İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2008/62 K.2008/75

Ceza Genel Kurulu 2008/8-62 E., 2008/75 K.

Esas2008/62Karar2008/75Tarih8 Nisan 2008Okuma5 dk · 1.071 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/62
Karar No
2008/75
Karar tarihi
8 Nisan 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.071 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2008/8-62 E., 2008/75 K.

KESİNLİK SINIRI

LEHE OLAN KANUN HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINDA USÜL

PARA CEZASI

SEÇENEK YAPTIRIMLAR

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 30 ]

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 50 ]

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 52 ]

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 174 ]

5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ]

647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 4 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 317 ]

"İçtihat Metni"

Sanığın lehe yasa olan 5237 sayılı Yasanın 174/3, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca sonuç olarak 500 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.10.2005 gün ve 515-503 sayılı hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 24.01.2008 gün ve 8929-516 sayı ile;

“ ….gerekçeli karar başlığına "suçun işlendiği yer ve zaman" kısmına Sındırgı ilçesi Gözören Köyü, saat: 21.00 yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına,”

”

Daire Üyesi H.Y.A...’ın, “

“hükmolunan adli para cezasının kesinlik sınırında kalması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği”

” yönündeki karşı oyuyla karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığınca 14.03.2008 gün ve 27160 sayı ile;

“Sanığın asıl mahkumiyeti, 5237 sayılı Yasanın 50/5. madde ve fıkrası uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasıdır ve hükmolunan 500 Yeni Türk Lirası adli para cezası da CMUK.nun 305. maddesinde belirtilen ikimilyar liralık kesinlik sınırı içerisindedir.

Diğer yandan, sanık müdafiinin temyiz itirazları suçun yasal öğeleri itibarıyla oluşmadığına ilişkin olup, suç vasfına yönelik temyiz de bulunmamaktadır,”

” gerekçeleriyle itiraz yasa yoluna başvurularak Özel Dairenin 24.01.2008 tarih ve 8929/516 sayılı düzelterek onama kararının kaldırılarak, sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK.nun 305 ve 317. maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi isteminde bulunulmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlediği izinsiz patlayıcı madde imal etmek suçundan, sanık hakkında lehe olan 5237 sayılı TCY’nın 174/3, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca hükmedilen 500 YTL adli para cezasına ilişkin hükmün temyiz yeteneğinin bulunup, bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

5320 sayılı Ceza Yargılamaları Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 8. maddesi uyarınca halen uygulama yeteneğine sahip bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 305. maddesi uyarınca iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler ile yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri ve yasalarda kesin olduğu belirtilen hükümlerin temyiz yeteneği bulunmamaktadır.

Bir kısım hükümlerle ilgili olarak yasayollarına başvurulması olanağının sınırlandırılması, iç hukukta olduğu kadar uluslararası sözleşmelere de konu olmuş, konuyla ilgili olarak; İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerin Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesine Ek 7 Nolu Protokol’ün, “

“Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı”

” başlıklı,

2. Maddesinde;

“1.Bir mahkeme tarafından cezai bir suçtan mahkûm edilen her kişi, mahkûmiyet ya da ceza hükmünü daha yüksek bir mahkemeye yeniden inceletme hakkına haiz olacaktır. Bu hakkın kullanılması, kullanabilme gerekçeleri de dahil olmak üzere, yasayla düzenlenir.

2.Bu hakkın kullanılması, yasada düzenlenmiş haliyle önem derecesi düşük suçlar bakımından ya da ilgilinin birinci derece mahkemesi olarak en yüksek mahkemede yargılandığı veya beraatini müteakip bunun temyiz edilmesi üzerine verilen mahkûmiyet hallerinde istisnaya tabi tutulabilir.”

” hükmüne yer verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti tarafından 14.03.1985 tarihinde imzalanan bu ek protokol, TBMM tarafından henüz onaylanmaması nedeniyle Anayasanın 90. maddesi uyarınca yasa hükmü niteliğini kazanmamış ise de, konu ile ilgili açıklamalarda bulunan, Kunter-Yenisey; “

“Sözleşmeye aykırı düşmemeğe çalışmak için 7 numaralı Protokolün yürürlüğe girmesini yani kanun hükmünde sayılmasını beklemeğe ihtiyaç yoktur. Kaldı ki bu protokol şimdiden Anayasamızın hukuk diye adlandırdığı “

“hukukun genel prensipleri”

” olarak “

“yazılı olmayan hukuk”

”u oluşturmakta ve mahkemelerimiz, kanuna olduğu kadar hukuka da uygun karar vermek mecburiyetindedirler.”

