İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/159 K.2010/214

Ceza Genel Kurulu 2010/7-159 E. , 2010/214 K.

Esas2010/159Karar2010/214Tarih26 Ekim 2010Okuma5 dk · 986 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2010/159
Karar No
2010/214
Karar tarihi
26 Ekim 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

986 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2010/7-159 E. , 2010/214 K.

"İçtihat Metni" İtirazname : 2008/183653 Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi Mahkemesi : SİLOPİ 1. Asliye Ceza Günü : 01.04.2008 Sayısı : 401-85

Sanık İ. Ö..’in, 4926 sayılı Yasanın 3/a-2. maddesi yollamasıyla 4/a-2, 4/3 ve 4/4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 2513 YTL tazmini mahiyette adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilme¬diğinden aynı Yasanın 8. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin, Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 01.04.2008 gün ve 401-85 sayılı hüküm, katılan temsilcisi ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 04.05.2010 gün ve 20667-6359 sayı ile;

“4926 sayılı yasanın 8/1. madde fıkrasında ‘meslek, sanat ve görevlerinin verdiği kolaylıktan yararlanmak suretiyle bu kanunda suç sayılan fiilleri kendi namına işleyenler hakkında, ilgili maddelerde belirtilen ağır para cezaları ile üst sınırı geçmemek üzere hürriyeti bağlayıcı cezaya yarısı miktarında artırılarak’ hükmolunacağının öngörüldüğü ve maddede adli para cezaları ile hürriyeti bağlayıcı ceza arasında bir ayrım getirilmediği gözetilmeden, dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmuştur.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 09.07.2010 gün ve 183653 sayı ile;

“4926 sayılı Kanunun 3. maddesinde kaçakçılık suçunu oluşturan fiiller belirlenmiş, 4. maddesinde bu eylemler için yaptırımlar öngörülmüş, 8. maddesinde ise failin statüsünden dolayı suçun bir tür nitelikli hali düzenlenmiştir…

Maddenin 1. fıkrasının yazılış biçiminden de anlaşılacağı üzere mesleklerinin verdiği kolaylıklardan yararlanmak suretiyle suçu işleyenler hakkında kanunun ilgili maddelerinde belirtilen eylemler için öngörülen adli para cezaları aynen uygulanacak, hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesi gereken bir fiil olduğunda ise üst sınırı geçmemek üzere yarı miktarında arttırılarak cezaya hükmolunacaktır.

Maddenin 2. fıkrasında ise memuriyet statüsünün hem para cezası, hem de hürriyeti bağlayıcı ceza yönünden, cezayı arttırıcı bir durum olduğu kabul edilmiştir.

Her iki fıkra birlikte değerlendirildiğinde, failin statüsünün, 1. fıkradaki halde yalnız hürriyeti bağlayıcı ceza yönünden ağırlaştırıcı sebep olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Eğer maddenin 1. fıkrasında yalnızca adli para cezası veya hürriyeti bağlayıcı ceza ya da her ikisi birlikte verildiğinde üst sınırı geçmemek üzere yarısı miktarında arttırılacağı kastedilseydi, ilgili maddede belirtilen cezaların üst sınırı geçmemek üzere yarısı miktarında arttırılarak hükmolunacağının belirtilmesi yeterli olurdu.

Yasa koyucu 4926 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ile mülga 1918 sayılı Kanunun 41. maddesine paralel bir düzenleme yaparak anılan maddeyi korumak istemiş, ancak burada kişilerin görevleri örnek olarak sayılmayarak sadece ‘meslek, sanat ve görevlerinin verdiği kolaylıklardan yararlanmak suretiyle bu Kanunda yazılı fiilleri işleyenler’ ibaresi ile daha genel ve objektif kavramlar kullanılmak suretiyle, sadece hürriyeti bağlayıcı ceza verildiğinde, bu cezada arttırım yapılmasını amaçlamıştır.

Burada korunmak istenen kamu yararı suçu işlerken meslek, sanat ve görevlerinin verdiği kolaylıklardan faydalananların fiili gerçekleştirmeleri daha kolay olduğundan, bunun engellenmek istenmesidir. Bu nedenle maddede suçun nitelikli hali düzenlenmiş, ancak suçun memur olmayanlar tarafından işlenmesi halinde sadece hürriyeti bağlayıcı cezada arttırım yapılması öngörülmüştür.

