İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2008/74 K.2008/159

Ceza Genel Kurulu 2008/11-74 E., 2008/159 K.

Esas2008/74Karar2008/159Tarih3 Mart 2008Okuma7 dk · 1.302 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/74
Karar No
2008/159
Karar tarihi
3 Mart 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.302 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2008/11-74 E., 2008/159 K.

SANIK LEHİNE OLAN YASALARIN UYGULANMASI

ZORUNLU MÜDAFİLİK

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 150 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 503 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 522 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 135 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 236 ]

"İçtihat Metni"

Sanık O... C......’ın, 765 sayılı TCY’nın 503 ve 522. maddeleri uyarınca 4 ay hapis ve 13.333.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, Ünye Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2001 gün ve 434-29 sayılı ilamının TCY’nın 95. maddesi uyarınca aynen infazına ilişkin Tokat Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.03.2003 gün ve 432-192 sayılı hüküm,

Sanığın temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 26.10.2005 gün ve 10367-10664 sayı ile;

“Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,”

” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş,

Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesince 27.03.2006 gün ve 9-156 sayı ile; 765 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabul edilerek, bu kez sanığın, 765 sayılı TCY’nın 503/1, 522/1 ve CMK’nun 307/4. maddeleri uyarınca 4 ay hapis ve 13 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hakkında 765 sayılı Yasanın 95. maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık tarafından temyiz edilen bu hüküm ise dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 19.07.2007 gün ve 5662-5268 sayı ile;

“Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun karşılığı olan 5237 sayılı TCK. nun 157/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırının 5 yıl hapis olduğu ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 150. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu müdafii tayin edilerek duruşmada hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,”

” isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin,

Daire Üyeleri K. T....... ve H. E...’in “

“Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 gün ve 8/117/319 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK. nun 150. maddesinde değişiklik yapılmış ve daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu müdafii atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırılmıştır. Yargılama yasalarına ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı gözetildiğinde somut olayda sanık hakkında zorunlu müdafii atanması koşulları ortadan kalkmıştır.

Kaldı ki somut olayda sanığın savunması 01.06.2005 tarihinden önce 1412 sayılı CMUK. nun yürürlükte olduğu dönemde usulüne uygun şekilde alınmıştır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 4/2. maddesi uyarınca CMK.nun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış işlemlerin hukuki geçerliliklerini sürdürecekleri hükme bağlanmış olup, yapılan bu sorgu hukuken geçerlidir”

” yönündeki karşı oylarıyla bozulmuştur.

Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesince 08.11.2007 gün ve 429-494 sayı ile;

765 sayılı TCY’nın 503. maddesinin sanık lehine olduğu sonucuna varılmakla sanık hakkında 765 sayılı TCY’nın 503 ve 522. maddeleri uygulanarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. 765 sayılı TCY’nın 503. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı 3 yıldır, 5237 sayılı TCY’nın 157/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı ise 5 yıldır. 5237 sayılı TCY’nın 157/1. maddesi açıkça sanık aleyhine olup bu nedenle uygulanmamıştır. Suç tari¬

¬hinden sonra yürürlüğe giren ve aleyhe olduğu için ceza hukukunun evrensel kurallarına, 765 sayılı TCY’nın 2, 5237 sayılı TCY’nın 7. maddesine göre uygulama imkânı da bulunmayan bir yasa maddesine göre bozma kararı verilmesi mahkememizce yasal kabul edilmemiştir.

Ceza yargılamasında usul kuralları derhal uygulanır, geçmişe yönelik olarak lehe veya aleyhe uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle usule ilişkin yasal değişiklikler sanık veya müdahil için kazanılmış hak oluşturmazlar. Aksi takdirde 5271 sayılı CMY.nın 150/3. maddesi yürürlüğe girmeden önce yapılan tüm yargılamalarda "savunma hakkının kısıtlandığı"nın kabulü ve yeni usuli hükümler uygulanarak yargılamanın yeniden yapılması gerekir.

Nitekim biçimsel olarak kesinleşen mahkeme ilamlarında, eğer uygulanan ceza yasasında sanık lehine düzenleme yapılmışsa, karar veren mahkemece dosya, sanığın veya C.Savcısının talebi üzerine veya re'sen ele alınıp incelenerek lehe olan düzenlemeler sanık hakkında derhal uygulanabilmekte iken usul yasasında yapılan düzenlemeler nedeni ile yeni bir karar ihdası hem yasal olarak mümkün değildir, hem de uygulamada örneği de yoktur.

Bu cümleden olmak üzere; bozma ilamının verildiği 19.07.2007 tarihinde bozmaya dayanak gösterilen 5271 sayılı CMY’nın 150/3. maddesi değiştirilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunmayan bir usul hükmüne göre bozma kararı verilmesi de yasal değildir.

