İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/187 K.2012/1837

Ceza Genel Kurulu 2012/7-187 E. , 2012/1837 K.

Esas2012/187Karar2012/1837Tarih4 Aralık 2012Okuma6 dk · 1.256 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/187
Karar No
2012/1837
Karar tarihi
4 Aralık 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.256 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/7-187 E. , 2012/1837 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname :2011/315519 Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi Mahkemesi : ŞİŞLİ 1. Asliye Ceza Günü : 18.03.2010 Sayısı : 93-177

Kara para aklama suçundan sanıklar Ş.E.E. A. M.Y., E.Y. ve T. Ö.’ın beraatlarına, sanıklar C.Ç. ve M.Ç.ın ise dava zamanaşımı gerçekleştiğinden haklarındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin, Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2006 gün ve 1327-644 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 11.06.2007 gün ve 3308-4631 sayı ile; “... II- Müdahil vekilinin, sanıklar C.Ç., M.Ç. Ş. E.E. A. M.Y. E. Y.ve T.Ö. haklarındaki temyizine gelince;

Sanıklara atılı suçun, dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi itibariyle 10 yıl olduğuna dair 4208 sayılı Yasanın 8. maddesindeki düzenlemenin 5549 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırıldığı 18.10.2006 tarihinden önce, 01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 12/b maddesi ile 765 sayılı TCK’nun yürürlükten kaldırılıp, yerine 01.06.2005 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK’nun yürürlüğe girdiği cihetle, olayda dava zamanaşımı süresinin anılan Yasanın 66 ve 67. maddelerine göre belirleneceği ve bu durumda dava zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek,

iddianamenin dayanağı olan ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca düzenlendiği anlaşılan 12.09.2002 tarih ve 1057/104-3, R-20, R-6 sayılı İnceleme-Araştırma Raporunun aslı veya onaylı suretinin denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilerek incelenip sanıklar C.Ç. ve M.Ç.haklarında banka dolandırıcılığı suçundan TCK’nun 504. maddesine muhalefetleri nedeniyle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği de nazara alınarak, banka görevlisi olan sanıklar Ş.E.

E. A.M.Y.E.Y. ve T.Ö.’ın dava konusu paranın banka hakim hissedarları olan sanıklarca elde edilmesindeki bilgileri ve aldıkları kararlar itibariyle atılı suça konu eylemlere katılıp katılmadıkları yönünden, banka kredi sistemi ve kara para hususlarında uzmanlığı olan kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine yeniden inceleme yaptırılarak sonucuna göre sanıkların olaydaki fonksiyonlarına nazaran hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde sanıklar Ş.

E.E., A. M. Y., E. Y. ve T. Ö.’ın beraatlerine, sanıklar C.Ç. ve M.Ç. haklarındaki davanın da zamanaşımından bahisle ortadan kaldırılmasına hükmolunması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesi ise 30.07.2008 gün ve 881-934 sayı ile;

“TMSF tarafından İnterbank’a elkonma tarihi olan 07.01.1999 gününün suç tarihi olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu ve seçenekli olarak bakıldığında zamanaşımı süresinin;

765 sayılı TCK’na göre 08.07.2006 tarihinde,

4208 sayılı Yasaya göre 08.01.2009 tarihinde,

5237 sayılı TCK’na göre 08.01.2011 tarihinde dolacağı,

18.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5549 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 4208 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle sanıklar hakkında artık 4208 sayılı Yasanın zamanaşımına ilişkin hükmünün uygulanamayacağı,

Geride kalan 765 sayılı Yasa ile 5237 sayılı Yasa karşılaştırıldığında eski Yasanın sanıklar lehine olduğu” gerekçesiyle önceki hükmünde direndiğini belirtmiş, ancak herhangi bir hüküm kurmamıştır.

Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Ceza Genel Kurulunca 29.09.2009 gün ve 125-207 sayı ile;

"Özel Daire ile yerel mahkeme arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, kara para aklama suçunda sübutun ve zamanaşımı süresinin belirlenmesine ilişkin ise de, önceki hükümde direnilmesine karar vermekle yetinen yerel mahkemenin, hüküm fıkrasını yeniden kurma zorunluluğu bulunup bulunmadığı hususu, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak, öncelikle ele alınıp değerlendirilmiştir.

İncelenen dosya içeriğine göre; yerel mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada, ölen sanıklar hakkındaki ortadan kaldırma kararları Özel Dairece onanmasına rağmen, karar başlığında bu sanıklara da yer verilmek suretiyle önceki hükümde direnildiği belirtilmiş, ancak başkaca herhangi bir hüküm kurulmamıştır.

