İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu
Ceza Genel KuruluEsas: 2012/235Karar: 2012/1778Tarih: 18 Eylül 2012

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/235 K.2012/1778

Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

Ceza Genel Kurulu 2012/9-235 E. , 2012/1778 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname : 2010/294994 Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi : HAKKARİ Ağır Ceza Günü : 24.05.2010 Sayısı : 124-172 Davacının haksız tutuklanma sonucu uğramış olduğu zararlar nedeniyle yasal faizi ile birlikte 5.000 Lira maddi ve 10.000 Lira manevi tazminatın davalı hazineden tahsiline yönelik isteminin kısmen kabulü ile 34,41 Lira maddi ve 3.000 Lira manevi tazminatın dava tarihi olan 25.01.2006 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin, Hakkari Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.12.2006 gün ve 154-213 sayılı hükmün davacı vekili ve davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 01.02.2010 gün ve 13847-1314 sayı ile; “Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.03.2000 gün ve 44-48 sayılı kararı da gözetilerek, tazminat istemine ilişkin davanın, beraat kararının verildiği tarihten itibaren uzun bir süreden sonra açıldığı, davacı asilin bu süre içinde hakkındaki hükmün kesinleştiğini bilmediğinden söz edilmesinin yaşamın olağan akışına uygun bulunmadığı, bu durumda davanın 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olamayacağı anlaşılmakla, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden davanın kabulü ile tazminata hükmedilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 24.05.2010 gün ve 124-172 sayı ile; “Davacının, tazminat istemine esas teşkil eden yargılandığı Diyarbakır 4 nolu DGM'nin 995/393 esas, 1996/31 karar sayılı dosyasında ‘Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklarda bir kısmını devlet dairesinden ayırmaya matuf eylemde bulunmak’ suçunu işlemekten dolayı 05.06.1995 tarihinde göz altına alınıp 26.06.1995 tarihinde tutuklandığı, 25.12.1995 tarihinde tahliye edildiği, neticede bu davanın 12.02.1996 tarihinde beraat ile sonuçlandırıldığı, verilen bu kararın 19.06.1996 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edildiğine ilişkin incelenen dosyada herhangi bir kaydın bulunmadığı, ancak kesinleşmiş beraat kararının davacı vekili Av. T.E..'a 06.01.2006 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. …Dava açma süresinin kesinleşen kararın bizzat sanığa tebliği tarihinden başlayacağı dikkate alınarak Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır… Öncelikli sorun olarak, Yargıtay 9. CD'nin bozma ilamına uyma-direnme hususunda açıklanan gerekçelerle bozma kararına direnilmesine karar verilmiş olup; sonuç olarak bilirkişi raporunda anlatıldığı şekliyle davacı lehine tespit edilen miktarda maddi tazminat ile davacının ‘Yasadışı PKK terör örgütüne yardım ve yataklık’ suçundan yargılandığı, bu nedenle ağır hapis cezası tehdidi altında 203 gün süre ile tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda delil yetersizliğinden beraat ettiği, 203 gün süre ile tutuklu kalması dolayısıyla çektiği elem ve üzüntünün davacıyı manevi çöküntü içerisinde bırakıp bu şekilde zarara uğramasına sebebiyet vermiş olduğu anlaşıldığından, objektif bir kriter olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlarda gözetilmek sureti ile zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kuralları gözetilerek aşağıdaki miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir” gerekçeleriyle direnerek, ilk hükümdeki gibi karar vermiştir. Bu hükmün de davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2012 gün ve 294994 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 466 sayılı Yasaya göre tazminat istemine ilişkin davanın yasal süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya içeriğinden; devletin hakimiyeti altında bulunan toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf eylemde bulunma suçundan yargılanan davacının 05.06.1995 günü gözaltına alınarak 26.06.1995 tarihinde tutuklandığı, 25.12.1995 günü tahliye edildiği, Diyarbakır 4 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince 12.02.1996 tarihinde yüklenen suçtan beraatına karar verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleşen beraat kararının sanık müdafiine 06.01.2006 günü tebliğ edildiği, anılan kararın davacı ve vekili tarafından dava tarihinden önce öğrenildiğine ilişkin belge ve bilginin de dosya içinde bulunmadığı, incelemeye konu davanın ise 25.01.2006 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı CYY’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa’nın 18. maddesi ile 07.05.1964 gün ve 466 sayılı Yasa Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Yasa yürürlükten kaldırılmış ve 5271 sayılı Yasanın Yedinci Bölümünde, “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat” ana başlığı altında, 141 ilâ 144. maddelerinde, tazminat isteme koşulları ve sonuçları yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmiş ise de, 5320 sayılı Yasanın 6. maddesindeki; “(1) Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ilâ 144 üncü maddeleri hükümleri, 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanır. (2) Bu tarihten önceki işlemler hakkında ise, 07.05.1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur” hükmü uyarınca, 466 sayılı Yasa hükümlerinin 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleşen işlemler yönünden varlığını sürdürmelerine olanak sağlandığından, uyuşmazlık konusunun 466 sayılı Yasa hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. 15.05.1964 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 466 sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrasında, “1 nci maddede yazılı sebeplerle zarara uğrayanlar, kendilerine zarar veren işlemlerin yapılmasına esas olan iddialar sebebiyle haklarında açılan davalar sonunda verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde, ikametgahlarının bulunduğu mahal ağır ceza mahkemesine bir dilekçeyle başvurarak uğradıkları her türlü zararın tazminini isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesine ilişkin esasların ayrıntısına yer verilen Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 gün ve 256-57 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında da belirtildiği üzere, sanığın gerek yokluğunda gerekse yüzüne karşı hükmolunan beraat kararının kesinleşme şerhi ile birlikte ilgiliye tebliği zorunlu olup, 2. maddenin 1. fıkrasında belirtilen üç aylık dava açma süresi, 21.04.1975 gün ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, davacı hakkında açılan ve beraatle sonuçlanan ceza davasının kesinleştiğinin tebliği veya bu kesinleşmenin öğrenilmesinden itibaren başlamaktadır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen beraat kararı sanık müdafiine 06.01.2006 günü tebliğ edilmiş ve uyuşmazlık konusu dava, davacı vekili tarafından 25.01.2006 tarihinde açılmış olup, davacı ya da vekilinin beraat kararının kesinleştiğini tebliğ tarihinden önce öğrendiklerine ilişkin dosya içinde herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığından, tazminat istemine ilişkin davanın 466 sayılı Yasanın 2. maddesinde belirtilen 3 aylık yasal süre içinde açıldığının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davanın süresinde açıldığını kabul eden yerel mahkeme direnme kararı isabetli olup, hükmün esasının incelenmesi için dosyanın 2797 sayılı Yargıtay Yasasının 14.02.2011 gün ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6110 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik 14. maddesi uyarınca Dairelerin İş Bölümüne ilişkin olmak üzere Yargıtay Büyük Genel Kurulunca alınan 12.05.2011 gün ve 2011/1 sayılı karara göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarına bakmakla görevli Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; 1- Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2010 gün ve 124-172 sayılı direnme kararının İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Dosyanın, hükmün esasının incelenmesi için Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2012 günü yapılan müzakerede tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/235, K. 2012/1778, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Yargıtay
  • Daire: Ceza Genel Kurulu
  • Esas No: 2012/235
  • Karar No: 2012/1778
  • Tarih: 18 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/236 K.2012/19273
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/237 K.2012/16425
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/238 K.2012/6506
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/238 K.2012/635
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/238 K.2012/7841
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/238 K.2012/20059

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.