'ya verilmesine ve 40.500.000 lira nispi harcın sanıktan tahsiline karar verilmiştir. Bu kararın da sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 09.12.2003 gün ve 275-289 sayı ile bu kez de sanığın savunma hakkının kısıtlandığı saptanarak hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 11.11.2004 gün ve 13-38 sayı ile sanığın TCY.nın 266/1, 267, 251,59, 647 sayılı Yasanın 4, TCY.nın 266/1, 267, 251, 59, 647 sayılı Yasanın 4, TCY.nın 482/3, 251, 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve TCY.nın 72. maddeleri uyarınca sonuç olarak 452.305.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca birer aylık 10 eşit taksitte alınmasına,

sanığın geçmişteki durumu, suç işleme eğilimi, duruşmada gözlenen davranışları gözetildiğinde cezasının ertelenmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği kanısına varıldığından 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine,

sanıktan alınacak 250.000.000 lira manevi tazminatın katılan Ahmet'e, 500.000.000 lira manevi tazminatın katılan Mustafa'ya verilmesine ve 40.500.000 lira nispi harcın sanıktan tahsiline oyçokluğuyla karar verilmiş, Daire Bakanı M.Ü.Başoğlu ise, "Tüm dosya kapsamı da nazara alınarak sanığın 26.10.2000 tarihinde ağır ceza mahkemesinin yargılaması sırasında mübaşir Mustafa Ş......'e sövdüğüne dair tanık Hüsrev Kutlu'nun anlatımı ve tanık anlatımlarındaki çelişkiler nedeniyle sanığın mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığından beraatına,

Sanığın mübaşir Mustafa Ş......'e 19.10.1999 ve hizmetli Ahmet D.......'a 23.08.2003 tarihinde sövme suçlarında olayların meydana gelmesinde Mustafa Ş...... ve Ahmet D.......'ın söz ve davranışlarındaki yanlışlıkların neden olduğunun anlaşılması karşısında sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum." görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "düzelterek onama" istekli 14.02.2005 günlü tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okunup, konu müzakere edilmiş ve açıklanan karara varılmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Hakim olan sanık, görevi sırasında sövme suçları nedeniyle Yargıtay'ın 4. Ceza Dairesinde yargılanarak mahkûm olmuştur.

Sanığın süresi içinde usulüne uygun biçimde açtığı temyiz davası üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunda esasa ilişkin incelemeye geçilmeden önce kurul üyesi 11. Ceza Dairesi Başkanı Ersan Ülker'in; "sanığın yüklenen suçtan cezalandırılmasına karar verilmiş olması ve Yargıtay C.Başsavcılığının da tebliğnamesinde hükmün onanmasını istemesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 1 Hairan 2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması da nazara alınarak 5252 sayılı CMY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 8/2. maddesi hükmü de yorumlanmak suretiyle temyiz davasının esasının incelenmesinin olanaksız olduğunu,

sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Yasası hükümlerinin mi, yoksa 5237 sayılı Türk Ceza Yasası hükümlerinin mi daha lehe olduğunun belirlenmesinin ilk derece mahkemesine ait bulunduğundan hükmün diğer yönlerinin incelenemeyeceğini iki daire dışında Yargıtay Ceza daireleri çoğunluğunun uygulamayı bu doğrultuda yapar bulunduğunu" belirterek bu hususu ön sorun olarak gündeme getirmesi üzerine, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön mesele niteliğinde ileri sürülen husus öncelikle ele alınıp, bu konuda oylama yapılmıştır.

Yapılan oylamada, onyedi Üyenin işin esasına girilmemesi ve lehteki yasa değerlendirmesinin Yargıtayda değil yerel mahkemede yapılması gerektiği yönünde oy kullanması üzerine, dosyanın ve temyiz davasının esası değerlendirme konusu edilmeyerek hangi yasanın sanık lehine olduğunun ilk derece mahkemesince belirlenmesi gereğine işaretle hükmün bozulması oyçokluğuyla kararlaştırılmıştır.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Başkanı Osman Şirin;

"Anayasanın 141. maddesinin "Davaların en az giderle ve mümkün olan suretle sonuçlandırılması yargının görevidir." 159. maddesinin "Yargıtay Adliye Mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar" mahiyetindeki hükümleri;

Onaylamakla iç hukuk mevzuatına dahil olan ve Anayasanın 5170 sayılı Yasa ile değişik 90. maddesine göre de üstünlük ve önceliği kabul edilen İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddesinin "kişinin makul sürede yargılanma hakkı olduğuna" ilişkin normu,

5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 320, 321 ve 322. maddeleriyle, Yargıtaya tanınan ve "açılmış temyiz davasının sonuçlandırılması zorunluluğunu öngören" hükümleri karşısında;

5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi hükmü ile 5237 sayılı Yasanın "zaman bakımından uygulaması" hakkındaki 7. maddesini gözetmek suretiyle;

1- Temyiz davasının esasına girilmek üzere dosyadaki tüm bilgi ve belgeleri inceleyip değerlendirmek,

