İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/226 K.2011/10

Ceza Genel Kurulu 2010/16HD-226 E. , 2011/10 K.

Esas2010/226Karar2011/10Tarih1 Şubat 2011Okuma5 dk · 938 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2010/226
Karar No
2011/10
Karar tarihi
1 Şubat 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

938 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2010/16HD-226 E. , 2011/10 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname : 2010/127521 Yargıtay Dairesi : 16. Hukuk Dairesi Mahkemesi : BURSA 5. İcra Ceza Günü : 11.02.2010 Sayısı : 789-50

Müşteki vekilinin 09.05.2008 tarihli dilekçesi ile sanığın 2004 sayılı İİY’nın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada, sanığın beraatına ilişkin, Bursa 5. İcra Ceza Mahkemesince verilen 27.11.2008 gün ve 3169-5343 sayılı hüküm müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 06.07.2009 gün ve 3423-4953 sayı ile;

“Müşteki vekili 23.05.2008 havale tarihli şikâyet dilekçesinde, takip dayanağı olarak Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2007/4353 esas sayılı dosyasını bildirmesine karşın getirtilen bu dosyada alacaklısının Yapı ve Kredi Bankası, borçlusunun ise H.K. olduğu anlaşılmakla, takip dosyası numarasının hatalı olarak bildirilip bildirilmediği araştırılarak; bildirilmiş ise asıl takip dosyasını bildirmesi için makul bir süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri yerine beraatine karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmuştur.

Yerel mahkemece 11.02.2010 gün ve 789-50 sayı ile;

“Gerek bozma öncesi yargılama süreci içerisinde, gerek müşteki vekilinin temyiz dilekçesinde, gerekse de bozmadan sonra yapılan yargılama sürecinin hiçbir aşamasında müşteki vekilince icra dosya numarasının hatalı olduğu beyan edilmemiştir. Mahkememizce icra dosya numarasının hatalı olduğu yolunda hiçbir iddia ve talep olmamasına rağmen bu yolda araştırma yapmanın sanık aleyhine uygulama oluşturacağı” gerekçesiyle ilk hükmünde direnilmiştir.

Bu hükmün de, müşteki vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının “bozma” istekli 02.11.2010 gün ve 127521 sayılı tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın 2004 sayılı İİY’nın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada beraatine karar verilen somut olayda; Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; şikâyet dilekçesinde bildirilen icra dosyasının yargılama konusu olayla ilgisinin bulunmadığının anlaşılması halinde mahkemece bu konuda araştırma yapılmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Müşteki vekilinin 09.05.2008 tarihli dilekçesi ile sanık R.A.’nın müşteki bankaya olan borcundan dolayı Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2007/4353 esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, sanığın adresinde 02.05.2007 günü menkul malların haczedildiğini, ancak haczedilen menkul malların kaçırılması nedeniyle satışının yapılamadığını ileri sürerek sanığın İcra ve İflas Yasası’nın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmasını talep ettiği, dilekçede delil olarak “Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2007/4353 esas sayılı dosyası ve her türlü delilin” gösterildiği anlaşılmaktadır.

Yerel mahkemece şikâyet dilekçesi üzerine duruşmaya hazırlık tutanağı ile Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2007/4353 esas sayılı dosyasının getirtildiği, bu dosyanın yargılama ile ilgisinin bulunmadığı, alacaklısının Yapı ve Kredi Bankası, borçlusunun ise H.K.olduğu, 27.11.2008 tarihinde yapılan ilk oturumda saptanmış, yerel mahkemece hazır bulunan müşteki vekilinden bu konuda açıklama yapması yönünde bir istemde bulunulmamıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun başta 13.02.2007 gün ve 16-28 sayılı olmak üzere birçok kararında da vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCY’nda, cürüm-kabahat ayrımına son verilmesi üzerine, bu sistem ve yaptırım değişikliğinin zorunlu sonucu olarak, özel yasalardaki yaptırım sisteminin de 5237 sayılı Yasaya uyarlanması amacıyla 5252 sayılı Yasanın 7. maddesi ile yasalarda, yaptırımı hafif hapis ve hafif para cezası olarak öngörülen eylemler ve buna bağlı olarak İcra ve İflas Yasası’nda yaptırımı hafif hapis olarak öngörülen eylemler idari para cezasını gerektiren kabahatlere dönüştürülmüştür.

