İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/32 K.2005/31

Ceza Genel Kurulu 2005/16HD-32 E., 2005/31 K.

Esas2005/32Karar2005/31Tarih22 Mart 2005Okuma7 dk · 1.372 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2005/32
Karar No
2005/31
Karar tarihi
22 Mart 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.372 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2005/16HD-32 E., 2005/31 K.

CEZA KARARNAMESİ

KARARNAME İLE BERAAT

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 119 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 352 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 353 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 364 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 366 ]

2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 28 ]

"İçtihat Metni"

Taahhüdü ihlal suçundan sanık Hüsamettin Ş.... hakkında duruşma açılmadan düzenlenen ceza kararnamesi ile beraatına ilişkin Akşehir İcra Ceza Hakimliğince 09.09.2003 gün ve 248-274 sayı ile verilen karara karşı yakınan vekili tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine, dosyayı inceleyen Akşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı 17.09.2003 gün ve 2003/46 Müt. sayı ile; hapis veya para cezasına hükmedilmediği, ceza kararnamesi ile beraat kararı verildiğinden ve bu karara karşı yasada itiraz yolu öngörülmediğinden, karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, ancak o yer C.Savcısının da itiraz yoluna başvurması üzerine dosya, Yerel Mahkemece Yargıtay'a gönderilmiştir.

Bunun üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 06.07.2004 gün ve 4881-9152 sayı ile;

"1- Yerel Mahkemenin beraat kararı aleyhine Y.C.Savcılarının kanun yoluna başvurma yetkileri bulunmadığından Y.C.Savcısının talebinin istem gibi reddine,

2- Müşteki vekilinin itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek yapılan inceleme sonunda;

Ceza kararnamesiyle beraat kararı verilemeyeceği düşünülmeden yazılı biçimde karar verilmesi" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme ise, duruşma açarak yaptığı yargılamada 18.08.2004 gün ve 148-153 sayı ile;

"CYUY.nın 386-391. maddelerinde ceza tertibine yer olmadığına veya beraat kararı verilemeyeceğine dair hiçbir hüküm bulunmamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/4. maddesi hükmü gereği davaların en az masrafla mümkün olan en kısa zamanda bitirilmesi gerektiği ve yine Anayasa'nın 154. maddesi ile Yargıtay'a verilen görevler belirtilmiş olup, Yargıtay'ın kanunlarda değişiklik yapma, hüküm ilave etme veya hüküm çıkarma gibi bir yetkisi bulunmamaktadır. Kanunlarda olmayan bir hükmün kanun hükmü imiş gibi hiçbir makam ve mercinin ve organın mahkemelerden uygulanmasını istemeye hakkı yoktur.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 87. maddesi gereğince kanunlara hüküm ilave etme, yeni hüküm koyma veya mevcut hükümleri değiştirme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkisi dahilinde bulunmaktadır. Yine Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 6. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi, hiçbir kimse ve organın kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisini kullanamaz demektedir.

Bu haliyle Yüksek Yargıtay'ın kanunlarda değişiklik yapmak, kanunlara yeni hükümler ilave etmek veya mevcut hükümleri kaldırmak gibi bir yetkisi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Yargıtay'a böyle bir görev verilmemiştir. Yargıtay'ın böyle bir uygulamayı istemesi bile düşünülemez. Bu haliyle C.Başsavcılığının, Yargıtay'ın temyiz dilekçelerinde belirttiği gibi karara dayanılarak olmayan bir uygulama talebi yerinde değildir.

Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesine 5170 sayılı Kanunla eklenen 2. fıkra hükmü gereği Milletlerarası Sözleşmelerin Türkiye Cumhuriyeti Kanunları ile farklı hükümler ihtiva etmesi halinde Milletlerarası Anlaşmaların uygulanacağını hükme bağlamış bulunmaktadır. Kanunların uygulanmasında Anayasa ilk sırada gelmektedir. Daha sonra kanunlar, tüzükler, yönetmelikler, bakanlar kurulu kararları gibi bir sıralama bulunmaktadır.