2- Yerel Mahkemenin mahkûmiyete hükmettiği, Yargıtay C.Başsavcısının da tebliğnamesinde subütu benimsemek suretiyle onama veya başka yönlerden bozma talep ettiği pek çok durumda Daireler veya Ceza Genel Kurulunun gerek esastan gerekse sair yönlerden beraate veya ceza verilmesine yer olmadığına hükmetmesinin ya da bu yönde hüküm verilmesini öngörerek bozma kararı vermesinin olanaklı bulunduğu göz önüne alınarak İHAS'ın 6. maddesindeki "makul sürede yargılanma hakkı" gereği beraatin veya ceza tertibine yer olmadığı kararının gecikmeden tertibi için esasın incelenmesinde zorunluluk bulunduğunu gözetmek;

3- 5237 sayılı Yasanın 7 ve 5232 sayılı Yasanın 9. maddeleri karşısında;

a) Sonradan yürürlüğe giren ve lehte hükümler içeren yasa, 765 sayılı TCY.na göre suç teşkil eden fiili, açıkça suç olmaktan çıkarmışsa CYUY.nın 322/4. maddesince beraate ilişkin hüküm vermek.

b) Tartışılır bir hal var ve bu hal uyarınca sanığa isnat olunarak sabit görülen eylemleri yeniden tahlil ve değerlendirme gerekirse uygulamanın yerel mahkemeye, temyiz incelemesinin ise Yargıtaya ait olduğu gerçeğine sadakatle uyarlama için hükmü bozup yerel mahkemeye göndermek;

c) 5237 sayılı Yasanın lehde hükümler getirdiği anlaşılıyor ve bu husus takdiri değerlendirmeler gerektiriyorsa hükmü bozup gereği için yerel mahkemeye dosyayı tevdi etmek,

Zorunludur.

CMY.nın Yürürlük ve Uygulama şekli hakkındaki 5320 sayılı Yasanın 8. maddesinin, 2. paragrafında yer alan ve açılmış temyiz davalarında Yargıtay C.Başsavcılığına dosyaları geri iade hakkı veren hükmünü, lafzına ve amacına uygun biçimde değerlendirmek gerekmektedir.

Anılan hükümde Yasa Koyucu; "lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılanlar" kuralını getirmekle, esasın incelenmesine yasak koyulamayacağını, gecikmeyi önlemek niyetiyle sonradan çıkan yasanın lehe hüküm getirmesi ve yerel mahkemeye ait olan uyarlama yetkisinin açıkça ortaya çıkması durumunda dosyanın yeni bir hüküm kurulmak üzere mahkemesine iadesini öngörmektedir. Bu yöntem, yeni yasanın aleyhe olduğunun açıklıkla anlaşılması ve yerel mahkemece verilmiş hükme dayanak oluşturan yasa hükümlerinin lehte olduğu keyfiyetinin tartışılmaz netlik arzetmesi hallerinde kararın usul yönünden bozulmaması zaruretini öngörmektedir.

Hangi yasanın lehte olduğunu tesbitte hiç acze düşmeyecek yargı mercii ise Yargıtaydır. Bu nedenledir ki basit bir muhakemeyle ulaşılabilecek bu sonuca varmak ve makul sürede yargılanma hakkının gereğine uymak yerine gereksiz ve yersiz bir bozma ile dosyayı yerel mahkemeye tevdi ederek yeni bozmalara zemin hazırlamak yasanın açık hükmü karşısında anlaşılabilir bir davranış sayılmamaktadır.

Yargıtay Dairelerinin çoğunluğunun kendi dairelerinde bu yönde bir uygulamaya yönelmesi ve bu Daireler çoğunluğunun oluşturduğu oy desteğiyle Ceza Genel Kurulu kararlarının da yönlendirilmesi bir hukuk gerçeği olarak ortaya çıkmakta ise de bu sonuç "hukukun doğrusu" düzeyine ulaşmamaktadır.

Bu düşüncelerle çoğunluğun kararını benimsemiyorum" görüşüyle;

Kurulun diğer 5 Üyesi ise, öncelikle sanığın suç oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin sabit olup olmadığı saptandıktan sonra, bu eylemlerin hangi suç niteliğine uyacağı ve dolayısıyla hangi yasa hükümlerinin uygulanmasının sanık lehine olacağının buna göre belirlenmesi gerektiği, bu nedenle de öncelikle dosyanın esasının incelenmesinin zorunlu olduğu görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

Kurul Üyelerinden A.Kınacı ise, çoğunluğun görüşüne katıldığını, ancak "Sanığın 26.10.2000 tarihinde işlediği sövme eyleminin de sabit olduğu ve bu eylem ile ilgili olarak da yasa bozması yapılması gerektiği" görüşüyle, yalnızca açıkladığı eylem yönünden gerekçede çoğunluk görüşünden farklı oy kullandığını belirtmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenle, 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında sanık hakkında hangi yasa hükümlerinin uygulacağının ilk derece mahkemesince belirlenmesi zorunluluğu karşısında, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 05.07.2005 günü tebliğnamedeki isteme aykırı olarak oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2005/29, K. 2005/91, 5 Temmuz 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Kanunun Zaman Bakımından Uygulanması
  4. Sanığın Lehine Olan Yasa
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2005/29
Karar No
2005/91
Tarih
5 Temmuz 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/39 K.2005/96
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/45 K.2005/92
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/47 K.2005/104
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/53 K.2005/93
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/57 K.2005/89
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/58 K.2005/88

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.