İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/405 K.2012/1802

Ceza Genel Kurulu 2012/1-405 E. , 2012/1802 K.

Esas2012/405Karar2012/1802Tarih9 Ekim 2012Okuma6 dk · 1.131 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/405
Karar No
2012/1802
Karar tarihi
9 Ekim 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.131 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/1-405 E. , 2012/1802 K.

KASTEN YARALAMA VE GENEL GÜVENLİĞİN KASTEN TEHLİKEYE SOKULMASI SUÇLARI

DAVASIZ YARGILAMA OLMAZ İLKESİ

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 35

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 81

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 225

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 170

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 29

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86

"İçtihat Metni"Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık M… hakkında açılan kamu davasında, eylemlerinin kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu kabul edilerek, sanığın 5237 sayılı TCY'nın 86/2, 86/3-e ve 29. maddeleri gereğince 506 Lira adli para cezası ve aynı Yasanın 170/1-c maddesi uyarınca da 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.06.2006 gün ve 105-209 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 04.03.2008 gün ve 2270-1620 sayı ile;

“1- Sanık hakkında mağdura yönelen etkili eylem suçundan verilen para cezasına ilişkin mahkumiyet kararı, 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin bu suça yönelen temyiz talebinin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine,

2- Korku panik yaratacak şekilde ateş etmek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,

İddianame anlatımı ve sevk maddelerinde korku panik yaratacak şekilde ateş etmek suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, ek iddianame temini ile yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde dava açılmadan mahkumiyetine karar verilmesi” isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 19.06.2008 gün ve 166-245 sayı ile;

“İddianamede av tüfeği ile ateş etme eyleminden dolayı sanık hakkında adam öldürmeye teşebbüs suçundan kamu davası açılmış, nitelik değiştiren eylemden dolayı sanığın TCK'nun 170/1-c maddesinden savunması alınarak karar verilmiş olup, yapılan işlemde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ek iddianame ile dava açılmasının gerekmediği” gerekçesiyle ilk hükmünde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “bozma” istemli 19.01.2009 gün ve 249241 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; iddianame kapsamından, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan açılmış bir davanın bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Gaziantep C. Başsavcılığının 14.03.2006 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında; “şüphelinin suç tarihinde ilimiz G. Ayakkabıcılar Sitesinde mazot satışı için yer meselesinden dolayı öz amcası olan mağdur ile tartıştıkları ve bıçakla mağduru hayati tehlike geçirmeyecek, basit bir tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaraladığı, mağdurun tedavi için hastaneye müracaat ettiği, ancak şüphelinin aynı gün evinde bulunan av tüfeğini alarak evinin önünde mağduru beklemeye başladığı ve otomobili ile evine dönmekte olan mağdura yan şeritte bulunan kendi otomobilinden av tüfeği ile ateş ettiği,

Şüphelinin savunmasında üzerine atılı suçu kabul ettiği ancak mağdura korkutmak amacıyla ateş ettiğini savunduğu,

Müştekinin içinde bulunduğu otomobilin ön camının sağ ve sol yan kapı camlarını ve dikiz aynasının isabet eden saçma taneleri nedeniyle kırıldığı ancak mağdurun ateşli silah yaralanmasına maruz kalmadığı,

Müşteki ifadesi, şüpheli savunması, mağdura ait doktor raporu, adli emanette kayıtlı bıçak ve av tüfeği ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde şüphelinin ticari anlaşmazlık nedeniyle önce bıçakla yaraladığı mağduru kastını devam ettirerek etkili mesafeden adam öldürmeye elverişli silah niteliğindeki av tüfeği ile ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettiği kanaatine varıldığı... anlaşılmakla;

Üzerine atılı adam öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğine dair kuvvetli şüphe oluşturacak deliller bulunan şüphelinin eylemine uyan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, suçta kullanılan adli emanette kayıtlı bıçağın müsaderesine karar verilmesi” istemiyle kamu davasının açıldığı,

Anılan iddianamede sanık hakkında uygulanması istenilen sevk maddelerinin de 5237 sayılı TCY'nın 81, 35, 53, 58, 54 ve 63. maddeleri olarak gösterildiği,

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın eylemlerinin kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturacağı kabul edilerek, söz konusu suçlardan sanığın, 5237 sayılı TCY'nın 86/2, 86/3-e ve 29. maddeleri gereğince 506 Lira adli para cezası ve aynı Yasanın 170/1-c maddesi uyarınca da 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

Anlaşılmaktadır.

5271 sayılı CYY’nın 225/1. maddesi; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” düzenlemesini içermekte olup, anılan maddenin 2. fıkrasına göre de; “mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir”,

Aynı Yasanın 170/4. maddesinde de; “İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” hükmü getirilmiştir.

Ceza Genel Kurulunun 28.04.2009 gün ve 260-107 sayılı kararında da belirtildiği üzere. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Yasanın 170. maddesinde, iddianamede gösterilmesi gereken hususlar ayrıntılı olarak düzenlenmiş, maddenin 4. fıkrasında, iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayların açıklanması gerektiği belirtilmiştir. Anılan hükümlerden de anlaşılacağı üzere, kamu davasının fiil yönünden sınırlarının açıkça gösterilmesi gerekmektedir.

Fiil yönünden, kamu davasının dışına çıkılması, “davasız yargılama olmaz” ilkesine ve 5271 sayılı Yasanın 225. maddesine aykırılık oluşturacaktır. Buna göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen sevk maddesi değil eylemdir. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, diğer bir ifadeyle, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Buna karşılık iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin nitelendirmeyi mahkeme yaparken iddianamedeki vasıflandırma ile bağlı değildir. Soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CYY’nın 225/1. maddesi uyarınca fiil ve faile ilişkin olarak kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir.

Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması yeterlidir. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlayabilecek, buna göre savunmasını yapabilecek ve kanıtlarını sunabilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık hakkında, mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilecek biçimde bıçakla yaralamak ve aracında iken kendisine doğru silahla ateş etmek eylemlerinden ötürü kasten öldürme suçuna teşebbüsten 5237 sayılı TCY'nın 81 ve 35. maddeleri uyarınca kamu davası açılmış ise de, mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın eylemlerinin kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturacağı kabul edilerek, anılan suçlardan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

İddianamede, korku kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçuna yönelik olarak sanığın eylemi ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Dolayısıyla suça ilişkin fiil ve fail iddianame ile belirlenmiştir. Yargılama konusu bu eylemler olup, mahkeme hukuki nitelendirme ile bağlı değildir.

Buna göre, sanık hakkında her iki suçtan da açılmış bir kamu davasının bulunduğunu kabul eden yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün isabetli olduğuna ve dosyanın esastan incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Çoğunluk düşüncesine katılmayan on Genel Kurul Üyesi; “iddianame kapsamından, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığından hükmün bozulması gerektiği” görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçuyla ilgili olarak açılmış bir kamu davasının bulunduğuna ilişkin 19.06.2008 gün ve 166-245 sayılı direnme hükmünün İSABETLİ OLDUĞUNA,

2- Dosyanın, esas hakkında inceleme yapılmak üzere Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2012 günü yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 09.10.2012 günü yapılan ikinci müzakerede tebliğnamedeki isteme aykırı olarak oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/405, K. 2012/1802, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Kasten Yaralama Ve Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçları
  4. Davasız Yargılama Olmaz İlkesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. Ceza Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/405
Karar No
2012/1802
Tarih
9 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/406 K.2012/10057
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/406 K.2012/6676
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/407 K.2012/10135
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/408 K.2012/10055
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/408 K.2012/6725
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/409 K.2012/10056

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.