İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/401 K.2012/39

Ceza Genel Kurulu 2011/2-401 E. , 2012/39 K.

Esas2011/401Karar2012/39Tarih14 Şubat 2012Okuma6 dk · 1.204 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/401
Karar No
2012/39
Karar tarihi
14 Şubat 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.204 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2011/2-401 E. , 2012/39 K.

YASA YOLU BILDIRIMI

BAŞVURU ŞEKLI

TEMYIZ SÜRESI

ESKI HALE GETIRME

CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 310

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 264

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 232

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 231

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 40

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 34

"İçtihat Metni"

ÖZET

YASA YOLU BİLDİRİMİNDE SADECE BAŞVURU ŞEKLİNİN GÖSTERİLMEMİŞ OLMASI “YASA YOLU SÜRESİNİN” İŞLEMEYE BAŞLAMA­SINI ENGELLEMEYECEK, BU DURUMDA, BAŞVURU ŞEKLİ GÖSTERİLMEMİŞ VEYA YANLIŞ GÖSTERİLMİŞ OLSA DAHİ TEMYİZ SÜRELERİ İŞLEYECEK VE SÜREDEN SONRA YAPILAN TEMYİZ BAŞVURUSU KABUL EDİLMEYECEKTİR.

Hırsızlık suçundan sanık Ayşenur’un 5237 sayılı TCY’nin 141/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasa’nın 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ilişkin, (Malatya Birinci Asliye Ceza Mahkemesi)’nce verilen 21.11.2007 gün ve 146-1020 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Altıncı Ceza Dai­resi’nin 05.05.2011 gün ve 26115-6517 sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Yargıtay İkinci Ceza Dairesi’nce 27.09.2011 gün ve 19407-34715 sayı ile;

“Sanığın yokluğunda verilen ve 17.12.2007 tarihinde tebliğ edilen hük­mü 1412 sayılı CMUK’nın 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakta ise de;

Kararda, kanun yoluna başvuru şekli ve mercii belirtilmediğinden sa­nığın temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasa’nın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bu­lunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 31.10.2011 gün ve 73482 sayı ile;

“...Sanığın yokluğunda verilen hükümde başvurulacak kanun yoluna ilişkin bildirimin ‘sanığın ve katılanın yokluğunda, katılan vekilinin yüzüne karşı... tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere’ şeklinde yapıldığı, kararın sanığa 17.12.2007 tarihinde tebliğ edildiği, sanık tarafından da 25.12.2007 tarihinde temyiz edildiği anlaşıl­maktadır.

Halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi uyarınca, yoklukta verilmiş olan karara yönelik temyiz isteminin tebliğden itibaren bir hafta içerisinde yapılması gerekmekte olup, sanık 17.12.2007 tarihinde tebliğ olunan karara karşı bir haftalık süreden sonra 25.12.2007 tarihinde temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Kararda başvurulacak kanun yollarına ilişkin bil­dirimde başvuru şekli ve merciinin belirtilmemiş olması nedeniyle bildirimin eksik olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilirse de, sadece başvuru şeklinin ve merciinin gösterilmemiş olması ‘Kanun yolu süresinin’ işlemeye başlamasını engellemez.

Bu durumda başvuru şekli gösterilmemiş veya yanlış gösterilmiş olsa dahi temyiz süreleri işler ve süreden sonra yapılan başvurusunun kabul edilmemesi gerekir.

Belirtilen sürede yanlış mercie, yanlış şekilde başvurulması halinde bu yanılma, 5271 sayılı CMUK’nın 264. maddesi kapsamında değer­lendirileceğinden başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacaktır” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve temyiz isteminin reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığı’na gönderilmekle, Ceza Genel Kuru­lu’nca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Ku­rulu’nca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yerel mahkeme hükmünün yasa yolu bildiriminde eksiklik olup olmadığı ve buna bağlı olarak temyiz isteminin süresinde olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğine göre;

21.11.2007 tarihli oturumda sanığın yokluğunda verilen kararın yasa yolu bildiriminin; “...sanığın ve katılanın yokluğunda, katılan vekilinin yüzüne karşı C.Savcısı Muhittin’in iştiraki ile isteme uygun olarak tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere...” şeklinde olduğu,

17.12.2007 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli kararın sanık tarafından, 25.12.2007 tarihinde temyiz edildiği,

Temyizin son günü olan 24.12.2007 gününün herhangi bir resmi tatile rastlamadığı,

Anlaşılmaktadır.

