İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/978 K.2012/250

Ceza Genel Kurulu 2012/2-978 E. , 2012/250 K.

Esas2012/978Karar2012/250Tarih26 Haziran 2012Okuma6 dk · 1.107 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/978
Karar No
2012/250
Karar tarihi
26 Haziran 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.107 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/2-978 E. , 2012/250 K.

HIRSIZLIK SUÇU

DAVA ZAMANAŞIMI

DÜŞME

TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 80

TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 274

TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 491

TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 492

TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 522

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 231

"İçtihat Metni"Hırsızlık suçundan sanık Hava’nın 765 sayılı TCY’nın 492/2, 80, 522 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca 2.520 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 27.12.2005 gün ve 717-852 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 26.03.2007 gün ve 1394-4316 sayı ile;

“...Sanığın kaçak elektrik kullanılan binada ikamet etmediğini savunması ve Cumhuriyet Mahallesi Atlantik Sokak … adreste bulunan meskene ait elektrik abonesinin de Semiha olduğunun anlaşılması karşısında, öncelikle Semiha tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle tutanak tarihleri itibariyle sanığın anılan adreste oturup oturmadığı sorulmak ve bu husus zabıta marifetiyle de araştırılarak açıklığa kavuşturulmak suretiyle sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,

Kabule göre;

1- Semiha hakkında düzenlenen 29.07.2002 tarihli tutanakta ‘137162 nolu abonenin borcunu ödemediğinden bahisle elektriği kapatılarak 28 nolu pens ile mühürlendiğinin’ ve imza kısmı boş olan 02.12.2002 tarihli tutanakta ise ‘borçtan kesilen sayacın çıkış ucunun yerine takılarak 887 kw.elektrik kullanıldığının ve sayacın söküldüğünün’ bildirilmesi karşısında, borcundan dolayı kesilen elektriği sayaçtan geçirmek suretiyle almak eyleminin 765 sayılı TCK’nun 274/1. maddesinde düzenlenen mühür fekki suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Sanığın ‘imzadan imtina’ ettiği yazılı olan 13.02.2003 tarihli tutanak ile ‘elektrik panosuna bırakıldığı’ bildirilen 26.06.2003 tarihli ve ‘dairenin kapalı’ olduğu yazılı olan 30.07.2003 tarihli tutanaklarda sanığın ‘borcundan sökülen sayacın şebeke uçlarını bağlamak suretiyle’ kaçak elektrik kullandığının belirtilmesi karşısında, sanığın 02.12.2002 tarihinde söküldüğü anlaşılan elektrik sayacına veya mühürlendiğine dair bir delil bulunmayan şebeke uçlarına yönelik bir eyleminin bulunmadığı ve eyleminin 765 sayılı TCK’nun 491/ilk, 80. maddelerinde düzenlenen açıktan hırsızlık suçunu oluşturabileceğinin gözetilmemesi,

3- Sayacın suç tarihinde mühürlü olup olmadığının katılan kurumdan sorulup duraksamaya yer bırakmayacak şekilde dayanakları ile birlikte araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sayacın mühürlü olduğuna ilişkin kanıtların neler olduğu da karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

4- Tespit tarihinden geriye doğru bir yıllık tüketim miktarını gösteren tüketim belgeleri katılan kurumdan getirtilip uzman bilirkişi marifetiyle sanığın evinde keşif yapılarak kurulu güce göre saptanacak tüketim miktarı ile karşılaştırılarak tüketilen miktarda düşme olup olmadığı belirlenmeden yazılı biçimde karar verilmesi,

5- Müdahil kurum vekili duruşmalara katılmadığı halde müdahil kurum lehine dilekçe yazma ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,” isabetsizliklerinden bozulmasına, karar verilmiştir.

Yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 04.03.2008 gün ve 379-121 sayı ile, sanığın 765 sayılı TCY’nın 491/ilk, 80, 522 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca 630 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 17.02.2010 gün ve 2375-4413 sayı ile;

“...Hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklamasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinin gözetilmemesi” isabetsizli¬ğin¬den bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 03.06.2010 gün ve 333-518 sayı ile;

“... Her ne kadar Yargıtay 2. Ceza Dairesince mahkememiz hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de; aynı hükümde CMK’nun 231. maddesi değerlendirilerek sanığın bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememize kanaat gelmediğinden sanık hakkında 231. maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi nedeni ile önceki hükümde direnmek gerekmiştir...” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığının zamanaşımı nedeniyle “bozma ve düşme” istekli 05.03.2012 gün ve 298898 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, yerel mahkeme hükmünün 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CYY'nın 231/5-14. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin zorunlu olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya içeriğine göre, 02.12.2002, 13.02.2003, 26.06.2003 ve 30.07.2003 tarihlerinde elektrik hırsızlığı suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, zamanaşımını kesen en son işlemin 03.06.2010 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu, zamanaşımını durduran bir neden de bulunmadığı anlaşılmaktadır.

765 sayılı TCY’nın 102. maddesinde, yasalarda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, maddenin dördüncü fıkrasında da beş seneden fazla olmamak üzere hapis ya da para cezalarını gerektiren suçlarda bu sürenin beş sene olacağı hüküm altına alınmıştır.

Zamanaşımını kesen sebepler ise aynı Yasa’nın 104/2. maddesinde sayılmıştır. Buna göre, bir suçla ilgili olarak;

a) Sanık hakkında yakalama, tutuklama ve ihzar müzekkereleri düzenlenmesi,

b) Sanığın adli makamlar huzurunda sorguya çekilmesi,

c) İddianame düzenlenmesi,

d) Mahkûmiyet kararı verilmesi,

Hallerinde dava zamanaşımı kesilecektir.

Zamanaşımını kesen bir nedenin bulunması halinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Yasada belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.

Ceza Genel Kurulunun 23.01.2007 gün ve 254-5 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay, re’sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY’nın 492. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna iki seneden beş seneye kadar hapis cezası öngörülmüştür. 765 sayılı TCY’nın 102/4. maddesi uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı 5 yıl, 104/2. maddesi de göz önünde bulundurulduğunda kesintili dava zamanaşımı 7 yıl 6 aydır.

Daha ağır başka bir suçu oluşturma olasılığı bulunmayan ve en son 30.07.2003 tarihinde gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak 765 sayılı TCY'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımı, yerel mahkemece direnme hükmünün verildiği 03.06.2010 tarihinden sonra, ancak dosyanın henüz Ceza Genel Kuruluna intikalinden önce 30.01.2011 tarihinde dolmuş bulunmaktadır.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CYUY’nın, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesi uyarınca karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCY’nın 102/4, 104/2. ve 5271 sayılı CYY’nın 223. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2010 gün ve 333-518 sayılı direnme hükmünün dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle BOZULMASINA,

Ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CYUY’nın 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesine göre karar verilmesi olanaklı bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCY’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CYY’nın 223. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,

2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/978, K. 2012/250, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Hırsızlık Suçu
  4. Dava Zamanaşımı
  5. Düşme
  6. Türk Milleti Adına
  7. Ceza Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/978
Karar No
2012/250
Tarih
26 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/979 K.2012/18654
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/981 K.2012/11242
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/981 K.2012/39772
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/981 K.2012/18639
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/982 K.2012/18653
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/983 K.2012/24905

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.