Kimsenin bu sıralamayı bozmaya da hakkı yoktur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin temel hak ve hürriyetlerin korunması ile ilgili ek 4. protokolünün 1. maddesi de hiç kimsenin sözleşmelerden doğan ve sözleşmeleri yerine getirmediğinden bahisle temel hak ve hürriyetlerinden mahrum bırakılamayacağını ihtiva etmektedir." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu kararın da yakınan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, 2797 sayılı Yargıtay Yasasının 28. maddesine 5219 sayılı Yasa ile eklenen fıkra gereğince tebliğname düzenlenmeden Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okunup, konu müzakere edilmiş ve açıklanan karara varılmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık hakkında taahhüdü ihlal suçundan açılan davada, duruşma açılmadan ceza kararnamesi düzenlemek suretiyle beraat kararı verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, ceza kararnamesi ile beraat kararı verilip verilemeyeceğinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

Ancak, incelenen dosya içeriğine göre;

Bozmadan sonra duruşma açılarak yapılan yargılamada Yerel Mahkemece adli tatil içerisinde 18.08.2004 günlü oturumda yakınan vekilinin yüzüne karşı verilen direnme kararı, yakınan vekili tarafından 26.08.2004 tarihinde temyiz edilmiştir. Her ne kadar temyiz davasının yasal süreden sonra 8. gün açılmış olduğu ileri sürülebilirse de Ceza Genel Kurulunun 27.05.2003 gün ve 161-162 sayılı kararında açıklanan ilkeler doğrultusunda, temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya incelenmelidir. Şöyle ki;

İcra ve İflas Yasasının "Cezaî Hükümler" başlıklı onaltıncı babında, suç oluşturan icra iflas suçları ile bu suçlarda uygulanacak yargılama yöntemine ilişkin hükümlere yer verildiği görülmektedir. Anılan Yasanın 352/a maddesi, bu yasa uyarınca hükmolunan cezaların ertelenemeyeceği, para cezası veya yasada öngörülen önlemlere çevrilemeyeceği ve failler hakkında TCY.nın önödemeye ilişkin 119.maddesinin uygulanmayacağı;

353. maddesinin 1. fıkrası, tetkik merciinin kararlarının, tefhim veya tebliğ tarihinden yedi gün içinde sanık veya şikâyetçi veya C.Savcısı tarafından temyiz olunabileceği,

364. maddenin 1. fıkrası, bu Kanuna göre temyiz edilen takip hukukuna müteallik kararlarla tetkik mercilerinin cezaya müteallik hükümlerinin teşkil edilecek Yargıtay İcra ve İflas Dairesinde tetkik edileceği,

2. fıkrada ise, takip hukukuna müteallik temyizlerin, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanu-nundaki şartlar dairesinde yapılacağı hükümlerini taşımaktadır.

Yine, İİY.nın 363. maddesinde, Tetkik Merciinin verecekleri kararlardan temyizi olanaklı olanlar 18 bent halinde belirtildikten sonra, temyizi olanaklı kararların tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz olunabileceği, temyiz edilebilirlik koşullarının ise, ihtilaflı kalan değer veya miktar, merci kararına konu malın veya hakkın değeri, itiraza uğrayan alacağın tutarı veya yanlışlığı öne sürülen alacak miktarına göre belirleneceği, 3. fıkrasında kötü niyetle temyiz halinde HUMK.nun 422. maddesinin uygulanacağı, 4. fıkrasında ise temyizi olanaklı olmayan bir hükmün kötü niyetle temyizi halinde de 3. fıkra hükmünün uygulanacağı öngörülmüş;

Yasanın 366. maddesinin 3, 4 ve 5. fıkralarında ise; "Yargıtay İcra ve İflas Dairesinin hukuk ve ceza kararlarına karşı genel hükümlere göre ısrar olunabilir. Bu dairenin hukuka müteallik kararları aleyhine on gün içinde karar tashihi yoluna gidilebilir. Cezaya ait kararlar hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 inci maddesi uygulanır.

Israr kararları hukuk ve ceza genel kurullarında acele işlerden sayılır. Bu halde Ceza Genel Kuruluna İcra ve İflas Dairesi de katılır.

