İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2008/168 K.2008/210

Ceza Genel Kurulu 2008/9-168 E., 2008/210 K.

Esas2008/168Karar2008/210Tarih7 Ekim 2008Okuma4 dk · 826 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/168
Karar No
2008/210
Karar tarihi
7 Ekim 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

826 kelime·4 dk okuma·5 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2008/9-168 E., 2008/210 K.

DİKKATSİZLİK VE TEDBİRSİZLİK SONUCU YARALAMA

HÜKMÜN ALEYHE BOZULMASI

YÜKSEK SAĞLIK ŞURASININ GÖRÜŞLERİ

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 307 ]

5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ]

1219 S. TABABET VE ŞUABATI SANATLARININ TARZI İCRASINA ... [ Madde 75 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 326 ]

"İçtihat Metni"

Sanıklar E... Y.... ve S.... B.......’nın, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yaralama suçundan beraatlarına ilişkin Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesince 21.04.2005 gün ve 724-191 sayı ile verilen kararın, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 11.07.2006 gün ve 2852-4176 sayı ile;

“Doktor ve Ebe olan sanıkların mesleklerinin icrasından doğan suç nedeniyle 1219 sayılı Kanunun 75. maddesi hükmü uyarınca kusurlu olup olmadıklarının Yüksek Sağlık Şurasından görüş alınmasından sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi”

” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme ise 11.12.2006 gün ve 380-545 sayı ile;

“Sanıklara kusur isnadının mümkün olup olmadığı konusunda önce Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor istenilmiş, bu kurul tarafından verilen raporda sanıklara kusur isnadının mümkün olmadığı yolunda oyçokluğu ile görüş bildirilmiştir. Kararın oyçokluğu ile verilmiş olması nedeniyle bu defa Adli Tıp Genel Kurulundan bu konuda görüş istenilmiştir.

Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu 13.01.2005 tarihli 4 sayılı dört sayfalık gerekçeli raporunda meydana gelen olaydan dolayı sanıklara kusur isnadının mümkün olmadığı konusunda iki muhalif oya karşılık 37 oyla ve oyçokluğu ile görüş bildirmiştir.

Kovuşturmanın bu şekilde tamamlanmış olmasına rağmen Yüksek Daire tarafından Adli Tıp Kurumu raporlarının yeterli olup olmadığı, yetersiz ise hangi noktalardan yetersiz olduğu, hangi noktalardan adalete ve hakkaniyete uygun düşmeyeceği konusunda hiçbir eleştiriye girilmeden soruşturmanın eksik yapıldığı gerekçesiyle mahkememizin kararı bozulmuştur. 1219 sayılı Yasanın 75. maddesinin düzenlemesi “

“... mahkemelerin muvafık görecekleri muhtebilerin rey ve mütalaasına müracaat hakkındaki serbestileri baki kalmak şartıyla Meclisi Alii Sıhhinin mütalaası istifsar edilir”

” şeklinde olup, maddeden açıkça anlaşılacağı gibi Yüksek Sağlık Şurası görevden kaynaklanan suçlardan dolayı görüşüne başvurulması zorunlu olan bir meclis olmayıp görüşleri “

“yol gösterici”

” niteliktedir. Buna karşılık 2659 sayılı Adli Tıp Kanununun 1. maddesinde kuruluş amacının “

“adalet işlerinde bilirkişilik yapmak”

” olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun raporu yeterli ve inandırıcı bulunmuştur”

” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de o yer C.savcısı ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “

“bozma”

” istekli, 11.06.2008 gün ve 49716 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanıkların dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yaralama suçundan beraatlarına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık, 1219 sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca sanıklar hakkında Yüksek Sağlık Şurasından karar alınması suretiyle soruşturmanın genişletilmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

Uyuşmazlık konusuyla ilgili 1219 sayılı Yasanın 75. maddesi, “

“Tababet ve şuabatı sanatlarının icrasından mütevellit ceraimde mahkemelerin muvafık görecekleri muhtebirin rey ve mütalaasına müracaat hakkındaki serbestileri baki kalmak şartıyla meclisi alii sıhhinin mütalaası istifzar edilir”

” hükmünü taşımaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere;

Bu yasa hükmüne göre, sağlık mesleği mensuplarının tedavi görevlerini yerine getirirken, bu görevin yerine getirilmesinden doğan suçlarının kovuşturulmasında Yüksek Sağlık Şurasından görüş sorulması gerekmektedir. Buyurucu nitelikteki bu hüküm, Hakime takdir hakkı tanımamakta, sağlık mesleği mensuplarının tedavi görevleri ile ilgili işledikleri suçlarda, Yüksek sağlık Şurasının görüşünün alınmasını yasal bir zorunluluk haline getirmektedir.

Somut olayda sanıklara yüklenen suçun tedavi görevleri ile ilgili olduğu hususunda bir uyuşmazlık ve kuşku bulunmamaktadır. Yerel Mahkemece, anılan Yasa hükmünün yanlış yorumlanması sonucunda, Yüksek Sağlık Şurasının görüşü alınmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması yasaya aykırı ve isabetsizdir.

Öte yandan, bozmadan sonra yapılan yargılamada yalnızca sanık müdafii ve katılanlar vekiline tebligat yapılarak, duruşmada bozma kararına karşı diyeceklerinin sorulması ile yetinilmiş, sanık ve katılanlar duruşmadan ve bozma kararından haberdar edilmeden gıyaplarında yargılama yapılarak duruşma bitirilip direnme hükmü kurulmuştur.

Beraata ilişkin hüküm, katılanlar vekilinin temyizi üzerine sanıklar aleyhine sonuç doğuracak şekilde bozulmuş, Yerel Mahkemece sanıklar vekiline davetiye tebliğ edilerek dinlenmesiyle yetinilmek suretiyle direnme hükmü kurulmuştur.

Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY.nın 326. maddesi gereğince sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup, bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 307/2. maddesinde de aynı kurala yer verilmesi nedeniyle halen de sürmektedir. Anılan bu yasa hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu yasa hükümleri, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanan ve uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır.

Somut olayda, aleyhe sonuç doğurabilme olasılığı nedeniyle, sanıklar aleyhine olduğu yönünde kuşku bulunmayan bozma kararına karşı, sanıkların diyecekleri saptanmadan, yokluklarında karar verilmesi yasaya aykırıdır.

Bu itibarla diğer yönleri incelenmeyen direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usul yanılgıları nedeniyle bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1-Saptanan usul yanılgıları nedeniyle isabetsiz olan Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2006 gün ve 380-545 sayılı direnme hükmünün diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

2-Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 07.10.2008 günü tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2008/168, K. 2008/210, 7 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dikkatsizlik Ve Tedbirsizlik Sonucu Yaralama
  4. Hükmün Aleyhe Bozulması
  5. Yüksek Sağlık Şurasının Görüşleri
  6. Türk Milleti Adına
  7. Ceza Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/168
Karar No
2008/210
Tarih
7 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/170 K.2008/11036
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2008/170 K.2008/220
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/171 K.2008/11035
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/172 K.2008/6453
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/172 K.2008/11034
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2008/181 K.2008/216

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.