İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/273 K.2014/431

Tehdit suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nun 106/1, 50/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.600 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasına yer olmadığına ilişkin, Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesince…

Esas2013/273Karar2014/431Tarih21 Ekim 2014Okuma5 dk · 910 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2013/273 E., 2014/431 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2014
Mahkemesi
SİLİVRİ 2. Sulh Ceza
Günü
11.11.2010
Sayısı
501-395
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

910 kelime·5 dk okuma

Tehdit suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nun 106/1, 50/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.600 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasına yer olmadığına ilişkin, Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 14.03.2008 gün ve 372-86 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 26.05.2010 gün ve 12529-10324 sayı ile;

"Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin birinci fıkrası ile CYY'nın 231. maddesinde öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve ikinci fıkrası ile CYY'nın 231/14. maddesindeki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması şartının kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesi ise 11.11.2010 gün ve 501-395 sayı ile;

"Sanığın tehdit suçundan cezalandırıldığı, yargılamayı takip etmeyişi, yakalama emri çıkarılmasına sebep oluşu ve pişmanlığının olmayışı değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı, kararın sanığın temyizi üzerine sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmesi yönünden bozulduğu, hükmün kısa karar ve gerekçeli kararda değerlendirilerek uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla önceki hükümde direnilmesine karar vermek gerekmiştir" şeklindeki gerekçeyle direnerek, sanığın ilk hükümde olduğu gibi cezalandırılmasına karar vermiştir.

Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2013 gün ve 86008 sayılı "onama" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; tehdit suçundan sanık hakkındaki kararın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasının isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamına göre;

Tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucu sanığın TCK'nun 106/1, 50/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3600 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet hükmü kurulduğu,

Yerel mahkemece 14.03.2008 tarihli ilk hükmün gerekçesinde; "sanığın yargılamayı takip etmeyişi ve hakkında yakalama emri çıkarılmasına neden oluşuna göre değerlendirilen kişiliği," hüküm fıkrasında da; "yargılamayı takip etmeyişi, yakalama emri çıkmasına neden oluşu, pişmanlığının olmayışı" göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği,

Anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusunda isabetli bir hukuki çözüme ulaşılabilmesi açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının incelenmesi gerekmektedir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile çocuklar hakkında kabul edilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesine 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla;

"5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, bir yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. ...

14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarla ilgili olarak uygulanabilir" şeklinde eklenen 5 ila 14. fıkralarla hükmün açıklanmasının geri bırakılması büyükler için de kabul edilmiş, bu kanunun 40. maddesiyle 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılık hariç olmak üzere çocuk suçlularla yetişkin suçlular, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tabi kılınmıştır.

Yetişkin sanıklar yönünden, CMK'nun 231. maddesine 5560 sayılı Kanunla eklenen 5 ila 14. fıkralarla, başlangıçta şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası için kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle, CMK'nun 231. maddesinin beşinci fıkrasındaki "bir yıl" ibaresi "iki yıl" olarak, aynı maddenin 14. fıkrası ise.

"Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz" biçiminde değiştirilerek, hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezaları için de uygulanabilir hale getirilmiştir.

Böylece başlangıçta yetişkin sanıklar hakkında yalnızca şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak uygulanabilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar hariç olmak üzere tüm suçları kapsayacak şekle dönüştürülmüştür.

5728 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.02.2008 tarihine kadarki süreçte, incelemeye konu TCK'nun 106/1. maddesi kapsamında yer alan tehdit suçunda, şikayete tâbi olmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması mümkün olmazken, 5728 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle anılan tarihten itibaren bu suçlar için de, diğer şartlarında varlığı durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir hale gelmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde, 5728 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.02.2008 tarihinden sonra, 14.03.2008 günü verilen kararın hem gerekçe bölümünde, hem de hüküm fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir değerlendirme yapılıp; "sanığın yargılamayı takip etmeyişi, hakkında yakalama emri çıkarılmasına neden oluşuna göre değerlendirilen kişiliği, pişmanlığının bulunmayışı" göz önünde bulundurularak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi karşısında, yerel mahkeme hükmünün Özel Daire tarafından; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulması yerinde değildir.

Bu itibarla, yerel mahkeme kararının direnme gerekçesinin isabetli olduğuna ve hükmün esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.11.2010 gün ve 501-395 sayılı direnme kararının gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Dosyanın, hükmün esasının incelenebilmesi amacıyla Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2014 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/273, K. 2014/431, 21 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/273
Karar No
2014/431
Tarih
21 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/278 K.2014/10714
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/280 K.2014/10663
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/281 K.2014/10668
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/282 K.2014/10852
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/287 K.2014/11523
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/290 K.2014/11361

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.