1412 sayılı CYUY’nin 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 310. maddesinde, yüze karşı verilen kararlarda temyiz isteminin hükmün tefhiminden itibaren bir hafta içinde hükmü veren mah­kemeye verilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine yapılacak beyanla olacağı, bu takdirde beyanın tutanağa geçirilerek hakime tasdik ettirileceği, yoklukta verilen kararlarda ise temyiz süresinin tebliğle başlayacağı belirtilmiştir.

5271 sayılı CYY’nin 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde ise, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, başvurunun yapılacağı merci, yöntemi ve başvuru süresinin hiçbir duraksamaya yer vermeksizin açıkça belirtileceği hükümlerine yer verilmiş olup, bu hükümlere aykırılık anılan Yasa’nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni oluşturacaktır.

Bu bildirimlerdeki temel amaç sujelerin başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması, bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engel­lenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.

5271 sayılı CYY’nin 264. maddesinde ise kabul edilebilir bir yasa yolu başvurusunda yasa yolunun veya mercide yanılgının, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, bu halde başvurunun yapıldığı merciince, başvurunun derhal görevli ve yetkili mercie gönderilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kural olarak temyiz istemi süresinde verilen dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla hükmü veren mahkemeye yapılacaktır.

Ancak süresinde olması koşuluyla, dilekçenin hükmü veren mahkeme dışındaki bir mahkemeye verilmesi veya istemde bulunulması ya da haklı nedenlerin varlığı halinde C.Savcılığı’na ya da bir başka mercie istemde bulunulması temyiz istemini geçersiz kılmayacak, bu durum mercide yanılgı kapsamında değerlendirilebilecek, dilekçenin verildiği veya istemin yapıldığı mercii tarafından istem veya dilekçe mahkemesine gönderilecektir.

Yine aynı şekilde istemin temyiz yerine itiraz olarak belirtilmiş olması da bu kapsamda değerlendirilerek, başvuru sahibinin hakları korunacak, sürenin bildirilmemesi veya yanılgılı bildirilmesi halinde bunun ilgili taraf açısından bir yanılgı oluşturarak bir hakkın kullanılmasını engellemesi durumunda açıklamalı davetiye ile bu hususun tebliğinden sonra süreler işlemeye başlayacak, böy­lece olası hak kayıpları önlenecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Tarafların yokluğunda verilen ve yasa yolu bildiriminde başvuru şekline ilişkin bir açıklama bulunmayan hükmün sanığa 17.12.2007 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, 25.12.2007 günü temyiz edildiği anlaşılmaktadır.

1412 sayılı CYUY’nin, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 310. maddesi uyarınca, yoklukta verilmiş olan karara yönelik temyiz isteminin tebliğden itibaren bir hafta içerisinde yapılması gerekmekte olup, sanık 17.12.2007 günü tebliğ olunan karara karşı bir haftalık süreden sonra 25.12.2007 günü temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Her ne kadar kararda, başvuru şeklinin belirtilmemiş olması nedeniyle yasa yolu bildiriminin eksik olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilir ise de, sadece başvuru şeklinin gösterilmemiş olması “yasa yolu süresinin” işlemeye baş­lamasını engellemeyecek, bu durumda, başvuru şekli gösterilmemiş veya yanlış gösterilmiş olsa dahi temyiz süreleri işleyecek ve süreden sonra yapılan temyiz başvurusu kabul edilmeyecektir.

Zira, belirtilen sürede yanlış mercie, yanlış şekilde bir başvuruda bulunulması halinde bu yanılma, 5271 sayılı CYY’nin 264. maddesi kap­samında değerlendirileceğinden başvuranın hakları ortadan kalkmayacaktır.

Bu itibarla, haklı nedene dayanan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının ka­bulü ile Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve sanığın yasal süreden sonra yaptığı temyiz isteminin 1412 sayılı CYUY’nin, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılamayan üç Genel Kurul Üyesi ise; “Sanığın temyiz isteminin süresinde kabul edilmesi ve Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddi gerektiği” görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

S o n u ç: Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay İkinci Ceza Dairesi’nin 27.09.2011 gün ve 19407-34715 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

3- Sanığın yasal süreden sonra gerçekleşen temyiz inceleme isteminin 1412 sayılı CYUY’nin, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi uyarınca halen yü­rürlükte bulunan 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 14.02.2012 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/401, K. 2012/39, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yasa Yolu Bıldırımı
  4. Başvuru Şeklı
  5. Temyız Süresı
  6. Eskı Hale Getırme
  7. Özet
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/401
Karar No
2012/39
Tarih
14 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/402 K.2012/1307
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/404 K.2012/2183
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/421 K.2012/34
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/422 K.2012/2877
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/430 K.2012/1024
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/431 K.2012/1025

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.