Ancak, bu genel uyarlama hükmünün yetersiz olduğunu gören yasa koyucu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa ile İcra ve İflas Yasasının 16. bab kapsamındaki fiilleri ikili bir ayrıma tabi tutarak, bir kısım eylemleri suç olarak, diğer bir kısım eylemleri ise kabahat olarak düzenlemiştir. Bir kısım suçların re’sen takibi öngörülmüş, diğer bir kısım suçların takibi ise şikâyet koşuluna bağlanmıştır. Bu husus suç tanımının yer aldığı maddelerde, “Bu suçlar alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur”, “alacaklının şikâyeti üzerine”, “ilgilinin şikâyeti üzerine”, “zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine” ibareleriyle açıkça belirtilmiştir.

Bu düzenlemelere karşın İcra ve İflas Yasası’nın, bu yasadaki suçlara ilişkin muhakeme usulünü düzenleyen maddelerde, başta 349. maddesi olmak üzere köklü değişiklikler yapılmadığından, bu yasada öngörülen şikâyete bağlı suçlar açısından kendine özgü muhakeme usulü yeni dönemde de uygulanmak zorundadır. Yasanın “Tahkikat” başlıklı 351. maddesinde de; “Şikâyetçi dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu delillerle bağlıdır” şeklinde özel bir usul hükmü yeralmaktadır.

İcra ve İflas Yasasında kendine özgü bir yargılama sistemi öngörülmüş olması, bu yasada düzenlenen suçlara ilişkin yapılan yargılama işlemlerinin ceza yargılaması faaliyeti olmadığı anlamına gelmemektedir. Bu yasada aksine kısıtlayıcı hüküm bulunmadığı hallerde ceza yargılamasının “usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda, somut gerçeğin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde kesin olarak saptanması” amacı ve “adaletin tam olarak gerçekleşmesi için, öne sürülen ve olaya ışık tutabilecek nitelikteki tüm yasal kanıtların araştırılıp tartışılması” zorunluluğu, İİY’da düzenlenen suçlara ilişkin yapılan yargılamalarda da aynen geçerlidir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

İnceleme konusu somut olayda, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesinde numarasını bildirdiği ve getirtilerek dosya arasına konulan icra takip dosyanın yargılama konusu olayla ilgisinin bulunmadığı hususu belirtilerek, oturumda hazır olan müşteki vekiline açıklama yapması ve gerekirse araştırma yaparak varsa doğru dosya numarasını bildirmesi fırsatının yerel mahkemece verilmediği görülmektedir.

Müşteki vekilinin şikâyet dilekçesinde, sanık hakkında müşteki bankaya olan borcu nedeniyle icra takibi yapıldığını ve hatta tarihini de göstermek suretiyle sanığın dilekçede gösterilen adresindeki menkul malların haczedildiğini belirterek icra müdürlüğünü ve icra takip dosyası numarasını bildirdiğine göre, delil olarak icra takip dosyasının gösterilmediğinden söz edilemez.

Şikâyet dilekçesinde kanıt olarak gösterilen icra takip dosyasının numarasının veya icra müdürlüğünün isminin veya bir yerde kurulmuş bulunan icra müdürlüklerinin numarasının hatalı bildirilmiş olması halinde, bu hatanın giderilmesine yönelik olarak asıl icra takip dosyası numarasının veya icra müdürlüğü adının veya numarasının bildirilmesi yeni delil bildirme kapsamında değerlendirilemez.

Aksine, mutlaka araştırılarak açıklığa kavuşturulması gereken böyle bir durumda yerel mahkeme tarafından, müşteki vekiline makul bir süre verilerek yargılama konusu yapılan asıl icra takip dosyasının bildirilmesi sağlanmalıdır.

Bu itibarla yerel mahkeme direnme hükmünde isabet bulunmadığından bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Bursa 5. İcra Ceza Mahkemesinin 11.02.2010 gün ve 789-50 sayılı direnme hükmünün BOZULMASINA, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.02.2011 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2010/226, K. 2011/10, 1 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2010/226
Karar No
2011/10
Tarih
1 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/227 K.2011/417
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/227 K.2011/1152
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/228 K.2011/1153
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/229 K.2011/1179
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/229 K.2011/289
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/230 K.2011/1180

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.