İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1340 K.2013/368

Ceza Genel Kurulu 2012/7-1340 E. , 2013/368 K.

Esas2012/1340Karar2013/368Tarih17 Eylül 2013Okuma7 dk · 1.339 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1340
Karar No
2013/368
Karar tarihi
17 Eylül 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.339 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/7-1340 E. , 2013/368 K.

ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞME KARARININ TEMYİZ EDİLEBİLİRLİĞİ

YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (6217) Madde 26

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 272

YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (6217) Madde 23

CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 305

"İçtihat Metni"Sanığın 1918 sayılı Kaçakçılık Kanununa aykırılık suçundan aynı kanunun 25/2 ve 33/son maddeleri uyarınca 5.292.300 Lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu CD’lerin müsaderesine ilişkin, Ankara 1. Çocuk Mahkemesince verilen 27.03.2003 gün ve 413-107 sayılı hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, hükmün infazı aşamasında 4926 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle infazda tereddüt oluştuğundan bahisle mahkemesinden yeniden karar verilmesinin talep edilmesi üzerine yeniden yargılama yapan Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 16.04.2008 gün ve 413-107 sayı ile; dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesi uyarınca düşürülmesine ve suça konu CD’lerin müsaderesine karar verilmiştir.

Hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 23.06.2011 gün ve 13320-8405 sayı ile;

"Kararın niteliğine, sanığa atılı suça uygulanabilecek para cezasının miktarına ve müsaderesine karar verilen dava konusu eşyaların değerine göre 21.07.2004 gün 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ile değişik HUMK'nun 427 ve 1412 sayılı CMUK'nun 305/2 maddesi gereğince hükmün temyizi kabil olmadığından, katılan vekilinin temyiz talebinin aynı yasanın 317. maddesi uyarınca reddine" oyçokluğuyla karar verilmiş, Daire üyesi M. Öztürk; "CMUK'nun 305. maddesindeki açıklık karşısında, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin kararın, verilebilecek cezanın miktarına bakılmaksızın temyiz edilebilir olduğunu düşündüğümden sayın çokluğun kararına katılmamaktayım" görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 21.10.2011 gün ve 121608 sayı ile;

"...Sanık hakkında verilen zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırma kararı ve müsadere kanun yolu açısından hükümdür ve temyiz incelemesine tabi olduğu açıktır. Bununla birlikte 1412 sayılı Yasanın 305/1. maddesinin açıklığı ve 5271 sayılı Yasanın 223. mddesinin hükmün kesinliği açısından zamanaşımı sebebiyle bir sınırlama getirmemiş olması karşılığında, miktarına bakılmaksızın tüm zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırma hükümlerinin de esasına girilerek bir inceleme yapılması gerektiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Dairenin temyiz isteminin reddi kararının kaldırılırak, hükmün esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 7. Ceza Dairesince 11.10.2012 gün ve 22551-25485 sayı ile, itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; tazmini nitelikte adli para cezasını gerektiren kaçakçılık suçundan verilen "zamanaşımı nedeniyle düşme ve suça konu kaçak eşyanın zoralımı" kararının temyizinin mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 305. maddesi; "Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümleri hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur.

1. İkimilyar liraya kadar ( ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,

2. Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,

3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz.

Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343 üncü madde hükümleri dairesinde Yargıtaya başvurulabilir" şeklinde düzenlenmiş olup, maddenin 2. fıkrasının 1. bendi Anayasa Mahkemesinin 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 23.07.2009 gün ve 65–114 sayılı kararı ile iptal edilmiş,

14.04.2011 gün ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 23. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde "hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere,

sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı" şeklinde değişiklik yapılmış ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile de 5320 sayılı Kanununa "bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz" şeklinde Geçici 2. madde eklenmiştir.

1412 sayılı CMUK'nun 305. maddesinin açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere ceza mahkemesince verilen hükümler temyiz kanunyoluna tabi olup, hükümler ise, 5271 sayılı CMK'nun 223. maddesinde; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi, davanın düşmesi ve adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları şeklinde belirtilmiştir.

1412 sayılı Kanunun 305. maddesi uyarınca, 5271 sayılı Kanunun 223. maddesinde belirtilen hükümlerden birinin verildiği ahvalde, kural olarak bu kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolu temyizdir.

