İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/295 K.2006/322

Ceza Genel Kurulu 2006/9-295 E., 2006/322 K.

Esas2006/295Karar2006/322Tarih26 Aralık 2006Okuma5 dk · 1.067 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2006/295
Karar No
2006/322
Karar tarihi
26 Aralık 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.067 kelime·5 dk okuma·10 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2006/9-295 E., 2006/322 K.

CEZALARI AZALTICI SEBEP

MÜEBBET HAPİS

TAĞYİR, TEBDİL VE İLGAYA TEŞEBBÜS

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 53 ]

5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 9 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 146 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 31 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 32 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 55 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 59 ]

"İçtihat Metni"

Sanık R…

… D…

…'ın Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı tağyir, tebdil, ilgaya teşebbüs suçundan dolayı TCY'nın 146/1 ve 59. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında TCY'nın 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına ilişkin olarak D... 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.06.2005 gün ve 361-154 sayılı kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi 17.11.2005 gün ve 6546-8807 sayı ile;

"Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların mensubu bulundukları silahlı çete niteliğindeki örgütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasasını zorla değiştirip, yerine dini esaslara dayalı bir sistem getirmek şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden olaya fiilen katıldıklarının sübutu kabul ve eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, sanık R... D...'ın 4959 sayılı Yasadan yararlanma talebi yasaya uygun şekilde reddedilmiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

765 sayılı TCK.nun 31 ve 33. maddelerinin ağır hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanabileceği, sanıklar hakkında 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesi uyarınca müebbet hapis cezası tayin edilmiş olması karşısında TCK'nun 31, 33. maddelerinin uygulama olanağı olmadığı gibi, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğinden,

suç ve cezaların tesbitine ilişkin 765 sayılı TCK. hükümleri uygulanarak hükmolunan sonuç ceza ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun suç ve yaptırımlara ilişkin hükümleri karşılaştırılarak lehe yasanın tesbiti ve daha sonra da tedbir, erteleme ve hapis cezasının yasal sonucu olarak belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hükümleri düzenleyen 647 sayılı Yasa ile 765 sayılı Yasanın konuya ilişkin hükümleri ile 5237 sayılı Yasanın infaza ilişkin 50-60. maddeleri karşılaştırılmak suretiyle, bu konudaki lehe hükmün belirlenmesi gerekmekte olup,

bu durumda da tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan re'sen de temyize tabi olan hükmün bozulmasına, ancak; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesi uyarınca 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile ilgili olarak her zaman karar alınmasının mümkün bulunduğu gözetilerek, TCK'nun 31, 33. maddelerinin uygulanmasına ilişkin ibarenin karardan çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına" karar vermiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise, sanık müdafiinin ve Yerel C.Savcılığının istemi doğrultusunda 20.11.2006 gün ve 232337 sayı ile;

"Yerel Mahkemece; sanığın, Hizbullah adlı silahlı terör örgütünün üyesi olduğu, örgütün amacı doğrultusunda faaliyet yürüttüğü ve bu çerçevede 18.10.1993 tarihinde Ş... Polat'ın öldürülmesi, S... Ay'ın yaralanması eylemine iştirak ettiği kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir.

Dosya içeriğine göre; sanığın yukarıda belirtilen vahim nitelikteki eylemi gerçekleştirdikten sonra da örgütsel faaliyetlerine devam ettiği ve 06.06.2002 tarihinde yakalanmak suretiyle ele geçirildiği anlaşılmakla birlikte kayden 01.01.1977 doğumlu olan sanığın sabit kabul edilen ve TCK'nun 146/1. maddesinde düzenlenen suça vücut veren öldürme ve yaralama eylemini gerçekleştirdiği 18.10.1993 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediğinin ve bu nedenle hakkında TCK'nun 55/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır." görüşü ile itiraz ederek, Özel Daire kararının kaldırılmasını, Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık R…

… D…

…'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan 765 sayılı TCY'nın 146/1 ve 59. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırıl-masına, hakkında aynı Yasanın 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, suç tarihinin nasıl belirleneceği ve sanığın suç tarihinde 18 yaşını bitirip bitirmediği hususuna ilişkindir.

