İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1261 K.2012/1844

Ceza Genel Kurulu 2012/9-1261 E. , 2012/1844 K. HAKSIZ TUTUKLAMA SONUCU UĞRANILMIŞ OLAN ZARARIN TAZMİNİNE İLİŞKİN TAZMİNAT DAVASININ TEMYİZ EDİLEBİLİRLİĞİ HAKSIZ TUTUKLAMA SONUCU UĞRANILMIŞ OLAN ZARARIN TAZMİNİNE İLİŞKİN TAZMİNAT DAVASINDA TEMYİZ SINIRI

Esas2012/1261Karar2012/1844Tarih11 Aralık 2012Okuma6 dk · 1.151 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1261
Karar No
2012/1844
Karar tarihi
11 Aralık 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.151 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/9-1261 E. , 2012/1844 K. HAKSIZ TUTUKLAMA SONUCU UĞRANILMIŞ OLAN ZARARIN TAZMİNİNE İLİŞKİN TAZMİNAT DAVASININ TEMYİZ EDİLEBİLİRLİĞİ HAKSIZ TUTUKLAMA SONUCU UĞRANILMIŞ OLAN ZARARIN TAZMİNİNE İLİŞKİN TAZMİNAT DAVASINDA TEMYİZ SINIRI

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 427

CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 305

KANUN DIŞI YAKALANAN VEYA TUTUKLANAN KİMSELERE TAZMİNAT VERİLMESİ HAKKINDA KANUN (MÜLGA) (466) Madde 3

KANUN DIŞI YAKALANAN VEYA TUTUKLANAN KİMSELERE TAZMİNAT VERİLMESİ HAKKINDA KANUN (MÜLGA) (466) Madde 1

KANUN DIŞI YAKALANAN VEYA TUTUKLANAN KİMSELERE TAZMİNAT VERİLMESİ HAKKINDA KANUN (MÜLGA) (466) Madde 2

"İçtihat Metni"Davacının haksız tutuklanma sonucu uğramış olduğu zarar nedeniyle yasal faizi ile birlikte 3.000 Lira maddi ve 3.000 Lira manevi tazminatın davalı hazineden tahsiline yönelik isteminin kısmen kabulü ile, 5,54 Lira maddi ve 265 Lira manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin, Hakkari Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.04.2007 gün ve 276-73 sayılı hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 04.03.2010 gün ve 21420 – 2728 sayı ile;

“Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.03.2000 gün ve 2000/8-44-48 sayılı kararı da gözetilerek; tazminat istemine ilişkin dava, beraat kararının kesinleştiği tarihten uzun bir süre geçtikten sonra açıldığı; davacının bu uzun süre içinde hakkındaki hükmün kesinleştiğini bilmediğinden söz edilmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, bu durumda davanın 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olamayacağı gözetilmeden davanın süre yönünden reddi yerine kabulüne karar verilmesi,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 25.05.2010 gün ve 176-176 sayı ile;

“…Davaya konu kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edilmemiş olması nedeniyle 466 sayılı Kanunun 2/1. maddesi uyarınca 3 aylık yasal süresinde açıldığının kabulü gerektiği..." gerekçesiyle direnerek, ilk hükümdeki gibi karar vermiştir.

Bu hükmün de davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2012 gün ve 299113 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay 12. Ceza Dairesine, Özel Dairece de 27.06.2012 gün ve 14716-16079 sayılı tevdi kararıyla Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 466 sayılı Kanun hükümleri uyarınca açılmış bulunan tazminat davasının, Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasında ön görülen üç aylık süre içinde açılıp açılmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, öncelikle koruma tedbirlerinden kaynaklanan tazminat istemlerinin kabulü veya reddine ilişkin kararların temyizi halinde, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanamayacağı ve buna bağlı olarak da hükmün temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığı değerlendirilmelidir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Davacı vekilinin 30.11.2006 tarihli dilekçeyle, müvekkilinin Diyarbakır 2 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandığı davada beraat ettiğini ve bu kararın kesinleştiğini, müvekkilinin 25.06.1996-11.07.2006 tarihleri arasında tutuklu kaldığını belirterek 466 sayılı Kanun hükümlerine göre yasal faiziyle birlikte 3.000 Lira maddi, 3.000 Lira manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunduğu,

Yerel mahkemece istemin kısmen kabulü ile 5,54 Lira maddi ve 265 Lira manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verildiği,

Hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, “davanın süresinden sonra açıldığından reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulduğu, yerel mahkemece ilk hükümde direnildiği ve direnme hükmünün yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edildiği,

Anlaşılmaktadır.