Ancak, kanun koyucu hüküm olmasına karşın bir kısım kararların kesin olduğunu belirtmek suretiyle de bu hükümlere karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağını, yalnızca kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğini yine aynı maddede belirtmiş ve bunları da;

1- 07.10.2010 tarihine kadar iki bin liraya kadar (iki bin lira dahil), 14.04.2011 tarihinden sonra ise yalnızca doğrudan hükmolunan üç bin liraya kadar (üç bin lira dahil) para cezalarına dair olan mahkumiyet hükümleri,

2 - Yukarı sınırı on bin lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,

3 - Bu kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler,

Olarak sınırlandırmıştır.

Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, 07.10.2010 tarihine kadar iki bin liraya kadar (iki bin lira dahil), 14.04.2011 tarihinden sonra ise yalnızca doğrudan hükmolunan üç bin liraya kadar (üç bin lira dahil) para cezalarına dair olan mahkumiyet hükümleri ile yukarı sınırı on bin lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu belirtilen hükümlerin temyiz yeteneği bulunmamaktadır.

Görüldüğü üzere, hükümlere karşı temyiz yoluna başvurulması esas, kesinlik nedeniyle başvurulamaması ise istisnayı oluşturmaktadır.

Nitekim uyuşmazlık uygulamada da birçok yargı kararına konu olmuş;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.05.2008 gün 64-107 sayılı kararında; iki milyar liraya kadar (iki milyar dâhil) para cezalarına dair olan mahkûmiyet hükümleri ile yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu belirtilen hükümlerin temyiz yeteneğinin bulunmadığı,

CGK’nun 28.11.1983 gün 265-385 sayılı kararında; ehliyetin geri alınması cezasının 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesinde temyizi kabil olmayan hükümler arasında sayılmaması nedeniyle Yargıtay denetimine tabi olduğu,

CGK’nun 05.02.1990 gün 367-6 sayılı kararında ise, ön ödeme nedeniyle verilen düşme kararlarının ön ödeme miktarının kesinlik sınırında bulunmaması halinde temyiz edilebileceği vurgulanmıştır.

Diğer taraftan 01.07.1942 gün ve 25-42 sayılı İBK’nda kaçakçılık suçlarında müsadere edilen eşyanın değeri dikkate alınmak suretiyle, kesin olan hükümlerin zoralım kararına bağlı olarak temyiz edilebilecekleri belirtilmiştir.

Öğretide de, iki bin liraya kadar mahkûmiyet ve üst sınırı on bin lira adli para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümlerinin kesin olduğu belirtilmiş, ancak kesinlik sınırı ile ilgili olarak 5271 sayılı Kanunun 223. maddesinde sayılan diğer hükümler yönünden herhangi bir görüş serdedilmemiştir.

Kunter-Yenisey; Ceza Muhakemesi Hukuku isimli eserlerinin 11. ve müteakip basılarında "sonuçta ceza verilmediği için aynı düzeyde olan ceza davasının düşmesi kararı ile benzeri kararların da beraat kararı gibi kesin olarak verilebilmeleri yorumla kabul edilmelidir" şeklinde görüş belirtmişler ise de, 1412 sayılı Kanunun 305. maddesindeki açık düzenleme karşısında bu görüşe katılmak mümkün değildir.

Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

1412 sayılı Kanunun 305. maddesi uyarınca kesin olan hükümler, 07.10.2010 tarihine kadar iki bin liraya kadar (iki bin lira dahil), 14.04.2011 tarihinden sonra ise yalnızca doğrudan hükmolunan üç bin liraya kadar (üç bin lira dahil) para cezalarına dair olan mahkumiyet hükümleri ile üst sınırı on bin lira para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat kararlarıyla sınırlı olup, 5271 sayılı Kanunun 223. maddesinde belirtilen diğer hükümler yönünden herhangi bir sınırlama getirilmemiş olduğundan, düşme kararının da beraat veya mahkûmiyet hükmüne kıyasen kesin olarak verilebilmesinin kabulü 1412 sayılı Kanunun 305. maddesine açıkça aykırılık oluşturacaktır.

Bu nedenle, Özel Dairenin yerel mahkemenin dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararının kesin olduğu gerekçesiyle vermiş olduğu temyiz isteminin reddi kararı isabetsizdir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Dairenin temyiz isteminin reddi kararının kaldırılmasına, hükmün esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Genel Kurul Üyesi; itirazın reddi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.06.2011 gün ve 13320-8405 sayılı temyiz isteminin reddi kararının KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, hükmün esasının incelenmesi için Yargıtay 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2013 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1340, K. 2013/368, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Kararının Temyiz Edilebilirliği
  4. Türk Milleti Adına
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1340
Karar No
2013/368
Tarih
17 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1342 K.2013/366
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1346 K.2013/380
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1349 K.2013/388
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1359 K.2013/365
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1377 K.2013/382
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/1379 K.2013/9112

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.