İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/886 K.2012/1850

Ceza Genel Kurulu 2012/16.HD-886 E. , 2012/1850 K.

Esas2012/886Karar2012/1850Tarih18 Aralık 2012Okuma4 dk · 811 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/886
Karar No
2012/1850
Karar tarihi
18 Aralık 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

811 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/16.HD-886 E. , 2012/1850 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname: 2012/310854 Yargıtay Dairesi : 16. Hukuk Dairesi Mahkemesi : BURDUR İcra Ceza Günü : 29.07.2010 Sayısı : 1047-676

Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltme suçundan sanık F.U.'ın İİK'nun 331/1 ve TCK'nun 52. maddeleri uyarınca 7.200 Lira, sanık F. A.'nın ise İİK'nun 331/1, TCK'nun 39/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.600 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Burdur İcra Ceza Mahkemesince verilen 25.12.2008 gün ve 484-1469 sayılı hükmün sanık Fevzi Uçak müdafii ve sanık Fatma Ada tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 02.11.2009 gün ve 5035-7201 ile;

“Müştekinin, sanık F.U. hakkında, alacaklısını zarara sokmak kastiyle traktörünü ablası diğer sanık Fatma Ada'ya satışı işlemine yönelik olarak 07.12.2007 tarihinde tasarrufun iptali davası açmak suretiyle atılı suçu öğrenmiş olmasına rağmen, İİK’nun 347. maddesinde öngörülen üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 18.03.2008 tarihinde şikayetçi olduğu anlaşılmakla, açılan davada müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Burdur İcra Ceza Mahkemesi ise 29.07.2010 gün ve 1047-676 sayı ile;

"...Müşteki vekilinin 18.02.2008 tarihinde Burdur Cumhuriyet Başsavcılığına aynı olay nedeni ile aynı sanıklar hakkında şikayette bulunduğu, başvurunun İcra Mahkemesine yapılması gerekliliği nedeni ile verilen takipsizlik kararının müşteki vekiline 10.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki vekilinin de 18.03.2008 tarihinde mahkememize başvurduğu görülmüştür.

Müşteki 07.12.2007 tarihinde suça konu olayı öğrenmiştir. Bu tarihten 2 ay 11 gün sonra, üç aylık şikayet süresi içerisinde, 18.02.2008 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunmuştur. Şikayeti hakkında verilen karar kendisine 10.03.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. 18.02.2008-10.03.l2008 tarihleri arasında şikayet süresi işlememiştir. Müşteki 18.03.2008 günü mahkememize şikayette bulunmuştur. Buna göre şikayetçinin 2 ay 19 gün sonra şikayetini yaptığı ve şikayetin süresinde olduğu" gerekçesiyle direnerek, önceki hüküm gibi karar vermiştir.

Bu hükmün de sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığının 03.05.2011 gün ve 310854 sayılı “şikayetten vazgeçme nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iade edilmesi" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltme suçunda şikayet hakkının İcra ve İflas Kanununun 347. maddesi uyarınca 3 aylık hak düşürücü süre içinde kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; öncelikle temyiz aşamasında davacı vekilinin şikayetten vazgeçmesi durumunda yapılacak işlemin belirlenmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya içeriğinden;

29.07.2010 tarihli direnme hükmünün sanıklar tarafından 25.08.2010 tarihinde temyiz edilmesinden sonra davacı vekilinin 13.06.2011 tarihli dilekçe ile sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun "Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksilten borçluların cezası" başlıklı 331. maddesi; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır...

Bu suçlar alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur",

"Şikayet süresi" başlıklı 347. maddesi; "Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer",

"Davanın ve cezanın düşmesi ile ceza verilemeyecek haller" başlıklı 354. maddesi ise; "Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer..." şeklinde düzenlenmiştir.

İİK'nun 331. maddesinde düzenlenen alacaklısını zarara sokma kasdiyle mevcudunu eksiltme suçu anılan maddenin 5. fıkrasında belirtildiği üzere takibi şikayete bağlı bir suç olup, şikayet süresi İİK'nun 347. maddesinde şikayetçinin fiili öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir. Aynı kanunun 354. maddesinde ise; yargılama sırasında davacının şikayetten vazgeçmesi durumunda davanın düşmesine, kararın kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçilmesi halinde ise bütün neticeleriyle birlikte cezanın düşmesine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Takibi şikayete bağlı olan alacaklısını zarara sokma kasdiyle mevcudunu eksiltme suçunda, davacı vekilinin temyiz aşamasında sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi ve vazgeçmenin kabule bağlı olmaması karşısında, dava şartı ortadan kalktığından İİK’nın 354. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün davacı vekilinin sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle bozulmasına, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CMUK’nun, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan davanın İİK'nun 354. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Burdur İcra Ceza Mahkemesinin 29.07.2010 gün ve 1047-676 sayılı hükmünün davacı vekilinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle BOZULMASINA, Ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkındaki davanın İİK'nun 354. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2012 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/886, K. 2012/1850, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/886
Karar No
2012/1850
Tarih
18 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/886 K.2012/1020
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/887 K.2012/7514
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/887 K.2012/1033
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/888 K.2012/1021
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/889 K.2012/1129
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/890 K.2012/20697

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.