Yukarıda açıklandığı üzere sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedil¬me¬diğinden 4926 sayılı Yasanın 8. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı” görüşüyle, Özel Daire bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlen¬dirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Suç tarihinde kullandığı araçla Irak’tan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Habur Sınır Kapısına gelen sanığın aracında yapılan aramada, kaçak içki ve sigara ele geçirilmesi nedeniyle yerel mahkeme tarafından 4926 sayılı Yasanın 3/a-2. maddesi yollamasıyla 4/a-2, 4/3 ve 4/4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 2513 Lira adli para cezası ile cezalan¬dırılmasına ve sanık hakkında özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükmedilmediğinden aynı Yasanın 8. madde¬sinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, katılan ve sanık müdafiinin temyizi üze¬rine dosyayı inceleyen Özel Dairece,

“maddede adli para cezaları ile hürriyeti bağlayıcı ceza arasında bir ayrım getirilmediği” gerekçesiyle anılan maddenin uygulanma¬ması isabetsiz bulunarak yerel mahkeme hükmü bozulmuş, Yargıtay C. Başsavcılığınca, “madde¬deki düzen¬le¬me nedeniyle sadece hürriyeti bağlayıcı cezada arttırım yapılması gerektiği buna karşın para cezalarının arttırılamayacağından yerel mahkeme uygulamasının isabetli olduğu” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.

Görüldüğü gibi Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasında ortaya çıkan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığa 4926 sayılı Yasanın 3/a-2 ve 4/a-2. maddeleri uyarınca verilen adli para cezasının aynı Yasanın 8. maddesi uyarınca yarı oranında arttırılmasının gerekip gerekme¬diğinin belirlenmesine ilişkindir.

4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasası’nın “Mesleğin verdiği kolaylıktan yarar¬lanma” başlıklı 8. maddesi;

“Meslek, sanat ve görevlerinin verdiği kolaylıktan yararlanmak suretiyle bu Kanunda suç sayılan fiilleri kendi namına işleyenler hakkında ilgili maddelerde belirtilen ağır para cezaları ile üst sınırı geçmemek üzere hürriyeti bağlayıcı cezaya yarısı miktarında artırılarak hükmolunur.

Kaçakçılık suçlarının, memurlar tarafından işlenmesi durumunda ilgili maddelerde yazılı olan cezalar yarısı oranında artırılarak hükmolunur” şeklindedir.

Bu düzenleme mülga 1918 sayılı Yasanın 41. maddesinin.

“Posta sürücüleri, kaptan¬lar, gemi adamları vesair kara, deniz, nehir ve havada nakliyat yapan şahıs veya idare veya şirketlerin memur ve adamları; han, otel, kahvehane, meyhane, gazino, ticaret ve alış veriş yapılan hususi evler vesair umumi yerlerin müdür ve sahipleri meslek ve sanat ve vazifelerinin verdiği kolaylıktan istifade ederek birinci maddede yazılı kaçakçılığı münferiden işledikleri takdirde, haklarında 25 inci maddenin ikinci fıkrasında.

27 nci maddenin 1 ve 2 nci fıkralarında belirtilen şekilde ika eyledikleri takdirde, 27 nci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı para cezasından başka terettüp eyleyecek hürriyeti bağlayıcı cezaya, yüksek haddi geçmemek üzere yarısı zammolunarak hükmedilir” biçimindeki düzenlemeden açıkça farklı olduğundan, 4926 sayılı Yasanın 8. maddesinin, 1918 sayılı Yasanın 41. maddesine benzer şekilde uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.

4926 sayılı Yasanın 8. maddesinin 1. fıkrasında, mesleklerinin verdiği kolaylıktan ya¬rar¬lanarak 4926 sayılı Yasada düzenlenmiş bulunan suçları işleyen kişiler hakkında hükm¬olunan cezaların yarı oranında arttırılması öngörülmüş, ancak para cezalarında artırım yapılırken herhangi bir kısıtlama getirmeyen yasa koyucu özgürlüğü bağlayıcı cezalarda yasa maddesinde gösterilen üst sınırın aşılmaması kaydıyla yarı oranında artırım yapılabileceği esasını kabul etmiştir. Yasanın bu açık düzenlemesi karşısında, hükmedilen para cezalarının arttırılamaması gerektiğinin ileri sürülmesi olanaklı değildir.

Bu nedenle, 4926 sayılı Yasanın 8/1. maddesine yanlış anlam vererek sanığa hükmet¬tiği para cezasını yarı oranında arttırmayan yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar veren Özel Daire kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu itibarla Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2010 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2010/159, K. 2010/214, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2010/159
Karar No
2010/214
Tarih
26 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/160 K.2010/203
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/161 K.2010/8485
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/161 K.2010/191
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/163 K.2010/13540
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/163 K.2010/211
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/164 K.2010/193

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.