Yargıtay İcra ve İflas Dairesinin ceza hükümlerine müteallik kararları aleyhine Yargıtay C.Başsavcılığınca itiraz olunabilir. Bu itiraz, Ceza Genel Kurulunda İcra ve İflas Dairesinin de iştiraki ile tetkik olunur." hükümlerine yer verilmiştir.

Bu hükümlerden de açıkça anlaşılacağı üzere, İcra ve İflas Yasasında bir düzenleme yer almadığı taktirde, takip hukukuna ilişkin temyiz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki; ceza yargılamasına ilişkin temyiz ise Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunundaki koşullar dairesinde yapılacaktır.

CYUY.nın 310. maddesinde temyiz isteminin, hükmün tefhim tarihinden itibaren bir hafta içinde yapılacağı, tefhimin sanığın yokluğunda olması halinde ise bu sürenin tebliğ ile baş-layacağı;

Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan 423. maddesinde ise, ceza işlerini gören makam ve mahkemelerin her sene Temmuzun yirmisinden Eylülün beşine kadar tatil olunacağı, hazırlık tahkikatı ile tutuklu işlere ait duruşmaların ve acele sayılacak diğer hususların tatil süresi içinde ne suretle yapılacağının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirleneceği;

Tatil zamanında Yargıtayın yalnız tutuklu ve meşhut suçların Muhakeme Usulüne Dair Yasaya göre görülen işlerin tetkikatını icra edeceği;

Tatil zamanına tesadüf eden mühletlerin işlemeyeceği, bu mühletlerin tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılacağı hükümleri yer almaktadır. Nitekim, 14.2.1934 gün ve 47-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da; "ceza işlerinde mahkemelerin tatilinden önce yürümeğe başlamış olan sürelerin tatilde sona ermesi halinde tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılacağı, tatilde yapılan tebliğ geçerli olmakla beraber, sürenin tatilin bittiği günden itibaren başlayacağı" kabul edilmiştir.

Somut olayda adli tatil süresi içerisinde karar verilmesi CYUY.nın 423. maddesinin buyurucu kuralına aykırı olup, bu süre içerisinde yasal süreler de işlemeyeceğinden, yakınan vekilinin temyiz isteminin süresinde yapıldığının kabulünde de zorunluluk bulunmaktadır.

Öte yandan, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, CYUY.nın 326. maddesi uyarınca sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunludur. Böylece sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu hüküm, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır.

İnceleme konusu olayda; bozmadan sonra yapılan yargılamada Yerel Mahkemece CYUY.nın 223/4. maddesine dayanılarak sanığın dinlenmesinden sarfınazar edilmek suretiyle, bozma kararının sanık aleyhine olduğu nazara alınmadan, sanığın yokluğunda karar verilmesi de CYUY.nın 326. maddesinin yukarıda açıklanan buyurucu hükmüne aykırıdır.

Yargılama hukukuna ilişkin bu buyurucu kurallara aykırı davranılmış olması karşısında, her ne kadar ceza kararnamesinin hukuki niteliği itibariyle beraat kararına hükmedilmesi olanaksız ise de Yerel Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada duruşma açılmış olması, ceza kararnamesi düzenlenmesinden vazgeçilmesi suretiyle yeni bir yargılama sonucunda hüküm kurulmuş olması nazara alınarak, bu husus değerlendirme dışında bırakılmalıdır.

Bu itibarla icra suçlarında adli tatil süresi içerisinde yargılama yapılması olanaksız olmasına rağmen ve aleyhe bozma kararına karşı sanığın diyecekleri sorulmadan, duruşmaya devamla yargılama hukuku kurallarına aykırı olarak kurulan direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usule ilişkin nedenlerle bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1-Yerel Mahkeme hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin öncelikle saptanan usule ilişkin nedenlerle BOZULMASINA,

2- Dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere, Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 22.03.2005 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2005/32, K. 2005/31, 22 Mart 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ceza Kararnamesi
  4. Kararname İle Beraat
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2005/32
Karar No
2005/31
Tarih
22 Mart 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/37 K.2005/139
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/80 K.2005/149
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/83 K.2005/153
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/84 K.2005/154
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/86 K.2005/155
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/87 K.2005/156

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.