İncelenen dosyada;

Yerel Mahkemenin toplanan kanıtlarla da uyumlu bulunan kabulüne göre, sanık R…

… D…

…'ın, çok sayıda yargısal kararda vurgulandığı üzere, Anayasal düzeni yıkarak şer'i esaslara dayalı teokratik bir devlet kurmak amacını gerçekleştirmek için tebliğ (propaganda), cemaat (teşkilatlanma) ve cihad (savaş) biçiminde üç aşamalı bir strateji takip eden, askeri ve siyasi kanat olarak hiyerarşik bir sistem içinde hücre tipi yapılanmaya sahip olup, silahlı tehdit, kaçırma ve öldürme yöntemlerine sıklıkla başvurduğu bilinen yasadışı Hizbullah örgütüne üye olduğu, silahlı eğitimi takiben örgütün silahlı kanadında görev alıp 18.10.1993 tarihinde Ş…

… P…

…'ın öldürülmesi ve S…

… A…

…'ın yaralanması eylemine katıldığı anlaşılmaktadır.

Kayden 01.01.1977 doğumlu olduğu belirlenen sanık, sorumlu tutulduğu Anayasal düzeni cebren ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna vücut veren ve suçun 765 sayılı TCY'nın 146/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesini gerekli hale sokan öldürme ve yaralama eylemlerinin gerçekleştiği 18.10.1993 tarihinde henüz 16 yaşının içindedir.

Suç tarihinde 18 yaşını bitirmediği anlaşılan sanık hakkında, 765 sayılı TCY'nın yaş küçüklüğü nedeniyle cezada indirim öngören 55. maddesinin uygulanması zorunludur. Sanığın Anayasal düzeni cebren kaldırmaya teşebbüs niteliğinde görülen bu eylemi sonrasında, başkaca eyleme katılmaksızın örgüt üyeliğini 18 yaşını bitirdiği tarihten sonra da sürdürmüş olması, yaş küçüklüğüne dayalı ceza indirimine engel değildir.

Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.

Öte yandan, önceki ve sonraki yasalardan hangisinin uygulamada daha lehe sonuç verdiğinin tespiti bakımından inceleme yapılırken takip edilecek yöntemle ilgili olarak Özel Daire kararında belirtilen hususların, daha sonra benzer bir uyuşmazlık nedeniyle Ceza Genel Kurulu'nca verilen 14.02.2006 gün ve 19-17 sayılı kararda öngörülenden farklı olması ve bu karar sonrasında Yargıtay Dairelerinin görüş ve uygulamalarının da bu doğrultuda oluşması karşısında, lehe yasanın tespiti bakımından yapılacak değerlendirmeye ilişkin yerleşmiş ilkenin,

bozma sonrası uygulama yapacak yerel mahkemeye yön göstermek açısından bir kez daha vurgulanmasında yarar bulunmaktadır.

Buna göre, lehe yasanın tespiti bakımından değerlendirme yapılırken, fer'i cezalar ve güvenlik tedbirlerine ilişkin olanlar da dahil olmak üzere 765 sayılı TCY'nın bir bütün halinde olaya uygulanarak sonuca varılması, daha sonra da 5237 sayılı TCY'nın ceza ve güvenlik tedbirleri de dahil ilgili bütün hükümleri tatbik edilerek bu Yasaya göre ayrı bir sonuç belirlenmesi, yapılacak karşılaştırma üzerine daha lehe sonuç verdiği saptanan yasanın hükümleri yekdiğeriyle karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanmak suretiyle, ceza, fer'i ceza ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.11.2005 gün ve 6546-8807 sayılı düzelterek onama kararının KALDIRILMASINA,

3- D... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2005 gün ve 361-154 sayılı kararının BOZULMASINA,

4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2006/295, K. 2006/322, 26 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cezaları Azaltıcı Sebep
  4. Müebbet Hapis
  5. Tağyir, Tebdil Ve İlgaya Teşebbüs
  6. … D…
  7. Türk Milleti Adına
  8. Ceza Genel Kurulu Kararı
  9. … D…
  10. … D…
  11. … P…
  12. … A…
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2006/295
Karar No
2006/322
Tarih
26 Aralık 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/298 K.2006/289
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/299 K.2006/281
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/300 K.2006/276
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/301 K.2006/296
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/302 K.2006/290
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/304 K.2006/273

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.