” görüşlerini serd ettikten sonra protokolün bu hükmü de nazara alınmak suretiyle, kesinlik için aranan ölçütleri;

“a) Suç hürriyeti bağlayıcı ceza gerektirmemeli veya gerektirmiyor sayılmalıdır.

b) Ödenmeyen para cezası hapse çevrilememelidir.

c)Öngörülmüş olan para cezası da belirlenmiş sınırı aşmamalıdır.”

” şeklinde açıklamışlardır.(Ceza Muhakemesi Hukuku, İkinci Kitap, 12. Bası, sh.1157 vd.)

O halde CYUY’nın 305. maddesinin 1. fıkrasındaki kesinlik sınırını, maddede belirtilen kesinlik sınırları içinde kalmak koşuluyla, başkaca hiçbir hak kısıtlaması sonucunu doğurmayan, para cezasına ilişkin veya para cezası öngörülmüş hükümlerle sınırlı olarak yorumlamak yasanın ruhuna ve uluslararası sözleşmelerle getirilen ilkelere daha uygun bir çözüm olacaktır.

647 sayılı Yasanın yürürlükte bulunduğu dönemde işlenen suçlar yönünden 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uygulanmak suretiyle kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen para cezalarının, anılan maddenin 4. fıkrasındaki; “

“Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez.”

” hükmü uyarınca, miktarına bakılmaksızın temyizi olanaklı ise de, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların paraya veya maddede yazılı tedbirlere çevrilmesi yönünde 647 sayılı Yasanın 4. maddesindeki ilkelere benzer şekilde yer veren 5237 sayılı TCY’nın 50. maddesinde, “

“Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.”

” hükmüne yer verilmesine karşın, “

“Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez.”

” hükmüne yer verilmemesi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 50. maddesi uyarınca kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya seçenek olarak hükmedilen, gerekse 52. madde uyarınca doğrudan hükmedilen 2 milyar lira (2000 YTL.)’yı aşkın olmayan adli para cezalarına ilişkin hükümlerin temyiz yeteneği bulunmamaktadır.

5739 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 1 Mart 2008 tarihinden önce, 5237 sayılı Yasanın 50. madde uyarınca seçenek yaptırım olarak hükmedilen adli para cezası ile 52. maddede öngörülen adli para cezalarının farklı infaz yöntemlerine tabi kılınması ve 50. madde uyarınca hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde karşılığı olarak belirlenecek hapis cezasının infazının zorunlu olması nedeniyle, temyiz edilebilme koşulları yönünden bir ayrım yapılarak doğabilecek adaletsizliklerin önlenmesi bakımından temyiz edilebilir sayılmasının gerektiği savunulabilir ise de, bu görüşün yasal dayanağı bulunmadığı gibi,

yeni bir hüküm ihdas etme şeklindeki bu kabul yasa koyucuya ait bulunan yasama yetkisinin de gasbına yol açar. Kaldı ki, yasama erkince de bu sakıncalar 5739 sayılı Yasa ile 5237 sayılı Yasanın 50. maddesinin 6. fıkrası ve 5275 sayılı Yasanın 106. maddelerinde yapılan değişikliklerle giderilmiştir.

Bu itibarla;

Suç niteliğine yönelik temyiz başvurusunun bulunmaması ve 5237 sayılı Yasanın 50. maddesi uyarınca hükmedilen 500 YTL adli para cezasının kesinlik sınırında bulunması nedeniyle Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire düzelterek onama kararının kaldırılıp, 5320 sayılı Yasanın 8 ve 1412 sayılı Yasanın 317. maddeleri uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Kurul Üyesi, “

“suç tarihinin 1 Haziran 2005 tarihinden önce olması nedeniyle, hükmün temyiz yeteneğine sahip olduğu”

” görüşüyle itirazın reddi yönünde oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.01.2008 gün ve 8929-516 sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,

3- 5320 sayılı Yasanın 8 ve 1412 sayılı Yasanın 317. maddeleri uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteminin REDDİNE,

4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 08.04.2008 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2008/62, K. 2008/75, 8 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Kesinlik Sınırı
  4. Lehe Olan Kanun Hükümlerinin Uygulanmasında Usül
  5. Para Cezası
  6. Seçenek Yaptırımlar
  7. Türk Milleti Adına
  8. Ceza Genel Kurulu Kararı
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/62
Karar No
2008/75
Tarih
8 Nisan 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/63 K.2008/2281
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/64 K.2008/2282
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/65 K.2008/1698
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/65 K.2008/2550
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/66 K.2008/1699
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/67 K.2008/1700

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.