İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/243 K.2013/376

Ceza Genel Kurulu 2013/13-243 E. , 2013/376 K.

Esas2013/243Karar2013/376Tarih17 Eylül 2013Okuma5 dk · 1.064 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/243
Karar No
2013/376
Karar tarihi
17 Eylül 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.064 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2013/13-243 E. , 2013/376 K.

SANIĞIN HÜKÜMDEN ÖNCE ÖLMESİ

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 64

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 308

"İçtihat Metni"Hırsızlık suçundan sanık Necmettin T.'nin 5237 sayılı TCK'nun 141/1, 143 ve 62. maddeleri uyarınca üç kez 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.02.2007 gün ve 188-102 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 05.11.2012 gün ve 17977-22995 sayı ile;

"Sanığın suç tarihinde gece vakti saat 01.30 sıralarında müştekiler Bahattin, Hıfzullah ve Şaban ’ın çalıştıkları inşaatın 2. bodrum katında bulunan bina vasfındaki yatakhaneye girip, ayrı yataklarda yatan müştekilerin yastıkları altına veya bitişiğine koydukları 3 adet farklı modeldeki cep telefonlarını alıp, kapıdan çıkarken uyanan müştekilerin kesintisiz takibi sonucu inşaat içinde yakalandığı ve cep telefonlarından 2 tanesinin sanığın üzerinde ele geçirildiğinin, 1 tanesinin ise atmış olduğu yerde bulunduğunun anlaşılması karşısında;

sanığın eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı ve 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden; yine her üç müştekiye ait telefonun aynı anda ve aynı koğuş içerisinde alınması nedeniyle sanığın bir fiille birden fazla kişiye yönelik aynı suçu işlediği anlaşıldığından müteselsilen nitelikli hırsızlık suçundan sorumlu tutularak TCK’nun 43/2. maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, üç ayrı hırsızlık suçunun varlığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 25.12.2012 gün ve 163013 sayı ile;

"...Sanığın gece vakti saat 01.30 sıralarında müştekiler Bahattin, Hıfzullah ve Şaban’ın çalıştıkları inşaatın 2. bodrum katında bulunan bina vasfındaki yatakhaneye girip, ayrı yataklarda yatan müştekilerin yastıkları altına veya bitişiğine koydukları 3 adet farklı modeldeki cep telefonlarını alıp, kapıdan çıkarken uyanan müştekilerin kesintisiz takibi sonucu inşaat içinde yakalandığı sabit olup, sanığın ikrarı ile de cep telefonlarının üç ayrı müştekiye ait olduğu bellidir. Bu durumda ortada üç ayrı netice olup, sanığın herbir hareketi ile üç ayrı fiil dolayısıyla da üç ayrı netice meydana geldiğinden, yerel mahkemenin oluşa uygun düşen kabulünün doğru kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu sebeplerle özel dairenin sanık hakkında TCK'nun 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin bozması hatalı olmuştur.

Sonuç ve İstem: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle itirazın kabulü ile Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 05.11.2012 gün ve 17977-22995 sayılı hükmünün bozma ilamında yer alan da 'yine her üç müştekiye ait telefonun aynı anda ve aynı koğuş içerisinde alınması nedeniyle sanığın bir fiille birden fazla kişiye yönelik aynı suçu işlediği anlaşıldığından müteselsilen nitelikli hırsızlık suçundan sorumlu tutularak TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, üç ayrı hırsızlık suçunun varlığı kabul edilerek hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi' kısmının hükümden çıkartılmasına karar verilmesi gerektiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.

CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 13. Ceza Dairesince 11.02.2013 gün ve 27088-2411 sayı ile, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp, uygulanmayacağının belirlenmesine ilişkin ise de, Ceza Genel Kurulunca yapılan inceleme de sanığın hükümden önce 19.08.2006 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında yapılması gereken işlem öncelikle belirlenmelidir.

İncelenen dosya içeriğinden;

CMK'nun 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine Ceza Genel Kurulunca yapılan inceleme sırasında UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) kullanılarak çıkarılan nüfus kayıt örneğinde, sanığın yerel mahkemece hüküm verilmesinden önce 19.08.2006 tarihinde öldüğü bilgisinin yer aldığı anlaşılmaktadır.

