İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/192 K.2007/211

Ceza Genel Kurulu 2007/9-192 E., 2007/211 K.

Esas2007/192Karar2007/211Tarih16 Ekim 2007Okuma6 dk · 1.235 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/192
Karar No
2007/211
Karar tarihi
16 Ekim 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.235 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2007/9-192 E., 2007/211 K.

TAKSİRLE ÖLÜME SEBEBİYET VERME

647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 6 ]

647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 4 ]

"İçtihat Metni"

14.04.2002 tarihinde taksirle ölüme neden olma suçundan sanık E... İ.....'nın 765 sayılı TCY. nın 455/1-son, 59. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 90.877.000 lira ağır para cezasına mahkûmiyetine, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, yargılama giderinin tahsiline ilişkin Eskişehir 3.Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.11.2003 gün ve 542-710 sayılı hükmün, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 20.10.2005 gün ve 3666-7891 sayı ile;

"…

…Sanığın potayı tamir etmek için üniversite ile bir sözleşme yapmadığı, yardım amacıyla işi üstlendiği olaydan önce potayı kontrol ettiği ve kaynak işi yapılıncaya kadar önlem amacıyla potayı demir ile desteklediği ve basketbol sahasının tadilat nedeniyle de kapatıldığı dikkate alındığında, sanığın alabileceği başka bir önlem olmadığı, bu nedenle ölüm ile sanığın eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gözetilmeden, belirtilen bu hususlar yeterince tartışılıp derlendirilmeden düzenlenen bu nedenle de oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi..."isabetsizliğinden oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.

Eskişehir 3.Asliye Ceza Mahkemesince 21.3.2006 gün ve 981-304 sayı ile;

"…

…Sanık E...

İ.....'nın 16.04.2002 tarihli rektörlük hukuk müşavirliğinde alınan ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre, basketbol sahasındaki potanın tamirinin sanığa teklif edildiği sanığın tamiratı üstlendiği, bu nedenle olayda illiyet rabıtasının kabulü gerektiği, sanığın eğilmiş potayı tamamen aşağıya indirmek için kırmaya çalıştığı, esaslı tamirat yapılıncaya kadar daha fazla eğilmesin ve herhangi birisinin üzerine düşmesin diye yere taş koyup onun üzerine de demir boruyu potanın altına gelecek şekilde geçici olarak askıya aldığı, Cumartesi günü sağlam olarak yapacakken yağmur yağdığı için çalışmadıkları, pazar günü de olayın meydana geldiği,

sanığın üniversite yönetimi ile sözleşme yapılmasa da tamir işini üstlenmiş olup tehlikeyi öngörerek savunmasında belirttiği tedbirleri aldığı, ancak yağmur yağması nedeni ile bu işin sağlam yapılmasını ertelediği, bu nedenle olayda 4/8 oranında kusurlu bulunduğu…

…" gerekçeleriyle ilk hükümde direnilmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma istekli 10.07.2007 gün ve 164317 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Osmangazi Üniversitesinin açık spor tesisleri içinde yeralan basketbol sahasında ayak demirleri çürüdüğü için kısmen eğik durumda bulunan ve sanığın tamiratını üstlendiği bir basket potasının çemberine asılan Serkan Kaymak'ın potanın yıkılması sonucu altında kalarak başından yaralanıp kaldırıldığı hastanede ölmesi şeklinde gerçekleşen yargılama konusu maddi olayda, Yargıtay 9. Ceza Dairesi ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulu'nca çözülmesi gereken hukuksal uyuşmazlık; olayda Serkan Kaymak'ın ölümü ile üniversite yönetiminin sözlü talebi üzerine eğik durumda bulunan basket potasının tamiratını üstlenen sanığın eylemi arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığına, dolayısıyla sanığın ölümden sorumlu olup olmadığına ilişkindir.

5237 sayılı TCY'nın 22/2 maddesinde taksir, "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi" şeklinde tanımlanmıştır. Taksirin tanımına yer vermeyen 765 sayılı TCY'nın 45. maddesi, cürümlerde kastın aranacağı kuralını koyduktan sonra, bu kuralın istisnası olarak "failin bir şeyi yapmasının veya yapmamasının neticesi olan bir fiilden dolayı kanunun o fiile ceza tertip ettiği ahval müstesnadır." demek suretiyle, kast olmaksızın da bir kimsenin taksirli davranışı nedeniyle cezalandırılabileceğini kabul etmiş, aynı yasanın bazı hükümlerinde "tedbirsizlik", "dikkatsizlik", "meslek ve sanatta acemilik", "nizama evamir ve talimatlara riayetsizlik" kusurluluk halleri olarak belirtilmiştir.

Taksir, görüldüğü gibi istisnai bir kusurluluk şeklidir. Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.10.2001 gün ve 181-204; 21.10.1997 gün ve 99-202; 13.12.1993 gün ve 221-317 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, öğretide ve uygulamada taksirin unsurları;

1-Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,

2-Hareketin iradiliği,

3-Neticenin iradi olmaması,

4-Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması,

5-Neticenin öngörülebilir olması, şeklinde kabul edilmektedir.

