İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2008/44 K.2008/39

Ceza Genel Kurulu 2008/8-44 E., 2008/39 K.

Esas2008/44Karar2008/39Tarih26 Şubat 2008Okuma7 dk · 1.362 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/44
Karar No
2008/39
Karar tarihi
26 Şubat 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.362 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2008/8-44 E., 2008/39 K.

MÜKERRER OY KULLANMA SUÇU

OY VERME SONUCUNA TESİR EDEN HALLER

298 S. SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ ... [ Madde 160 ]

298 S. SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ ... [ Madde 164 ]

"İçtihat Metni"

Sanık S.... O.....’ın mükerrer oy kullanma suçundan 298 sayılı Yasanın 160/3 ve 765 sayılı TCY’nın 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 366 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2005 gün ve 304-680 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesi 21.11.2006 gün ve 4797-8349 sayı ile kararı onamıştır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.02.2008 gün ve 163507 sayı ile;

“298 sayılı Yasanın 160. maddesinin başlığı ‘

‘Seçmen olmayanların oy vermesi’dir. Yasada belirtilen maddenin amacı seçmen olmayanların oy vermesini engellemektir. 160. maddenin 3. fıkrasında, seçmen olduğu bölgede oy kullandıktan sonra bu kez seçmen olmadığı bölgede oy kullananlara yaptırım getirilmektedir.

298 sayılı Yasanın 164. maddesinin başlığı ise ‘

‘Oy verme sonucuna tesir edecek haller’dir. Bu maddenin 5. fıkrasının belirttiği suçun ilk unsuru ‘

‘hileli tutum ve davranışlarla’ eylemin gerçekleştirilmesidir. Diğer unsur da oy verme sonucuna etkidir. Burada, oy kullanan kişi o bölgede seçmen ise ve ikinci oyu mükerrer yazımdan faydalanarak aynı bölgede kullanıyorsa, oy verme sonuçlarına etki etmeyeceğinden, 298 sayılı Yasanın 164/5 madde ve fıkrası ile uygulama yapılmalı, seçmen olmadığı bölgede oy kullandığı takdirde ise, bu kez aynı Yasanın 160/3 madde ve fıkrası ile uygulama yapılmalıdır.

Olayımızda sanık, seçmen olduğu aynı sandık bölgesinde 80 ve 84 nolu sandıklara yazılmış, 28.03.2004 tarihinde yapılan mahalli seçimlerde önce 80 nolu sandıkta, sonra da aynı yerde bulunan 84 nolu sandıkta elindeki özel boyayı silerek aynı seçimde ikinci kez oy kullanmıştır.

Sanığın eyleminde hileli tutum ve davranış olduğu gibi, aynı mekanda seçmen olduğu sandıkta ikinci kez oy kullandığından 298 sayılı Yasanın 164/5 madde ve fıkrasının uygulanması gerekmektedir.”

” görüşü ile itiraz ederek, Özel Daire kararının kaldırılmasını, Yerel Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

İncelenen olayda;

Sanık S.... O.....’ın 1997 yılında düzenlenen Sandık Seçmen Listesi’nde yer aldığı gibi, 2 Aralık 2003 ve 5 Ocak 2004 tarihleri arasında askıya çıkartılan Sandık Seçmen Listesi’ne itiraz etmek suretiyle Hatay Atatürk Mahallesindeki seçmen kaydını Samandağ İlçesine aldırdığı, böylelikle Samandağ İlçesi, Koyunoğlu Beldesi Cumhuriyet Mahallesi’nde 80 ve 84 no’lu sandıklarda seçmen olarak iki kaydının mevcut olduğu, sanığın 28 Mart 2004 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimi’nde önce 80 nolu sandıkta oy kullandığı, ardından da parmağındaki boyayı silmek suretiyle 84 nolu sandıkta ikinci kez oy kullandığı anlaşılmaktadır.

Çözümü gereken sorun, sanığın eyleminin nitelendirilmesine ilişkindir.

Demokrasi, hür, eşit ve dürüst seçim yapılmasını gerektirir. Seçim sonuçları da, seçme yeterliliğine sahip ve seçmen kütüğünde kayıtlı olan seçmenlerin gerçek iradelerini ortaya çıkarmalıdır. Seçimlerde usulsüzlük yapılması ve hile karıştırılması, dürüstlük ilkesini zedeler; seçim sonuçlarının gerçeği yansıtmasını önler. Bu nedenle, seçim güvenliğini zedelemeye yönelik bazı eylemler, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Yasa’da suç olarak düzenlenmiştir.

