İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/119 K.2010/155

Ceza Genel Kurulu 2010/1-119 E. , 2010/155 K.

Esas2010/119Karar2010/155Tarih22 Haziran 2010Okuma5 dk · 1.035 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2010/119
Karar No
2010/155
Karar tarihi
22 Haziran 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.035 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2010/1-119 E. , 2010/155 K.

"İçtihat Metni" İtirazname : 2009/118119 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi : ANTALYA 2. Ağır Ceza Günü : 04.12.2008 Sayısı : 99-292

1- Sanık S..E’ nin kasten öldürme ve yağma suçlarından beraatine,

2- Sanıklar G.. Ç.. ve A..S..'ın;

a) Kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCY’nın 82/1-h, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

b) Nitelikli yağma suçundan ise 5237 sayılı TCY’nın 149/1-a, c, h, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca on iki yıl altı ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.12.2008 gün ve 99-292 sayılı kasten öldürme suçundan re’sen temyize tabi olan hükmün, katılan H..vekili, sanıklar G..ve A..müdafileri ile sanık S.. hakkındaki kasten öldürme ve nitelikli yağma suçundan verilen beraat kararları aleyhine o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 06.04.2010 gün ve 5981-2071 sayı ile;

“Aynı eylemden yargılanan sanıklar G.., A..ve S.. arasında savunma açısından çıkar çatışması bulunduğu, bu nedenle sanıkların aynı vekillerle temsili usulüne aykırı olduğu anlaşılmakla, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 20.10.2009 gün ve 85-242 sayılı kararı da dikkate alınarak, her bir sanık için ayrı müdafii atanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle Avukatlık Yasasının 38/2 ve CMK’nun 152. maddesine aykırı davranılması,

Usul ve Kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii, müdahil vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin değişik gerekçeyle, tebliğnamedeki düşünce gibi bozulmasına” karar verilmiştir.

Yargıtay C. Başsavcılığı ise 20.05.2010 gün ve 118119 sayı ile;

“Yerel mahkemenin 04.12.2008 tarihli hükmü, katılan H..S..vekili Av. E.. T.. yüzüne karşı ve CMK’nun 34/2. maddesine uygun olarak tefhim edilmiştir. Tefhim tarihine göre 1 haftalık temyiz süresinin son günü 11.12.2008'dir. Ancak bu tarih Kurban Bayramının 4. gününe tesadüf etmektedir ve resmi tatildir. Bu nedenle CMK’nun 39/4. maddesi uyarınca, temyiz süresi ertesi gün olan 12.12.2008 günü sona erecektir. Katılan H.. S..vekilinin temyiz dilekçesinin tarihi ise 15.12.2008'dir.

Her ne kadar 01.12.2008 gün ve 14331 sayılı Başbakanlık Genelgesinde, 12.12.2008 Cuma günü kamuda çalışan memur, işçi ve diğer personelin idari izinli sayılacakları belirtilmiş ise de; anılan günde resmi daire ve kuruluşların tatil edileceklerinden söz edilmemiş, aksine anılan genelgede ‘hizmetlerin aksatılmaması, kurum yöneticilerince gerekli tedbirlerin alınması ve zorunlu hizmetlerin yürütülmesi için asgari seviyede eleman bulundurulması’ belirtilmek sureti ile, 12.12.2008 tarihinde tüm resmi daire ve kuruluşların açık olduğu ve bu günün tatil edilmediği açıkça vurgulanmış bulunmaktadır.

Bu nedenle katılan H..S..vekilinin 04.12.2008 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü, en geç 12.12.2008 Cuma günü mesai bitimine kadar temyiz etmesi gerekirken 15.12.2008 tarihinde ve yasal süresinden sonra temyiz etmesi nedeni ile, yüksek Dairenin, sanıklar G..Ç.. ve A..

S..'ın kazanılmış haklarını da etkileyecek olan katılan H..S.. vekilinin temyiz istemini, süresinden sonra yapılması nedeni ile ret etmesi gerekir” görüşü ile Özel Daire bozma kararının katılan H..S..vekilinin temyizi yönünden kaldırılarak, katılan H.. S.. vekilinin temyiz isteminin CYUY’nın 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlen¬dirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanıklar G..Ç..ve A.. S...'ın, kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarından mahkûmiyetlerine, sanık S E’nin, kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarından beraatine ilişkin yerel mahkeme hükmü Özel Dairece, aralarında çıkar çatışması bulunan sanıkların aynı müdafi tarafından savunulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiş, Yargıtay C. Başsavcılığı ise katılan H..vekilinin temyizinin süresinden sonra olduğu görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurmuştur.