5237 sayılı TCK’nun 64. maddesinde; sanığın ölümü durumunda kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibarıyla müsadereye tâbi olan eşya ve yararlar hakkında yargılamaya devam edileceği, hükümlünün ölümü halinde ise cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, müsadere ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün infaz edileceği belirtilmek suretiyle hükümlü ile sanığın ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiştir.

Buna göre, kamu davası açılmadan önce şüphelinin ölmesi halinde kovuşturma imkanının bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kamu davası açıldıktan sonra sanığın ölmesi halinde ise mahkemece düşme kararı verilecektir.

Ölümün ceza ilişkisini sadece ölen kişi bakımından sona erdirdiğinden iştirak halinde işlenen suçlarda diğer sanıklar hakkında davaya devam edilecek, sanığın ölümü niteliği itibarıyla müsadereye tâbi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak müsadere kararı verilmesine engel olmayacaktır.

Sanığın ölümü ceza ve infaz ilişkisini düşürürken, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş olan hükümlünün ölümü sadece hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarının infaz ilişkisini ortadan kaldıracaktır.

Buna bağlı olarak ölümden önce tahsil edilmiş bulunan para cezaları mirasçılarına iade edilmeyecek, buna karşın tahsil edilmemiş bulunan para cezaları da mirasçılardan istenmeyecek, bunun yanında müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin hükümler ölümden önce kesinleşmiş olmak kaydıyla infaz olunacaktır.

Görüldüğü gibi, suç teşkil eden bir fiilin işlenmesiyle fail ile devlet arasında doğan ceza ilişkisi, bu fiili işleyen sanığın ya da hükümlünün ölümüyle cezaların şahsiliği ilkesi nedeniyle başkası sorumlu tutulamayacağından, düşmektedir. Ölüm, bir vakıa olan suçu ortadan kaldırmayacak, suçtan sorumlu tutulacak kişi olmadığından, devletin suçla birlikte ortaya çıkan cezalandırma sorumluluk ve yetkisini sona erdirecektir.

Temyiz aşamasında sanığın öldüğüne ilişkin bir iddianın ortaya çıkması ya da UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) vasıtasıyla alınan nüfus kaydında öldüğü bilgisinin yer alması veya sanık adına tebliğnamenin tebliğ edilmesi için çıkarılan tebligatın sanığın öldüğünden bahisle iade edilmesi gibi durumlarda, ölümün kamu davasının düşürülmesini gerektiren bir neden olduğu da göz önüne alınarak,

ölüm nedeniyle düşme kararının temyiz merciince dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında verilmesi yerine, ölüm bilgisi nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilerek yerel mahkemelerce mahallinde yapılan araştırmada sanığın öldüğünün kesin olarak belirlenmesinden sonra düşme kararı verilmesinin sağlanması gerekmektedir.

Nitekim Ceza Genel Kurulunun 05.03.2013 gün ve 1560-81, 05.03.2013 gün ve 131-75, 13.03.2012 gün ve 360-95, ile 06.05.2008 gün ve 97-101 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine Ceza Genel Kurulunca, UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) kullanılarak alınan nüfus kayıt örneğinde sanığın hükümden önce 19.08.2006 tarihinde öldüğü bilgisi yer aldığından, yerel mahkemece gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre TCK’nun 64 ile 5271 sayılı CMK'nun 223. maddeleri uyarınca karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, sanığın hüküm tarihinden önce öldüğü bilgisine ulaşıldığından, gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle KABULÜNE,

2-Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 05.11.2012 gün ve 17977 - 22995 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

3- İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2007 gün ve 188-102 sayılı hükmünün, sanığın 19.08.2006 tarihinde öldüğü bilgisine ulaşılması nedeniyle gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere BOZULMASINA,

4- Dosyanın, mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2013 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/243, K. 2013/376, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Sanığın Hükümden Önce Ölmesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/243
Karar No
2013/376
Tarih
17 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/245 K.2013/21355
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/245 K.2013/16411
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/246 K.2013/19599
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/246 K.2013/16331
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/247 K.2013/12411
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/247 K.2013/21333

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.