Yargıtay’ın duraksamasız uygulamalarına göre; bir hüküm, bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, yerel mahkemelerce direnme kararı verilirken, 5271 sayılı CYY’nın 230, 231, 232. maddelerine uygun yeni bir hüküm kurulması zorunlu olup, aksi hal 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 308. maddesi uyarınca, mutlak hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere, CYY’nın 230 ve 232. maddeleri uyarınca, aynı Yasanın 223. maddesine göre verilen hükmün ne olduğu hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli, bozulmakla tamamen ortadan kalkan ve infaz yeteneğini yitiren önceki hükme atıf yapılmasıyla yetinilmemeli, onandığı takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm verilmelidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.05.1998 gün ve 104-171 sayılı, 01.04.2008 gün ve 42-69 sayılı kararları da aynı mahiyettedir.

Somut olayda, Yerel Mahkemece, belirtilen ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, bozulmakla ortadan kalkan eski hükümde direnilmesine karar verildikten sonra, 5271 sayılı CYY’nın 230 ve 232. maddeleri uyarınca verilen kararın ne olduğu, hükümde bulunması zorunlu olan 'sonuç (hüküm)' kısmı eksik bırakılmıştır.

Bu itibarla direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usul yanılgısı nedeniyle bozulmasına ve katılan vekili tarafından, haklarındaki ortadan kaldırma kararı kesinleşen ölen sanıklar hakkında da temyiz başvurusu yapılmış ise de bu temyiz istemlerinin de reddine karar verilmelidir" gerekçesiyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesince ise 18.03.2010 gün ve 93-177 sayı ile, Ceza Genel Kurulu bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, 06.11.2006 gün ve 1327-644 sayılı ilk hükümde direnilmesine ve sanıklar Ş.E. E., A. M. Y. E.Y.ile T.Ö.'ın beraatına, sanıklar C. Ç. ve M.Ç.hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bu hükmün de katılan vekili tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının “bozma ve zamanaşımından düşme" istekli 31.01.2012 gün ve 315519 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Karapara aklama suçundan yerel mahkeme tarafından sanıklar Ş. E.E. A.M.Y. E. Y.ve T.Ö.’ın beraatlarına, sanıklar C.Ç.ve M.Ç..hakkında ise dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle haklarındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, katılan vekili tarafından temyiz edilen hüküm, Özel Dairece "eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak sanıklar hakkında hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.

Yerel mahkeme tarafından ilk hükümde direnilmesine karar verilmiş, katılan vekili tarafından temyiz edilen hüküm dosyayı inceleyen Ceza Genel Kurulunca, "usulüne uygun olarak infazı mümkün bir hüküm kurulmaması" nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.

Yerel mahkeme ise, önce Ceza Genel Kurulu’nun bozma kararına uymuş, sonrasında Özel Dairenin bozma kararına karşı direndiğini belirterek sanıklar hakkında aynı şekilde beraat ve zamanaşımından ortadan kaldırma kararı vermiştir.

Görüldüğü gibi Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; eksik araştırmaya dayalı olarak sanıklar Ş.E.E.A. M. Y. E.Y. ve T.Ö.’ın beraatlerine, sanıklar C.Ç. ve M.Ç.hakkındaki davaların da zamanaşımından düşmesine karar verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de, öncelikle Ceza Genel Kurulu kararına uyulmasına karar verildikten sonra önceki Özel Daire kararına karşı direnilmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Ceza Genel Kurulu’nun 27.03.2012 gün ve 80-126, 05.10.2010 gün ve 172-185, 11.07.2006 gün ve 152-185 ile 29.06.2004 gün ve 132-153 sayılı kararları başta olmak üzere uyum ve kararlılık gösteren içtihatları uyarınca; Ceza Genel Kurulunun bozma kararı ile direnme hükmü tümüyle ortadan kalkmış olup, yerel mahkeme artık yeni ve değişik bir karar vermekte serbesttir. Bozmaya uyularak verilen kararlar da yeni bir karar olup, hukuken direnme niteliğinde olmadığından, öncelikle Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir. Özel Dairece incelenmeyen bir hükmün doğrudan doğruya ve ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün değildir.

Özel Daire görüşü önceden belli olduğundan, tekrar dairece inceleme yapılmasının davayı gereksiz yere uzatacağı gibi bir görüş de ileri sürülemez. Zira, davaların uzamasını önlemek amacıyla da olsa, emredici usul kurallarının uygulanmasından vazgeçilemeyeceği gibi, Özel Daire görüşünde değişiklik olabilmesi de her zaman mümkündür.

Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun bozma kararına uyulduktan sonra verilen kararın yeniden ve doğrudan Ceza Genel Kurulunca incelenmesi, Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı direnilemeyeceğine ilişkin 1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326. maddesine aykırıdır. Doğrudan doğruya Ceza Genel Kurulunca inceleme yapılması, yerel mahkeme kararına direnme niteliği kazandıracak ve Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı yerel mahkemelerin direnme yetkisi olmadığına dair temel ilke zedelenecektir. Bu nedenlerle hukuken yeni olan bu kararın Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, dosyanın temyizen incelenmesi için, Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2012 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/187, K. 2012/1837, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/187
Karar No
2012/1837
Tarih
4 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/188 K.2012/28515
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/190 K.2012/19828
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/192 K.2012/36572
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/200 K.2012/39895
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/200 K.2012/31550
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/204 K.2012/18879

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.