İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1295 K.2013/36

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 147

Esas2012/1295Karar2013/36Tarih5 Şubat 2013Okuma5 dk · 1.094 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2012/1295 E., 2013/36 K.·İddianame Okunmadan Ve Yasal Hakları Hatırlatılmadan Sanığın Sorgusunun Yapılması Uyuşturucu Madde Ticareti

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.094 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 147

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 176

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 191

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 193

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 54

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 63

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 188

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 198

"İçtihat Metni" Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık L.. D..'ın 5237 sayılı TCK'nun 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.03.2010 gün ve 446-119 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 20.09.2011 gün ve 2410-55122 sayı ile;

“23.03.2010 tarihli oturumda, sanığa iddianame okunup yasal hakları hatırlatılmadan sorgusu yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 191/3-b ve 147. maddelerine aykırı davranılması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 06.12.2011 gün ve 478-467 sayı ile;

“...Hakkında yakalama kararı verilen sanığın Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/222 Değişik İş sayılı 27.02.2010 tarihli oturumunda yasal hakları hatırlatılarak ve mahkememizin talimat müzekkeresi ekindeki iddianame okunarak sorgusunun yapılmış olduğu, bu nedenle CMK’nun 191/3-b ve 147. maddelerindeki usul gereğinin yerine getirilmiş olduğu, bu yönden herhangi bir eksiklik bulunmadığı" gerekçesiyle direnerek ilk hükümdeki gibi karar vermiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2012 gün ve 35046 sayılı “düzeltilerek onama” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa iddianame okunup yasal hakları hatırlatılmadan sorgusu yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 191/3-b ve 147. maddelerine aykırı davranılıp davranılmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden.

Adana C.Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin yerel mahkemece kabul edilmesinden sonra firari olan sanık hakkında 30.10.2010 tarihli tensip tutanağıyla 5271 sayılı CMK'nun 98. maddesi uyarınca yakalama kararı çıkarıldığı, 27.02.2011 tarihinde yakalandığında nöbetçi mahkeme olan Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince yakalama kararına ekli iddianamenin okunarak sanığa yüklenen suçlamanın anlatılıp, CMK'nun 191/3-c ve 147. maddesindeki haklarının hatırlatıldığı,

sanığın yasal haklarını anladığını beyan ederek iddianamede açıklanan olay hakkında savunma yaptığı, yerel mahkemece de tutuklu sanığın hazır olduğu ve ilk hükmün verildiği 23.03.2010 tarihli oturumda sanığın savunmasının alındığından söz edilerek sanığın kimliğinin tespit edilmediği, iddianamenin okunmadığı ve haklarının hatırlatılmadığı, ancak sanığın müsnet suça ilişkin savunmasının alınarak hüküm kurulduğu, bozmadan sonra ise müdafii huzurunda duruşmada sanığa CMK'nun 147. maddesindeki hakları anlatılarak bozmaya karşı diyeceklerinin sorulduğu anlaşılmaktadır.

5271 sayılı CMK'nun "İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması" başlıklı 176. maddesinde; "(1) İddianame, çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur.

(2) Tutuklu olmayan sanığa tebliğ olunacak çağrı kâğıdına mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği yazılır.

(3) Tutuklu sanığın çağrılması duruşma gününün tebliği suretiyle yapılır. Sanıktan duruşmada kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağı ve bulunacaksa neden ibaret olduğunu bildirmesi istenir; müdafii de sanıkla birlikte davet olunur. Bu işlem, tutuklunun bulunduğu ceza infaz kurumunda cezaevi kâtibi veya bu işle görevlendirilen personel yanına getirilerek tutanak tutulmak suretiyle yapılır.

(4) Yukarıdaki fıkralar gereğince, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir" şeklinde iddianame ve duruşma gününün sanığa tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta sürenin bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı kanunun 190/2. maddesindeki; "176 ncı maddede belirlenen süreye uyulmamış ise duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğu sanığa hatırlatılır" hükmü gereğince de, bu süreye uyulmaması halinde savunmasının alınmasından önce sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı olduğunun hatırlatılması zorunluluğu getirilmiştir.

