İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/50 K.2011/67

Ceza Genel Kurulu 2011/6-50 E. , 2011/67 K.

Esas2011/50Karar2011/67Tarih26 Nisan 2011Okuma5 dk · 944 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/50
Karar No
2011/67
Karar tarihi
26 Nisan 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

944 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2011/6-50 E. , 2011/67 K.

"İçtihat Metni"

İtirazname: 2008/215946

Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi

Mahkemesi : İZMİR 3. Çocuk

Günü : 10.04.2008

Sayısı : 788-282

Hırsızlık suçundan sanık Ş. E.’nin, 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b ve 31/3. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, İzmir 3. Çocuk Mahkemesince verilen 10.04.2008 gün ve 788-282 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 25.01.2011 gün ve 27234-502 sayı ile;

“5237 sayılı TCY’nın 66/1. maddesinde, sanığa yüklenen ve eylemlerine uyan anılan Yasanın 142/1-b maddesinin gerektirdiği suç için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre de 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşürülmesi gerektiği gözetildiğinde 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, sanığın sorgusunun yapıldığı 07.07.2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık Ş.E. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine” karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.02.2011 gün ve 215946 sayı ile;

“Yüksek 6. Ceza Dairesi ile Cumhuriyet Başsavcılığımız arasındaki uyuşmazlık davada zamanaşımının sona erip ermediğine ilişkindir.

Bilindiği üzere 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesinin uygulanması halinde suç, maddedeki cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesi uyarınca 10 yıllık asli, 104/2. maddesi uyarınca da 15 yıllık kesintili zamanaşımına tabidir.

5237 sayılı Kanun’da ise zamanaşımı yönünden farklı süreler öngörülmüş, çocuklar için lehe hükümler getirilmiştir.

Somut olaya gelince;

Sanık Ş. E.suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisindedir. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesinin uygulanmış olması karşısında, asli zamanaşımı süresi aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddesine göre 5 yıl 4 ay, kesintili zamanaşımı süresi de 67/4. maddesine göre 8 yıldır.

Sanığın sorgusunun yapıldığı 07.07.2005 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başka bir işlem olan mahkûmiyet hükmü verildiğine, göre inceleme tarihinde 5 yıl 4 aylık zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin Yüksek 6. Ceza Dairesinin ilamının yerinde olmadığı” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurularak Özel Dairenin düşme kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

İnceleme sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.

Sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b ve 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

İnceleme konusu olayda; sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmesi üzerine, Özel Dairece, sanığın sorgusunun yapıldığı tarihten inceleme tarihine kadar 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle düşme kararı verilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın “dava zamanaşımı” başlıklı 66. maddesinde, yasalarda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Zamanaşımını kesen sebepler ise aynı Yasa’nın 67. maddesinde sayılmıştır.

Buna göre;

Bir suçla ilgili olarak;

a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,

b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,

c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,

d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,

Halinde, dava zamanaşımı kesilecektir.

Zamanaşımını kesen bir sebebin bulunması halinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Yasada belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.

Ceza Genel Kurulunun 23.01.2007 gün ve 254-5 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay, re’sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar vermek zorundadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesindeki suçun, 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasını gerektirmesi nedeniyle, aynı Yasanın 102/3. maddesi uyarınca 10 yıllık olağan ve 104/2. maddesine göre de 15 yıllık kesintili zamanaşımına tabi olduğu,

Sanık hakkında lehe hükümler içeren 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçun, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını gerektirmesi nedeniyle, aynı Yasa’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan ve 67/4. maddesine göre de 12 yıllık kesintili zamanaşımına tabi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, 5237 sayılı TCY’nın 66/2. maddesinde, fiili işlediği sırada 15-18 yaş grubunda bulunan sanıklar hakkında sürenin üçte ikisinin geçmesiyle dava zamanaşımının gerçekleşeceği düzenlendiğinden; suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda bulunan sanık Ş.E. hakkında, 5237 sayılı TCY hükümlerine göre atılı suçun 5 yıl 4 aylık olağan ve 8 yıllık kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu görülmektedir.

İncelenen dosya içeriğine göre, 09.06.2003 tarihinde işlendiği iddia olunan hırsızlık suçundan 25.06.2003 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, sanığın mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak 07.07.2005 günlü oturumda sorgusunun yapıldığı ve hakkında 10.04.2008 tarihinde mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 67. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendine göre, zamanaşımını kesen en son işlem sanığın sorgusu olmayıp, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüdür. 10.04.2008 günlü mahkûmiyet hükmü ile 25.01.2011 günlü Özel Daire inceleme kararı arasında 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı gerçekleşmediği gibi, 09.06.2003 olan suç tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar da 8 yıllık kesintili zamanaşımı da dolmamış bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; dava zamanaşımını kesen son işlemin 10.04.2008 tarihinde verilen mahkûmiyet hükmü olduğunun belirlendiği olayda, Özel Dairece düşme kararının verildiği 25.01.2011 tarihi itibarıyla, 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının gerçekleşmediği sabittir.

Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire kararının kaldırılmasına, esasa yönelik olarak inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.01.2011 gün ve 27234-502 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, temyiz incelemesi yapılabilmesi için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2011 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/50, K. 2011/67, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2011/50
Karar No
2011/67
Tarih
26 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/50 K.2011/231
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/51 K.2011/6843
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/51 K.2011/5815
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/52 K.2011/4400
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/52 K.2011/221
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/53 K.2011/6865

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.