İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/37 K.2005/52

Ceza Genel Kurulu 2005/4-37 E., 2005/52 K.

Esas2005/37Karar2005/52Tarih10 Mayıs 2005Okuma6 dk · 1.180 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2005/37
Karar No
2005/52
Karar tarihi
10 Mayıs 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.180 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2005/4-37 E., 2005/52 K.

SUÇUN HUKUKİ NİTELENDİRMESİ

TESELSÜL HÜKÜMLERİ

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 188 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 421 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 71 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 80 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 150 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 257 ]

"İçtihat Metni"

Sarkıntılık ve tehdit suçundan sanık Levent E.....'in TCY.nın 188/3, 421/2, 80 ve 71. maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve suçun işlenmesinde kullanılan kurusıkı tabancanın TCY.nın 36. maddesi uyarınca zoralımına ilişkin Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesince 09.03.2000 gün ve 2-241 sayı ile verilen kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 16.10.2001 gün ve 11401-12331 sayı ile tehdit suçundan kurulan hükmün onanmasına, sarkıntılık suçu yönünden ise;

"Teselsülün sarkıntılık suçunun unsuru olduğu gözetilmeden, TCY.nın 80. maddesinin uygulanması" isabetsizliğinden hükmün oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiş, Daire Üyelerinden O Yaşar ise, "sanığın işyerinde çalıştırdığı mağdureyi zaman zaman öperek işlediği sarkıntılık suçundan verilen cezanın TCY.nın 80. maddesi ile arttırılması gerektiği düşüncesiyle bozmaya katılmıyorum" görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

Yerel Mahkeme ise, 21.03.2002 gün ve 1377-227 sayı ile; "Bir defaya mahsus ve kesik olarak öpmek, kalça okşamak, sürtünme her biri yalnız başına sarkıntılık olacaktır. Zira sarkıntılık suçu söz atma ve ırza tasaddi suçları arasında yer bulmuş olup, ırza geçme kastı olmaksızın devamlılık arzeder şekilde şehvet duygularını tatmin amacıyla okşama ve öpme gibi eylemlerin karşılığı olan ırza tasaddi boyutuna ulaşmaması gerekir. O halde devamlılık arz etmeyip öpme ya da sürtünme şeklinde bir defalık hareket sarkıntılık olacaktır ve şikayet halinde TCK.nun 421/2. maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilecek olan sanığın ertesi günü bir kez daha öpme ya da sürtünme şeklinde yinelenecek aynı kasıt altındaki eylemi müeyyidesiz mi kalacaktır.

Yargıtay bu şekilde meydana gelecek olaylarda teselsül hükümlerinin uygulanması gerekliliğini birkaç kararında vurgulamıştır.

Sanığın bir aylık zaman dilimi içerisinde mağdureye cinsel organını gösterdiği, birkaç gün sonra çalılar arasına girerek tuvalet ihtiyacını gideren mağdureyi seyrettiği, bir başka günde ahırda hayvanlara bakan mağdureye sarılıp öptüğü olaylarda teselsül eden sarkıntılık olduğu kabul edilmiş, (YCGK 24.12.1990-5-343/361) bir başka kararında sanığın apartman merdiveni çıkarken ve inerken iki kez mağdureye elle sarkıntılık yaptığı anlaşılmış olması karşısında TCK.nun 80. maddesinin uygulanmaması isabetsiz bulunmuştur. (Y.5.C.D. 01.03.1988, 5254/1438)

Bu kararlar ışığında da görüleceği üzere hangi eylemin sarkıntılık suçu hangisinin unsuru olacağı olayın oluş şekline göre değerlendirilmelidir.

Olayımızda, sanık cep telefonundan mesaj, seviyorum vb. sözler, mektup gönderme birlikte değerlendirildiğinde sırnaşık bir hal aldığı ve sarkıntılık olacağında bir tereddüt yoktur. Ancak yalnız başına sarkıntılık olacak şehvet hisli öpme akşam çıkışlarında tekrarlandığına göre öpmeleri sarkıntılığın teselsülü saymak, yukarıda zikredilen Yargıtay kararlarıyla çeliştiği gibi adalet hak ve nesafet duygularına ters düşecektir.

Diğer eylemleri bir tarafa bırakılsa dahi mağdurenin bir defa öpülmüş olması TCK.nun 421/2. maddenin uygulanmasını gerektireceği tabiidir. Zapta geçen ifadelerde belirtildiği gibi akşam çıkışlarında öpücük alınması eylemin teselsül ettiğinin kabulünü dolayısıyla TCK.nun 80. maddenin uygulanmasını zaruri kılar" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de o yer C.savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 08.04.2003 gün ve 93-96 sayı ile;

"Sanığın cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün bozulması üzerine yapılan yargılamada, sanık vekili Av. Yaşar Asutay, 16.01.2002 havale tarihli dilekçe ile sanığı bütün aramalarına rağmen bulamadığını, sanığın babasının dahi oğlunu bir yıldan fazla bir süredir görmediğini söylediğini belirterek gördüğü lüzum üzerine vekillikten çekildiğini bildirmiştir. Sanık adına çıkartılan davetiye ise, gösterilen "N... Yolu Cad. General Z…

…. Doğan Mah. 5…

…-1, Mamak/ Ankara" adresinin yıkıldığından bahisle iade edilmiştir. Yerel Mahkemece bozmanın sanık lehine olduğu gerekçesiyle, vekilinin çekildiği hususu sanığa bildirilmeden ve bozmaya karşı diyecekleri saptanmadan gıyabında direnme kararı verilmiştir.