Bu bağlamda, Yasanın “

“Seçmen olmayanların oy vermesi”

” başlıklı 160. maddesinin 1. fıkrasında: seçme yeterliliği olmadığını bilen kişinin oy verme veya buna teşebbüs, 2. fıkrasında: başkasının adını taşıyarak oy verme veya vermeye kalkışma, 3. fıkrasında ise, oy verdikten sonra başka sandıkta da oy verme veya oy vermeye kalkışma fiilleri suç olarak düzenlenip yaptırıma bağlanmıştır.

Yasanın, “

“Oy verme sonucuna tesir edecek haller”

” başlığını taşıyan 164. maddesinin 5. fıkrasında da, oyunu kullandıktan sonra, sandık başında kendisine sürülen özel boyayı silerek, yok ederek veya herhangi bir şekil ve surette fark edilemez duruma getirerek aynı seçimde ikinci defa oy kullanma veya buna kalkışma eylemi yaptırıma bağlanmıştır.

Oy kullandıktan sonra yeniden oy kullanmayı veya buna kalkışmayı düzenleyen bu iki suç tipi arasındaki temel farklılık, 160. maddenin 3. fıkrasının başka sandıkta, 164. maddenin 5. fıkrasının ise aynı sandıkta mükerrer oy kullanımını suç olarak tarif edip yaptırıma bağlamasıdır.

Somut olayda, sanığın 80 no’lu sandıkta oy kullandıktan sonra seçmen kütüğüne mükerrer olarak kaydedilmiş olmasından yararlanarak ayrıca 84 no’lu sandıkta da oy kullandığı saptanmıştır. Bu eylem, 298 sayılı Yasanın 160. maddesinin 3. fıkrasında yazılı suç tipine uygundur. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Öte yandan, Özel Dairenin hükmü onamasından sonra 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 306. maddesi ile 298 sayılı Yasanın 160. maddesinde değişiklik yapılmış ve maddede hapis cezası ile birlikte öngörülmüş olan adli para cezası kaldırılmış ise de, mahallinde mahkemesince uyarlama yargılaması yapılarak anılan yasa değişikliğinin gereğinin yerine getirilmesi gerekmektedir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Başkanı O.... Ş....;

“298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Yasanın 160. maddesinde seçmen olmayanların oy vermesi suçu düzenlenmiştir. Maddenin ilk fıkrasında, seçme yeterliliği olmadığı halde oy veren veya teşebbüs edenlerin, ikinci fıkrasında başkasının adını taşıyarak oy veren veya teşebbüs edenlerin, üçüncü fıkrasında ise, oy kullandıktan sonra başka sandıkta bir kez daha oy kullanan veya buna teşebbüs edenlerin eylemleri yaptırım altına alınmıştır.

Bu düzenlemede, mükerrer oy’un başka sandıkta kullanılması koşul olarak öngörüldüğünden, aynı sandıkta kendi adıyla mükerrer oy kullananların eylemi kapsam dışında kalmaktadır. Dolayısıyla, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Yasanın yürürlüğe girdiği ilk biçiminde, aynı sandıkta mükerrer olarak oy kullanma eylemleri suç olarak düzenlenmemiştir. Sonraki süreçte, anılan maddede 1979 yılında 2234 sayılı Yasa ve 1983 yılında da 2839 sayılı Yasa ile değişiklikler yapılmışsa da, sadece eylemlerin cezalarının artırılması ile yetinilmiş, suçun unsurlarında hiçbir değişiklik yapılmamıştır.

Öte yandan, 298 sayılı Yasanın kimi maddeleri 17.05.1979 tarih ve 2234 sayılı Yasa ile değiştirilirken, bu bağlamda 93. maddesinde de değişiklik yapılarak oy kullanan seçmenlerin parmağına oniki saat boyunca çıkmayan özel boya sürülmesi zorunluluğu getirilmiştir. Anılan maddenin 3. fıkrasında: “

“Kurul başkanı, oyunu kullanan seçmene, kimlik kartını verirken, seçmen listesindeki adı hizasına imzasını attırdıktan sonra ayrıca sol elinin işaret parmağını çıkmayan özel boya ile boyayarak bastırır. İmza atamayanların parmak izinin alınması ile yetinilir. Bu parmağı olmayan seçmenin hangi parmağını bastığını yanına yazar. Hiç parmağı olmayan seçmenin boyun nahiyesini bu boya ile işaretler.”