Görüldüğü gibi, Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; katılan H..S...vekilinin hükmü süresinde temyiz edip etmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Yerel mahkeme hükmünün, katılan vekilinin yüzüne karşı 04.12.2008 tarihinde tefhim edildiği, temyiz süresinin 11.12.2008 tarihinde sona erdiği, ancak 11.12.2008 Perşembe gününün, Kurban Bayramının son gününe denk gelmesi nedeniyle bu sürenin 12.12.2008 Cuma günü mesai saati bitimine kadar uzadığı, Başbakanlığın 01.12.2008 gün ve 14331 sayılı yazısı uyarınca “12 Aralık 2008 gününün hizmetlerin aksamaması açısından gerekli tedbirin alınması ve asgari seviyede personelin bulundurulması” kaydıyla idari izin günü olarak belirlendiği, katılan H..S vekilinin ise hükmü 15.12.2008 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmaktadır.

Sanıklardan S..E..hakkında kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarından verilen beraat kararı katılan H. Sı.. vekili dışında, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından da temyiz edilmiş ancak diğer sanıklar G..ve A..hakkında kasten öldürme ve yağma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri sadece katılan vekili tarafından aleyhe temyiz edilmiştir. Bu nedenle katılan vekilinin temyizinin süresinden sonra olup olmadığının hususunun saptanması oldukça önemlidir.

5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın temyizin süresini düzenleyen 310. maddesinde, yüze karşı açıklanan hükmün bu tarihten itibaren bir hafta içinde temyiz edilebileceği belirtilmiştir.

5271 sayılı CYY’nın 39/2. maddesinde; “süre hafta olarak belirlenmişse, tebligatın yapıldığı günün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai bitiminde sona erer”, 4. fıkrasında ise, son günün tatile rastlaması durumunda sürenin, tatilin ertesi günü sona ereceği hükme bağlanmıştır.

Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki 2429 sayılı Yasanın 2/B-2. maddesi; “Kurban Bayramı; Arefe günü saat 13.00'ten itibaren 4,5 gündür” şeklindedir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Yerel mahkeme hükmü katılan vekilinin yüzüne karşı 04.12.2008 tarihinde tefhim edilmiş olup, temyiz süresi 11.12.2008 tarihinde sona ermektedir. Ancak 11.12.2008 Perşembe gününün, Kurban Bayramının son gününe isabet etmesi nedeniyle bu süre 12.12.2008 Cuma günü mesai saati bitimine kadar uzamıştır. Başbakanlığın genelgesi uyarınca 12 Aralık 2008 Cuma günü hizmetlerin aksamaması açısından gerekli tedbirin alınması ve asgari seviyede personelin bulundurulması kaydıyla idari izin günü olarak belirlenmiş ise de, bu günün resmi tatil olmaması nedeniyle süreler ve bu bağlamda temyiz süresi işlemeye devam etmektedir. Nitekim sanık G..müdafii de hükmü 12.12.2008 Cuma günü temyiz etmiştir.

Bu itibarla, katılan H..S.. vekilinin 15.12.2008 tarihinde yapmış olduğu temyiz süresinden sonra olduğundan Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire bozma kararının katılan H..S.. vekilinin temyizi yönünden kaldırılmasına, katılan H.. vekilinin süresinden sonraki temyiz isteminin 1412 sayılı CYUY’nın 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Katılan H.. S.. vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

Yerel mahkeme hükmünün temyiz incelemesinin sanıklar G..ve A..müdafileri ile sanık S..hakkındaki kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarından kurulan beraat kararları aleyhine o yer Cumhuriyet savcısının temyizi ile sınırlı olarak yapıldığının saptanması ile usul ve yasaya uygun Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.04.2010 gün ve 5981-2071 sayılı bozma kararının aynen bırakılmasına,

3- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2010 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2010/119, K. 2010/155, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2010/119
Karar No
2010/155
Tarih
22 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/119 K.2010/155
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/120 K.2010/5116
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/120 K.2010/137
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/120 K.2010/137
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/121 K.2010/7885
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/121 K.2010/11124

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.