İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1445 K.2013/54

Ceza Genel Kurulu 2012/11-1445 E. , 2013/54 K.

Esas2012/1445Karar2013/54Tarih12 Şubat 2013Okuma6 dk · 1.160 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1445
Karar No
2013/54
Karar tarihi
12 Şubat 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.160 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/11-1445 E. , 2013/54 K.

SAHTECİLİK SUÇU

SUÇ TARİHİ

SEÇİMLİK HAREKETLİ SUÇ

KAZANILMIŞ HAKKIN KORUNACAĞI İLKESİ

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 204

TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 80

TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 350

"İçtihat Metni"Sahtecilik suçundan sanık E. Albayrak'ın 765 sayılı TCK’nun 350/3 ve 80. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.09.2007 gün ve 190-398 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 22.02.2012 gün ve 421-2031 ile;

"gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin suça konu sahte belgelerden nüfus cüzdanının en son kullanıldığı tarih olan 25.09.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür" açıklaması ve eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 204/1 ve 43. maddelerine uyduğu, cezanın alt sınırdan tayin olunması halinde dahi cezanın 2 yılın üzerinde olacağı eleştirisine yer verilmek suretiyle onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.04.2012 gün ve 6342 sayı ile;

“....Yargıtay 11. Ceza Dairesi ilgili kararında, sanığın sahte belge düzenlemesi eylemiyle ilgili olarak suç tarihinin 25.09.2005 olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Suç tarihinin 25.09.2005 tarihi olarak kabulü gerektiği kabul edildiği takdirde, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCY hükümleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekeceği halde, yazılı şekilde yerel mahkemenin kararının onanması yasaya aykırılık oluşturmaktadır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılması ve hükmün bozulması talebinde bulunmuştur.

5271 sayılı CMK’nun 308. maddesi uyarınca dosyanın gönderildiği Yargıtay 11. Ceza Dairesince 10.09.2012 gün ve 22294-14566 sayı ile itirazın yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilen ve suçun sübutuna yönelik bir uyuşmazlık bulunmayan olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, aleyhe temyiz bulunmayan davada Özel Dairece suç tarihinin 25.09.2005 olduğunun tespiti halinde 765 sayılı TCK uyarınca kurulan mahkumiyet hükmünün eleştiri ile onanmasının mı, yoksa kazanılmış hak gözetilerek bozulmasının mı gerektiğinin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Sanığın, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak H.Demir isimli şahsın kimlik bilgilerini içeren nüfus cüzdanı talep belgesi ile 28.06.2004 tarihinde Bornova Nüfus Müdürlüğüne müracaat ederek I09-692573 seri numaralı nüfus cüzdanını, daha sonra da bu nüfus cüzdanıyla 29.06.2004 tarihinde Bornova Emniyet Müdürlüğüne başvurarak 0-291550 seri numaralı pasaportu aldığı,

02.07.2004 tarihinde bu sahte pasaport ve nüfus cüzdanını kullanarak İzmir Adnan Menderes havalimanından yurtdışına çıktığı, 24.10.2005 tarihinde ise sınırdışı edilerek geldiği İstanbul Atatürk havalimanından I09-692573 seri numaralı nüfus cüzdanını ibraz ederek pasaportsuz yurda giriş yaptığı, Pasaport Kontrol Büro Amirliği görevlilerince sanığın durumu incelendiğinde ve yapılan mülakat sonucunda başkasına ait bilgilerle nüfus cüzdanı ve pasaport alarak yurtdışına çıkış yaptığının ve gerçek kimliğinin A. ve M. oğlu, 1967 doğumlu E. Albayrak olduğunun tespit edildiği,

suça konu nüfus cüzdanı aslının sanıktan ele geçirildiği ve dosya arasında bulunduğu, pasaportun ise bulunamadığı,

İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü ekspertiz ve Adli Tıp Uzmanı bilirkişi raporlarına göre nüfus cüzdanında ve nüfus cüzdanı talep belgesi ile pasaport istek formunda silinti, kazıntı veya ilave yoluyla tahrifat yapıldığını gösterir herhangi bir bulguya rastlanılmadığının belirlendiği, sanık hakkında başkası adına sahte nüfus cüzdanı ve pasaport çıkartarak kullandığı iddiası ile kamu davası açıldığı,

yerel mahkemece suç tarihinin 1 Haziran 2005'ten önce olduğu ve sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 350/3 ve 80. maddelerine uyduğu kabul edilerek anılan maddeler uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, sanığın aşamalarda Halil Demir adına nüfus cüzdanı ve pasaport düzenletip yurt dışına çıktığını, yurt dışında pasaportu yırttığını ve 24.10.2005 tarihinde yakalanıp sınırdışı edildiğini savunduğu,

Anlaşılmaktadır.