” denilmektedir.

Bu değişikliğin amacı, madde gerekçesinde: “

“bir kimsenin aynı seçimde birden fazla oy kullanmasını önlemek”

” olarak açıklanmıştır.

Bu değişikliğe paralel olarak, aynı Yasa ile 164. maddede de değişiklik yapılarak, oy kullandıktan sonra kendisine sürülen özel boyayı silmek, yok etmek veya herhangi bir surette gözle fark edilemez duruma getirerek aynı seçimde ikinci kez oy kullanma veya buna teşebbüs eylemleri maddenin 5. fıkrasında yeni bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Bu değişikliğin nedeni ve hangi eylemler bakımından uygulanmasının amaçlandığı hususunda Anayasa ve Adalet Komisyonu raporlarında bir izahat bulunmamaktadır. Yasalaşma sürecinde Genel Kurul’daki görüşmeler sırasında da bu maddelerin tartışılmadan kabul edildikleri anlaşılmaktadır. Yasa teklifinin madde gerekçesinde ise, ceza hükmü içeren maddelerin tümüne işaret eden bir anlatımla, “

“……. bu maddelerde yapılan değişikliklerle, seçim suçları için öngörülen ceza yaptırımlarına işlerlik kazandırmak ve bu ceza hükümlerinin caydırıcı olma niteliğini artırmak amacıyla, para cezaları 10 misli artırılmış, hapis cezaları ilgili maddelerin hizalarında yazılı ölçüler içinde fazlalaştırılmıştır”

” denilmektedir.

Görüleceği üzere 1979 yılında 2234 sayılı Yasa ile gerçekleştirilen değişiklikten sonra mükerrer oy kullanma eylemleri, 298 sayılı Yasanın 160. maddesinin 3. fıkrası ile 164. maddesinin 5. fıkralarında, farklı unsurlarla ve iki ayrı suç olarak düzenlenmiştir. Her iki maddede, Özel Dairenin onama kararından sonra 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 306 ve 309. maddeleri ile kısmi değişiklikler yapılmış ise de, bu iki suç tipi, unsurları aynen bırakılmak suretiyle yasadaki varlıklarını korumuşlardır.

Bu durumda, madde metinlerinin incelenmesi, her iki maddede öngörülen suçların unsurlarının değerlendirilmesi, bu iki suç tipinden hangisinin somut olayda uygulanabileceğinin ceza hukukunun genel ilkelerine göre saptanması gerekir.

164. maddenin 5. fıkrasında tanımlanan suç tipinde, 160. maddenin 3. fıkrasında öngörülen suçtan farklı olarak, oy kullandıktan sonra sürülen boyanın silinmesi, yok edilmesi veya herhangi bir surette gözle fark edilemez duruma getirilmesi gerekmektedir. Yine bu suçun oluşumu için, aynı seçimde mükerrer oy kullanmak veya kullanmaya teşebbüs yeterlidir. Mükerrer oy’un, öncekiyle aynı veya başka sandıkta kullanılması suçta etkili değildir. Bu yönleri itibariyle, 164. maddenin 5. fıkrasındaki suç tipi özel bir düzenleme, 160. maddenin 3. fıkrasındaki suç tipi ise, genel bir düzenleme niteliğindedir. Unsurları gerçekleştiğinde, yaptırımları arasındaki farklılığa bakılmaksızın özel düzenlemenin uygulanması gerekir.

Açıklanan bu hususlar karşısında, sanığın oy kullandıktan sonra parmağına sürülen özel boyayı silip, seçmen kütüğüne mükerrer yazılmasından istifadeyle başka sandıkta ikinci kez oy kullanması eylemi 164. maddenin 5. fıkrasına temas etmektedir.”

” şeklindeki görüş açıklaması ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü doğrultusunda karşı oy kullanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,

2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.02.2008 günü oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2008/44, K. 2008/39, 26 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mükerrer Oy Kullanma Suçu
  4. Oy Verme Sonucuna Tesir Eden Haller
  5. Türk Milleti Adına
  6. Ceza Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/44
Karar No
2008/39
Tarih
26 Şubat 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/45 K.2008/2042
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/45 K.2008/3127
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/45 K.2008/103
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/46 K.2008/1221
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/46 K.2008/3126
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/47 K.2008/1232

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.