Bütün suçlarda olduğu gibi, taksirli suçlarda da hareket ile sonuç arasında bir nedensellik bağının varlığı cezalandırmanın koşuludur. Taksirli suçlarda nedensellik bağının varlığının kabulü için, failin hareketinden bağımsız bir etkenin sonuca tek başına neden olmaması gerekir. Sonucun tamamen mağdurun kusurlu hareketinden kaynaklanması halinde bir başkasını bu sonuçtan sorumlu tutma olanağı bulunmamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde;

14.04.2002 tarihinde Serkan Kaymak'ın üzerine düşerek ölümüne neden olan basket potasının Osman Gazi Üniversitesi açık spor tesisleri içindeki başka potaların da bulunduğu basketbol sahasında yer aldığı, sahanın etrafının 3 metre tel örgü ile çevrili olduğu ve kapısız iki girişinin bulunduğu, ölüme neden olan potanın zemine bağlantı kısmından öne doğru kısmen eğildiği, bu nedenle zemine bağlantı yerindeki asfaltın kazıldığı ve potanın demir bir boruyla desteklendiği anlaşılmaktadır.

Olayın daha öncesinde de Osman Gazi Üniversitesinde çeşitli yapım ve tamirat işlerini alan sanık, yine basketbol sahasının aydınlatılması ve yan kenarlarına kanal döşeme işlerini yazılı sözleşme ile üstlenmiş, ayrıca sözleşme harici olarak sahaya iki adet ilave pota yapılması ve eğik durumda bulunan bir basket potasının tamiri işini de kabul etmiştir. Böylece eğik potanın tamiri yapılırken gerekli önlemlerin alınması sorumluluğu üniversite yönetiminden sanığa geçmiştir.

İşin sözleşme haricinde hatıra ya da üniversite yönetimi ile olan iyi ilişkilere binaen üstlenilmiş olması, sanığın tamir süresince gerekli önlemleri alma sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Ancak bu husus, meydana gelecek bütün sonuçların sorumluluğunun ceza hukuku ilkelerine aykırı olarak nedensellik bağı aranmadan doğrudan sanığa ait olacağı anlamına da gelmemektedir.

Polis tarafından düzenlenen tutanaktaki "…

…girişlerde her iki kapıda da naylon poşet içerisinde "tadilat dolayısıyla basket sahasına girmek yasaktır" levhasının bulunduğu, naylon içindeki kâğıtların düzgün olduğu, levhaya bağlayan telin yeni olduğu, kâğıtların kuru olduğu…

…" şeklindeki tespitin olaydan bir gün önce şiddetli yağmur yağması sonucu tamiratın yapılamadığına ilişkin savunmada yeralan beyanlar ile çelişmesi ve tanık beyanları arasındaki farklılıklar nedeniyle, olayın meydana geldiği yer ve çevresinde olaydan önce herhangi bir uyarı yazısının bulunup bulunmadığı hususu kesin olarak saptanamamakta ise de; olayın oluş şekli gözetildiğinde bunun bir önemi bulunmamaktadır. Çünkü herhangi bir uyarı levhasının bulunmadığı kabul edilse bile birden fazla sağlam potanın bulunduğu bir sahada yerle bağlantı noktasındaki asfalt kazılmış ve altından demir bir boruyla desteklenmiş olan eğik durumdaki bir potanın bu mevcut tehlikeli görünüşünün asılabilecek bütün uyarı yazıları ve işaretlerinden daha uyarıcı olduğu açıktır.

25.08.1984 doğumlu lise öğrencisi olup olay tarihinde davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olduğuna ilişkin de kuşku bulunmayan Serkan Kaymak'ın, olay günü arkadaşlarıyla geldiği basketbol sahasında oynayabileceği başka sağlam potalar varken, olağan dışı bir şekilde eğik duran ve yerle bağlantı noktasındaki asfalt kazılarak kullanılamayacak bir görüntüye kavuşturulan,

bununla da yetinilmeyerek demir bir boruyla desteklenen ve devrilmeye elverişli bu durumu itibarıyla da asılmanın tehlikeliliğini her gözleyene açıkça gösteren potanın çemberine koşarak gelip asıldığı ve tümüyle kendi kusurlu hareketi sonucu potanın kendi üzerine düşmesine sebebiyet verdiği sabittir. Bu tür bir oluşta başkalarının müterafık kusurunun varlığını ve etkinliğini aramak ve ceza sorumluluğunu bu dağılımla belirlemek isabetli değildir.

Ölenin bizatihi kendi kusurlu eylemiyle gerçekleşen bu olaydan dolayı sanığı cezaen sorumlu kabul etmek olanaksızdır.

Bu itibarla, olay tarihinde Serkan Kaymak'ın ölümünden dolayı sanığın sorumlu olduğunu kabul ederek mahkûmiyetine karar veren Yerel Mahkemenin direnme kararı isabetli olmadığından bozulmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Üyeleri ise, direnme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1-Eskişehir 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.3.2006 gün ve 981-304 sayılı direnme kararının BOZULMASINA,

2-Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.10.2007 günü yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 16.10.2007 günü yapılan ikinci müzakerede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2007/192, K. 2007/211, 16 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme
  4. Türk Milleti Adına
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/192
Karar No
2007/211
Tarih
16 Ekim 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/199 K.2007/205
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/205 K.2007/203
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/211 K.2007/199
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/217 K.2007/210
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/218 K.2007/204
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/224 K.2007/207

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.