Haksız ve hukuka aykırı olarak yakalanan veya tutuklanan kimselere tazminat ödenmesi esası, ülkemizde ilk kez 1961 Anayasası’nda düzenlenmiş ve 30. maddesinde, yakalama ve tutuklamanın hangi hallerde söz konusu olacağı açıklandıktan sonra maddenin son fıkrasında; “Bu esaslar dışında işleme tâbi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar kanuna göre Devletçe ödenir” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda 466 sayılı “Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun” 1964 yılında kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.

Anılan Kanunun 1. maddesinde; tazminat verilmesini gerektiren kanun dışı yakalama ve tutuklama halleri, bir başka deyişle öngörülen tazminatın hangi durumlarda istenebileceği yedi bent halinde gösterilmiştir. Bunlardan ilk beş bentte, kurallara uyulmamasından kaynaklanan yasa ve yöntem dışı yakalamalar ile tutuklamalar, takip eden iki bentte ise, başlangıçta kurallara uyulmakla birlikte sonradan ortaya çıkan sonuç bakımından haksız bir görünüme bürünen yakalama ve tutuklamalar tazminat nedeni olarak öngörülmüştür.

Kanunun 2. maddesinde dava açmaya ilişkin şartlar ve yöntem açıklanarak, bu davalara bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlendirilmiş, 3. maddesinde de tazminat davalarının incelenmesi ve mahkemece karara bağlanması süreç ve yöntemi, olağan ceza ve medeni yargılama yöntemlerinden farklı biçimde düzenlenmiş, ayrıca mahkemenin kararı aleyhine tebliğ tarihinden başlayarak bir hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir.

466 sayılı Kanunda mahkeme kararının bir hafta içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş, ancak haksız tutuklamaya ilişkin tazminat davası sonunda verilen kararlardan hangilerinin kesin nitelikte oldukları gösterilmemiştir. Anılan Kanunda bu hususu düzenleyen bir kural bulunmaması, mahkemelerin haksız tutuklamaya ilişkin verdikleri tüm kararların herhangi bir sınırlamaya tâbi tutulmaksızın temyiz edilebileceği anlamına gelmemektedir. Ceza Genel Kurulu’nun 09.02.1981 tarih ve 443-33 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında da vurgulandığı üzere, 466 sayılı Kanuna göre açılan bu dava, ceza ve hukuk davalarındaki usûl kurallarını karma biçimde içeren özel bir dava olduğundan, 466 sayılı Kanundaki boşluklar, Ceza ve Hukuk Muhakemeleri Kanunlarındaki hükümlere göre doldurulmalıdır.

1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 305. maddesinde, ceza mahkemelerinden verilen hükümlerin temyiz edilebileceği belirtilmektedir. Maddede sözü edilen hükümler, 5271 sayılı CMK’nun 223. maddesinde sayılan ve ancak bir ceza muhakemesine özgü olan beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbiri, davanın reddi, düşme ve adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararlarıdır.

Yine CMUK’nun 305. maddesinde, temyiz edilemeyecek olan hükümler de belirlenmiş, bunlarla ilgili ölçütler ise, para cezası miktarına göre saptanmıştır. Dolayısıyla ancak bir ceza hükmünde esas alınabilecek olan bu kıstas, şahsî hakka ilişkin bir talep üzerine verilen kararlar bakımından uygulanabilir nitelikte değildir.

O bakımdan, haksız tutuklamaya ilişkin tazminat davasında verilen kararların temyizi halinde, sözü edilen boşluğun, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesi uygulanmak suretiyle doldurulması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında hükmün temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığı değerlendirildiğinde;

466 sayılı Kanuna ilişkin tazminat isteminin yerel mahkemece kabul edilen kısmı olan 5,54 Lira maddi ve 265 Lira manevi tazminatın, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, 5236 sayılı Kanunla bu kanuna eklenen Geçici 2, 3 ve Ek 4. ile 6100 sayılı Kanunun Geçici 1. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 427. maddesine göre 2010 yılı için belirlenen 1.430 Liralık miktarın altında kalması ve hükmün yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, hükmün kesin ve temyiz edilemez nitelikte olduğu açıktır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 15.05.2012 gün ve 319-195, 10.04.2012 gün ve 327-147 ile 14.02.2006 gün ve 29-22 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmüne yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ve 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Davalı vekilinin temyiz isteminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ve 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2012 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1261, K. 2012/1844, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1261
Karar No
2012/1844
Tarih
11 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/1262 K.2012/21975
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/1262 K.2012/7617
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/1263 K.2012/22749
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/1263 K.2012/7820
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/1265 K.2012/45980
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/1265 K.2012/21971

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.