İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/241 K.2013/293

Ceza Genel Kurulu 2013/9-241 E. , 2013/293 K.

Esas2013/241Karar2013/293Tarih11 Haziran 2013Okuma5 dk · 1.026 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/241
Karar No
2013/293
Karar tarihi
11 Haziran 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.026 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2013/9-241 E. , 2013/293 K.

MALA ZARAR VERME

ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR ILKESI

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 151

"İçtihat Metni" Mala zarar verme suçundan sanık Fuat'ın beraatına ilişkin, Ankara 27. Asliye Ceza mahkemesince verilen 11.07.2007 gün ve 493-609 sayılı hükmün katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 21.04.2011 gün ve 7876-2422 sayı ile;

"Katılana ait aracın sağ ön kapı camı dış yüzeyinde tespit edilen parmak izinin sanığın sağ el orta parmağına ait olduğunun ekspertiz raporu ile belirlenmesi nedeniyle suça konu araca sanık tarafından zarar verildiğinin anlaşılması karşısında, suçun sübut bulduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine beraatına karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi ise 14.03.2012 gün ve 639-224 sayı ile;

"Olay yeri sinemanın kapalı otoparkıdır ve sanık dâhil arabası bulunan tüm sinema müşterilerinin gelip geçtiği bir yerdir. Sanık hukuka aykırı olarak başkasının evinde bulunma gibi gayrimeşru bir nedenle burada değildir. Aracın camında parmak izinin çıkması araca zarar verme suçunu işlediğinin kesin delili olamaz. Olayın görgü şahidi gibi delili de yoktur. Müştekinin diğer araçların giriş çıkışına engel olur şekilde aracı park ettiği anlaşılmaktadır.

Sanığın geçerken aracın camına eliyle dokunması veya asıl zarar verenden müstakil olarak önceki zaman diliminde tepki olarak cama vurması mümkündür. Kırılan cam sanığın parmak izinin çıktığı sağ ön cam değildir. Duruma tepki duyan başka bir araç sahibinin bulunması ve zarar vermesi de olasıdır. 'Aracı nedeniyle müştekiye sadece sanık kızmaktadır, sanıktan başkası araca kesinlikle zarar vermiş olamaz' diyebiliyorsak sanığın cezalandırılması doğru olacaktır.

Kuşkudan sanık yararlanır ilkesi uyarınca sabıkasız ve devlet memuru olan sanığın beraatine karar verilmesi gerekmektedir" şeklindeki gerekçeyle önceki hükmünde direnerek, sanığın beraatına karar vermiştir.

Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2013 gün ve 132935 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunda duruşmalı temyiz incelemesi yapılabileceğine dair kanuni düzenleme bulunmadığından, katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek inceleme dosya üzerinden yapılmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; sanığın mala zarar verme suçunu işleyip işlemediğinin belirlemesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

04.02.2006 tarihli tutanakta; "sinemanın kapalı otoparkında park halinde bulunan el freni inik ve vitesi boşta olan otomobilde yapılan görgü ve tespitte, sileceklerin koparılıp yere atıldığı, ön camın sert cisimle vurulmak suretiyle kırıldığı, sağ dış dikiz aynasının koparılıp yere atıldığı, motor kaputunun kaporta ve boyasının çizildiği, sağ ön ve arka kapılarının açık sol kapılarının kilitli olduğu" tespitine yer verildiği,

08.02.2006 tarihli ekspertiz raporunda; suça konu otomobilin sağ ön kapı camı dış yüzeyinden alınan parmak izinin, sanığın sağ el orta parmak iziyle uyumlu olduğunun belirtildiği,

Tanık Vedat’ın; olayın meydana geldiği sinemanın müdürü olduğunu, her katta onbeş araçlık yer olan iki katlı otoparkları bulunduğunu, olayın üst katta meydana geldiğini, olay akşamı otoparkın yoğun olduğunu, saat 20.00 sıralarında iki müşterinin geldiğini ve bir aracın usulsüz park etmesi nedeniyle arabalarını çıkaramadıklarını söylediklerini, film aralarında aracın sahibini aradıklarını, ancak bulamadıklarını, müşterilerin yemek yiyip gelelim diyerek ayrıldıklarını, daha sonra katılanın gece saat onikiye doğru geldiğini ve aracının zarar gördüğünü söylediğini, polise haber verdiğini, araca kimin zarar verdiğini görmediğini ve sanığı da tanımadığını beyan ettiği,

Katılanın; olay gecesi sinemanın kapalı otoparkına bıraktığı aracına zarar verildiğini, sanığı aracına zarar verirken görmediğini, ancak parmak izlerinin tespit edildiğini belirttiği,

Sanığın; tarihini tam olarak hatırlamadığı bir gece olayın meydana geldiği sinemaya gittiğini, filmden çıktıktan sonra otoparkta bulunan aracına binip evine geldiğini, olayla ilgisi bulunmadığını, araçların gelişigüzel park edildiğini, yanından geçerken elinin şikayetçinin aracına değmiş olabileceğini ve bu nedenle parmak izinin aracın üzerinde bulunabileceğini, ancak iddia edildiği gibi araca zarar verilmesi ile bir ilgisi bulunmadığını savunduğu,

Anlaşılmaktadır.

Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın uzantısı olan, Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkumiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.

Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde;

Görgü tanığı bulunmayan olayda, sanık aleyhine değerlendirilebilecek tek delil, katılanın aracının sağ kapı camında bulunan ve sanığa ait olduğu ekspertiz raporu ile tespit edilen sağ el orta parmak izidir. Ancak aracın diğer kısımlarında, özellikle de zarar verilen bölümlerinde sanığa ait parmak izi bulunamamıştır.

Olay gecesi katılanın aracını bıraktığı kapalı otoparkın dolu olduğu ve katılanın da aracını diğer araçların çıkışını engelleyecek şekilde park ettiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, sanığın katılanın aracının yanından geçerken elinin cama değmiş olabileceğinin mümkün olması ve sanığın aksi ispatlanamayan bu yöndeki savunmasının hayatın olağan akışına da uygun bulunması karşısında, somut başka bir delille desteklenmeyen ve aracın zarar gören bölümlerinde değil de, başka bir yerinde tespit edilen tek bir parmak izine dayanılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesine imkan bulunmamaktadır.

Bu itibarla, atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın beraatına ilişkin yerel mahkeme hükmü isabetli olup, onanmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Genel Kurul Üyesi; "sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun sabit olduğu, dolayısıyla direnme hükmünün bozulması gerektiği" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlandır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2012 gün ve 639-224 sayılı direnme hükmünün ONANMASINA,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2013 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/241, K. 2013/293, 11 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mala Zarar Verme
  4. Şüpheden Sanık Yararlanır Ilkesı
  5. Türk Milleti Adına
  6. Ceza Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/241
Karar No
2013/293
Tarih
11 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/242 K.2013/9905
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/242 K.2013/6792
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/243 K.2013/17845
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/243 K.2013/6800
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/244 K.2013/4515
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/245 K.2013/17201

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.