CMK'nun "Duruşmanın başlaması" başlıklı 193. maddesinin 3. fıkrasında yer alan;

"Duruşmada, sırasıyla;

a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır,

b) İddianame veya iddianame yerine geçen belge okunur,

c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147 nci maddede belirtilen diğer hakları bildirilir,

d) Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılır" biçimindeki düzenlemeyle de, kendisine aynı kanunun 176. maddesi uyarınca duruşma gününden bir hafta önce iddianamenin tebliğ edilmesi gereken sanığın sorgusu yapılmadan iddianamenin okunarak yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147. maddede belirtilen diğer haklarının bildirilmesi gereklidir. Bu yöntem uygulandıktan sonra sanık savunma yapmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılmalıdır.

Diğer taraftan CMK’nun 196/2. maddesinde; “sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir” denilmek suretiyle kanun koyucu belirli ağırlıkta olan suçlarda sanıkların sorgularının mutlaka yargılamayı yapan mahkeme huzurunda yapılmasını öngörmüş ve bu suçlarda sanığın savunmasının talimat yoluyla alınmasını engellemiştir.

Sanığa müsnet uyuşturucu madde ticareti suçuna TCK’nun 188/3 maddesinde 5 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüş olup bu suçlarda sanıkların bizzat mahkeme huzurunda savunmalarının alınmaları gerekmektedir. Bu düzenlemeye göre usulüne uygun olarak alınsa ve hatta sanık buna rıza gösterse bile talimat yoluyla alınan savunma bu suç açısından kanunun aradığı anlamda bir savunma olmayacaktır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Yerel mahkeme tarafından 23.03.2010 tarihli oturumda, sanığa iddianame okunup yasal hakları hatırlatılmadan sorgusu yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 191/3-b ve 147. maddelerine aykırı davranılmış ise de, hakkında tensip tutanağı ile CMK’nun 98. maddesi uyarınca yakalama kararı çıkarılmış olan sanığın, 27.02.2012 tarihinde yakalandığında nöbetçi mahkeme huzuruna çıkarılarak kendisine iddianame okunup, diğer yasal hakları hatırlatılmak suretiyle savunmasının alınması, bu savunmasında iddianamede anlatılan müsnet suça ilişkin açıklamada bulunması,

yakalandığında çıkarıldığı nöbetçi mahkemede kendisine iddianame tebliğ edilip, CMK'nun 176/4. maddesinde belirtilen bir haftalık süre geçtikten sonra 23.03.2010 tarihinde de iddanamedeki suçlama doğrultusunda mahkeme huzurunda savunma yapması, bozmadan sonra da müdafii huzurunda CMK'nun 147. maddesi gereğince kanuni hakları hatırlatılarak bozmaya karşı beyanlarının alınmış olması karşısında bu aykırılığın giderildiği, iddianamede atılı suçla ilgili olarak sanığa savunma yapabilmesi imkanının tanındığı anlaşıldığından savunma hakkının kısıtlanmadığının kabulü gerekir.

Bu itibarla, yerel mahkeme kararındaki direnme gerekçelerinin isabetli olduğuna ve dosyanın esasının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Genel Kurul Başkanı ve sekiz Genel Kurul Üyesi; "Sanığa atfedilen suç nedeniyle talimat yoluyla savunmasının alınmasının usul hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden, nöbetçi mahkeme huzurundaki savunmanın yasal anlamda bir sorgu olmadığı, sanığın yerel mahkeme tarafından 5271 sayılı CMK'nun 191/3-b ve 147. maddelerine uygun olarak savunmasının alınmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle isabetsiz olan yerel mahkeme direnme hükmünün bozulması gerektiği" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2011 gün ve 478-467 sayılı direnme hükmündeki gerekçenin İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Dosyanın, hükmün esasının incelenmesi için Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2013 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1295, K. 2013/36, 5 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1295
Karar No
2013/36
Tarih
5 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1296 K.2013/70
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/1299 K.2013/1043
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1299 K.2013/69
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/1301 K.2013/2781
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/1303 K.2013/2782
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1304 K.2013/2017

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.