Dolandırıcılık suçu 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 157. maddesinde düzenlenmiş olup, maddede öngörülen ceza miktarı 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. 765 sayılı TCY’nın 503. maddesinde öngörülen ceza miktarı ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir. 5237 sayılı TCY’da, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki gibi bir indirim maddesi de yer almamaktadır. Bu kıyaslamadan anlaşılacağı gibi 765 sayılı TCY’nın 503. maddesi açıkça sanığın lehinedir, bu nedenle sanık bu yasa gereğince cezalandırılmıştır, gerekçeleriyle önceki hükümde direnilmiştir.

Bu hükmün de O Yer C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya; Yargıtay C.Başsavcılığının “

“onama”

” istekli 19.03.2008 gün ve 47660 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığın 2002 yılı Mart ayı içerisinde işlediği ve 765 sayılı TCY’nın 503/1. maddesi kapsamında değerlendirilen dolandırıcılık suçundan dolayı 5271 sayılı CYY’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafi atanmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CYY’nın 150/3. maddesinde, Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada, şüpheli veya sanığın müdafisinin bulunmaması halinde istemi aranmaksızın kendisine müdafii atanacağı hüküm altına alınmış iken, 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 5271 sayılı CMY’nın 150. maddesinde değişiklik yapılarak bu zorunluluk alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara şamil kılınmış, bu şekilde daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezası gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu müdafi atanması sistemi, alt sınırı 5 yıldan daha fazla hapis cezası gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırılmıştır.

İnceleme konusu somut olayda, sanığın ilk kez sorgusu, yasal hakları da hatırlatılmak suretiyle, müdafi istemediği beyanı üzerine 04.03.2003 tarihinde 1412 sayılı CYUY’nın 135 ve 236. maddelerine uygun olarak yapılmış olup, bu tarihte sanık hakkında müdafii atanması zorunluluğu bulunmamakta, sanığın da müdafii atanması yönünde bir istemi bulunmamaktadır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 4/2. maddesi uyarınca, CMY.nın yürürlüğe girmesinden önce yapılmış işlemlerin hukuki geçerliklerini sürdürecekleri hükme bağlanmış olduğundan, yapılan bu sorgu hukuka uygun şekilde sonuç doğurmaya elverişli olup geçerlidir.

26.10.2005 tarihli ilk bozmadan sonra, 27.03.2006 tarihinde yasal hakları hatırlatılmak suretiyle ve sanığın yine müdafii istemediğini, savunmasını kendisinin yapacağını belirtmesi üzerine müdafii atanmaksızın savunmasının, 5271 sayılı CYY’nın 150/3. maddesine aykırı olarak alındığı sabit ise de, lehe bozmaya karşı diyeceklerinin saptanmasından ibaret ve teknik anlamda sorgu niteliğinde bulunmayan bu işlemde, sanık daha önce yasal ve yeterli şekilde savunmasını yapmış bulunduğundan savunma hakkının kısıtlandığından da söz edilemez.

Diğer yönden 5271 sayılı CMY’nın 150. maddesinde 06.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasanın 21. maddesi ile yapılan değişiklik ile de zorunlu müdafilik için aranan üst sınırın beş yıl olması keyfiyeti alt sınır için aranır şekle dönüşmüştür. Özel Dairece ikinci bozma kararının verildiği 19.07.2007 tarihinde yürürlükte bulunan hükümde, sanığa isnat edilen suç zorunlu müdafii atanması gereken suçlar kapsamından çıkarılmıştır. Yargılama yasalarına ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı nazara alındığında, konu olayda sanık hakkında zorunlu müdafi atanması koşulları da ortadan kalkmıştır.

Sanık hakkında zorunlu müdafi atanması koşulları ortadan kalkmış bulunduğundan, 1 Haziran 2005 tarihinden önce yapılan işlemler de hukuki geçerliklerini koruduklarından, direnme kararı isabetli olup, hükmün esasının temyizen incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Tokat 2. Asliye ceza Mahkemesinin 08.11.2007 gün ve 429-494 sayılı kararının İSABETLİ OLDUĞUNA,

2- Esası Özel Dairece incelenmeyen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

3- 03.06.2008 tarihinde yapılan müzakerede tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2008/74, K. 2008/159, 3 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Sanık Lehine Olan Yasaların Uygulanması
  4. Zorunlu Müdafilik
  5. Türk Milleti Adına
  6. Ceza Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/74
Karar No
2008/159
Tarih
3 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/75 K.2008/2522
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/76 K.2008/4455
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/78 K.2008/4442
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/79 K.2008/3892
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/83 K.2008/2844
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/84 K.2008/2858

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.