Nüfus cüzdanı ve pasaportlar gerek 765 sayılı TCK, gerekse 5237 sayılı TCK uygulaması bakımından “resmi” nitelikteki belgelerden olup, bunlar üzerinde yapılan sahtecilik fiilleri 765 sayılı TCK’nun 350 ve 5237 sayılı TCK’nun ise 204. maddesinde yaptırım altına alınmıştır.

Buna göre 765 sayılı TCK’nun 350. maddesi uyarınca; “hüviyet cüzdanlarını, nüfus tezkerelerini, pasaportları ve ruhsatnameleri taklid edenler veya bunların yazılarını değiştirenler; bu gibi sahih vesikaları kimlere ita kılınmış ise onlardan başkasına veya diğer bir mekân ve zamanda verilmiş gibi göstermek maksadile değiştirenler yahut bunların sıhhat ve itibarı için lâzım gelen tasdik muamelesini ve matlûb olan şartlarını sahte olarak ifa kılınmış gibi gösterenler ve böyle taklid edilmiş veya değiştirilmiş nüfus tezkere ve hüviyet cüzdanı ve pasaport ve ruhsatnameleri kullanan ve kullanmak maksadı ile başkalarına teslim ve ita eyleyenler”

bir yıldan üç yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesi uyarınca da; “bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan” kişiler iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları öngörülmüştür.

Görüldüğü üzere hem 765 sayılı TCK hem de 5237 sayılı TCK’nda nüfus cüzdanı ve pasaportlarda sahtecilik “seçimlik hareketli” bir suç olarak düzenlenmiştir.

Seçimlik hareketli suçlar, suçun kanuni tanımında gösterilen alternatifli hareketlerden herhangi birisinin işlenmesi ile tamamlanabilen suçlardır. Seçimlik hareketlerin tamamının işlenmesi şart olmayıp, bir tanesinin işlenmesi suçun oluşması için yeterlidir. Seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi birlikte işlenmiş olsa dahi tek suç oluşacak, ancak bu durum TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde göz önünde tutulabilecektir. Seçimlik hareketlerden birisi tamamlanmış ise diğeri teşebbüs aşamasında kalsa dahi suç tamamlanmış kabul edilecektir. Bu suçlarda, suç tarihi en son seçimlik hareketin yapıldığı tarih olup dava zamanaşımı da bu tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.

Suç hangi kanunun yürürlüğü zamanında işlenmişse, kural olarak o kanunun hükümlerine tâbidir. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Buna karşılık yeni kanun zamanında işlenen suçlara eski kanun hükmünün, lehe de olsa uygulanması mümkün değildir. (Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler, Ankara, 2012, s. 66; )

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığın sahte belgelerle müracaat ederek H.

Demir adına nüfus cüzdanı ve pasaport düzenlettiği, sahte pasaportla yurt dışına çıktığı ve sahte nüfus cüzdanı kullanarak da yurda giriş yaptığı göz önüne alındığında; "resmi belgede sahtecilik" suçunun nüfus cüzdanının en son kullanıldığı 25.10.2005 tarihinde tamamlandığı ve sanık hakkında bu tarih itibari ile yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, mülga 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca uygulama yapılması kanuna aykırıdır.

Aleyhe temyiz bulunmasa ve sanığın lehine hükümler içerse dahi mülga bir kanunun, yürürlükten kalkmasından sonra işlenen bir suça uygulanması mümkün değildir. Aleyhe temyiz bulunmaması halinde ise 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibari ile sanığın kazanılmış hakkının korunacağı ilkesine bağlı kalınarak, ceza süresi yönünden aleyhe hüküm kurulamayacağı kabul edilmelidir.

Bu itibarla, haklı nedene dayanan itirazın kabulü ile Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22.02.2012 gün ve 421-2031 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3- İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2007 gün ve 190-398 sayılı hükmünün, suç tarihi yanlış belirlenerek 5237 sayılı TCK yerine mülga 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca uygulama yapılması isabetsizliğinden, ceza miktarı yönünden 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak şartıyla BOZULMASINA,

4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2013 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1445, K. 2013/54, 12 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Sahtecilik Suçu
  4. Suç Tarihi
  5. Seçimlik Hareketli Suç
  6. Kazanılmış Hakkın Korunacağı İlkesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Ceza Genel Kurulu Kararı
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1445
Karar No
2013/54
Tarih
12 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/1448 K.2013/1585
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1449 K.2013/1858
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1453 K.2013/2070
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1455 K.2013/2078
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/1456 K.2013/4035
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1456 K.2013/1874

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.