İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/134 K.2011/152

Ceza Genel Kurulu 2011/9-134 E. , 2011/152 K.

Esas2011/134Karar2011/152Tarih28 Haziran 2011Okuma6 dk · 1.147 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/134
Karar No
2011/152
Karar tarihi
28 Haziran 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.147 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2011/9-134 E. , 2011/152 K.

"İçtihat Metni" İtirazname: 2011/183853 Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi : KIRŞEHİR 2. Asliye Ceza Günü : 15.03.2007 Sayısı : 436-58

Taksirle ölüme neden olma suçundan sanık M. R. Bingöl’ün, 5237 sayılı TCY'nın 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.03.2007 gün 436-58 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 31.01.2011 gün ve 3810-569 sayı ile;

“Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yerin ilavesi mümkün görülmüş; suçun ‘taksirle ölüme neden olma’ yerine ‘taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma’ olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Taksirle işlenen suçlarda uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle bozulmasına, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün hak yoksunluklarını düzenleyen beşinci bendinin hükümden çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunun hükmün düzeltilerek onanmasına” karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 11.05.2011 gün ve 183853 sayı ile;

“…Yüksek Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanık müdafii 15.03.2007 tarihli duruşmada sanığın lehine olan tüm haklardan yararlandırılması talebinde bulunduğu halde, hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilip çevrilmemesine ilişkin mahkemesince bir değerlendirme yapılmamasının yasaya aykırı olduğu noktasındadır.

5237 sayılı TCK’nun 50. maddesinin 1. fıkrasına göre kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, aynı fıkrada 6 bent halinde sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebilmektedir.

Yine aynı maddenin 4. fıkrasında ise, ‘Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa, bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde 1. fıkranın (a) bendine göre adli para cezasına çevrilebilir’ hükmü düzenlenmiştir.

Buna göre, sanık müdafii 15.03.2007 tarihli duruşmada sanığın lehine olan tüm haklardan yararlan¬dırılması talebinde bulunduğu halde, hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilip çevrilmemesine ilişkin mahkemesince bir değerlendirme yapılmamasının yasaya aykırı olduğu” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, suçun sübutu, nitelendirilmesi ve eylemde bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı konularında Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, sanık müdafiinin “sanığın lehe olan tüm haklardan yararlandırılması” isteminin, taksirle ölüme neden olma suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının para cezasına çevrilip çevrilmeyeceği hususunda değerlendirme yapılmasını gerektirip gerektirmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Yargılama aşamasında sanık müdafiinin 15.10.2007 günlü oturumda “sanığın lehe olan tüm haklardan yararlandırılması” isteminde bulunduğu,

Yerel mahkemece sanığın taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan 5237 sayılı TCY’nın 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu,

Ayrıca, “Sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

5237 sayılı Yasanın 51. maddesi gereğince sanığa verilen cezanın ertelenmesi halinde ilerde bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından cezasının ertelenmesine yer olmadığına” ve hak yoksunluğuna karar verildiği, hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilip çevrilmeyeceği hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği,

Anlaşılmaktadır.

5237 sayılı TCY’nın “kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50. maddesinde, “1-) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;

a) Adlî para cezasına,… çevrilebilir.

(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.

(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.

(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir hâlinde uygulanmaz…” hükmü yer almaktadır.

Maddenin 4. fıkrasındaki düzenlemeye göre, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa, bu ceza, diğer koşulların varlığı hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilecektir. Ancak, bilinçli taksir hâlinde bu hüküm uygulanamayacaktır.

Ayrıntıları 07.06.1976 gün ve 4/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi, cezanın doğrudan doğruya sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören kişiselleştirme kurumudur.

5237 sayılı Yasanın 50. maddesinin gerekçesinde, “...Kişi gördüğü eğitim, yaşadığı sosyal çevre, psişik ve ahlaki eğilimleri itibarıyla tesadüfi suçlu özelliği taşıyabilir. Bu kişilerin mahkûm oldukları cezanı infaz kurumunda çektirilmesi toplum barışı açısından bir zorunluluk göstermeyebilir...” denilmek suretiyle koşullarının oluşması halinde hapis cezasına mahkûm olan kişinin infaz kurumuna girmesini önleyecek seçenek yaptırımlara hükmedilebileceği açıklanmıştır. Yasa koyucu taksirli suçlarda özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi hususunda bir sınırlama da getirmemiş, sanık lehine hareketle ceza uzun süreli de olsa paraya çevrilebileceğini kabul etmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Taksirle işlenen suçtan verilecek olan hapis cezasının uzun süreli de olsa paraya çevrilmesine yasal bir engel bulunmaması ve sanık müdafiinin 15.03.2007 günlü oturumda sanığın lehe olan haklardan yararlandırılması isteminde bulunması karşısında, yerel mahkemece hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının para cezasına çevrilip çevrilmeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılmaması yasaya aykırıdır.

Diğer taraftan, Özel Daire düzeltilerek onama kararında da belirtildiği üzere, yerel mahkeme hükmünde, taksirle işlenen suçlarda uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verildiği ve gerekçeli kararın başında suç yerinin yazılmayıp, "taksirle ölüme neden olma" olan suç adının "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" olarak yanlış yazıldığı görülmektedir.

Bu nedenlerle, sanık müdafiinin “lehe olan tüm haklardan yararlandırılması” istemi nedeniyle, hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının para cezasına çevrilip çevrilmeyeceği hususunda olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme içermeyen yerel mahkeme hükmü ile bu hükmün yalnızca 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesi uygulaması yönünden düzeltilmek suretiyle onanmasına ilişkin Özel Daire kararı isabetli bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire düzelterek onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.01.2011 gün ve 3810-569 sayılı düzelterek onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2007 gün ve 436-58 sayılı hükmünün,

a-) Suçun işlendiği yerin gerekçeli kararın başında gösterilmemesi,

b-) Suç adının gerekçeli karar başında yanlış yazılması,

c-) Sanık müdafiinin “lehe olan tüm haklardan yararlandırılması” istemi nedeniyle, hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilmeyeceği hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,

d-) Taksirle işlenen suçlarda uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,

İsabetsizliklerinden BOZULMASINA,

4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2011 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/134, K. 2011/152, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/134
Karar No
2011/152
Tarih
28 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2011/135 K.2011/365
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/135 K.2011/140
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/136 K.2011/8936
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2011/136 K.2011/366
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2011/137 K.2011/367
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2011/138 K.2011/368

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.