Sanığın cezalandırılmasına ilişkin direnme kararının da adresin boş olması nedeniyle iade edilmesi üzerine, Yerel Mahkemece bu kez aynı tebligat evrakının kolluk marifetiyle tebliği yoluna gidilmiş ve 29.05.2002 tarihinde babası Feridun E.....'e tebligat yapılmıştır. Dosya Yargıtay C.Başsavcılığının tebliğnamesi ile Başkanlığımıza gelip 21.03.2003 tarihinde esasa kaydedilmesinden sonra, sanığın eşi Zahide E..... tarafından verilen 27.03.2003 havale tarihli dilekçe ile sanığın Kızılcahamam Cezaevinde hükümlü olup yapılacak tebligatların bu adrese çıkarılması talep edilmiştir.

Bu itibarla sanığın, vekilinin çekildiğinden ve hakkındaki direnmeye ilişkin hükümden haberdar olmadığı anlaşılmakla bu eksikliğin giderilmesi için, vekilinin çekilme dilekçesi ve gerekçeli hükmün sanığa tebliğ edilmesi ve hükmü temyiz etmesi halinde dilekçesi de eklenmek suretiyle; hükmü temyiz etmese bile C.Savcısının temyizi yönünden inceleme yapılabilmesi için geri gönderilmek üzere dosyanın yerine iadesine" karar verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararı gereğince sanığa tebligat yapılarak dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine ve Özel Daire Başkanlığınca Birinci Başkanlığa gönderilmekle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okunup, konu müzakere edilmiş ve açıklanan karara varılmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın sarkıntılık suçundan cezalandırılmasına karar verilen somut olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, teselsül hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğine göre;

Bir otomotiv şirketinde şoför olarak çalışan sanığın yine aynı yerde sekreter olarak çalışan yakınana ses tabancasını gösterip, hatta sıkmak suretiyle kendisi ile evlenmesini aksi takdirde başkası ile evlendiğinde öldüreceğini bildirerek sürekli olarak silahla şartlı tehdit ettiği, ayrıca onu sevdiğini evlenmek istediğini söyleyip, hatta mektup yazarak bu işi sırnaşık hale getirerek sarkıntılık suçunu işlediği iddiasıyla TCY.nın 412/2, 188/1-3, 80. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

CYUY.nın 150. maddesinde;

"Tahkikat ve hüküm, yalnız iddianamede beyan olunan suça ve zan altına alınan şahıslara hasredilir.

Bu hudut dahilinde olarak, mahkemeler istiklal ile hareket etmek hak ve görevine haiz olup ceza kanununun tatbikinde kendilerine arz edilen iddialarla bağlı değildirler."

Aynı Yasanın 257. maddesinde ise;

"Hükmün mevzuu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.

Fiili takdirde mahkeme, iddia ve müdafaalarla bağlı değildir." hükümleri yer almaktadır.

Görüldüğü gibi, CYUY.nın 150 ve 257. maddeleri uyarınca mahkemeler iddianamede belirtilen olayla bağlı olup, açılmayan bir davadan dolayı hüküm kuramazlar. Somut olayda sanık hakkında düzenlenen iddianamede sarkıntılık eylemi, "sevdiğini ve evlenmek istediğini söyleyip, hatta mektup yazarak bu işi sırnaşık hale getirmek" olarak nitelendirilmiş ve sınırlandırılmıştır.

Öte yandan mağdure Dilek T...., 05.01.2000 günü kolluğa başvurmuş ve alınan ifadesinde; "sanığın kendisine cep telefonu ile mesaj çekmek ve işyerinde çeşitli kereler sözlü beyanda bulunmak suretiyle şahsını sevdiğini söylediğini, başkasıyla evlenmesine katlanamayacağını belirterek tehdit ettiğini, en son da verdiği mektupta benzer şekilde kendisini sevdiğini" belirtmiş ve sanık hakkında şikayetçi olmuştur. Hazırlık soruşturması aşamasında sanığın kendisini öptüğü hususunda herhangi bir anlatımı bulunmamakta olup, bu hususu ilk defa son soruşturma aşamasında duruşmada alınan ifadesinde ileri sürmüştür.

Sanığın söz atma eylemlerinin sırnaşık bir hal alarak sarkıntılık suçunu oluşturduğu konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Ancak, bu eylemler manzumesi, kendi içinde unsur olarak teselsülü de barındırmakta olup, yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere TCY.nın 80. maddesinin uygulanmasına ayrıca konu teşkil etmesi yasal olarak olanaksızdır.

O halde iddianamede nitelendirilen eylem ile sınırlı yargılama yapılması gerektiği ve duruşmada ileri sürülen ve iddianamede konu edilmeyen bir eylemin hükme dayanak alınamayacağı nazara alındığında, sanığın sabit olan eyleminin, söz atma eylemlerini sırnaşık hale getirmek suretiyle sarkıntılık düzeyine vardırmış olması karşısında, somut olayda TCY.nın 80. maddesinin ayrıca uygulanma koşulları gerçekleşmemiştir.

Bu itibarla dosya kapsamına uymayan, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile verilen Yerel Mahkeme direnme hükmünün, olayda tatbik yeri bulunmayan TCY.nın 80. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza belirlenmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenle;

1- Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA,

2- Dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 10.05.2005 tarihinde sonuçta tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2005/37, K. 2005/52, 10 Mayıs 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Suçun Hukuki Nitelendirmesi
  4. Teselsül Hükümleri
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2005/37
Karar No
2005/52
Tarih
10 Mayıs 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/41 K.2005/49
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/46 K.2005/57
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/48 K.2005/46
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/49 K.2005/55
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/51 K.2005/47
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2005/52 K.2005/45

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.