İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/49 K.2013/146

Ceza Genel Kurulu 2013/14-49 E. , 2013/146 K.

Esas2013/49Karar2013/146Tarih16 Nisan 2013Okuma7 dk · 1.405 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/49
Karar No
2013/146
Karar tarihi
16 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.405 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2013/14-49 E. , 2013/146 K.

CİNSEL SALDIRI(MAĞDURUN BEDEN VE RUH SAĞLIĞINI BOZACAK ŞEKİLDE)

KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL(NİTELİKLİ OLARAK)

KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA

DAVASIZ YARGILAMA OLMAZ İLKESİ

YARGILAMANIN SINIRLILIĞI İLKESİ

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 225

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 22

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 116

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 109

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 102

"İçtihat Metni" Sanık Mürsel’in cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı TCK’nun 102/1-5 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109/2-5 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis; konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ise 116/4, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

hak yoksunluğuna ve hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 30.11.2011 gün ve 48-257 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 24.04.2012 gün ve 2656-4647 sayı ile; cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ise;

“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 3-70, 09.10.2007 gün ve 44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi, o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık hakkında düzenlenen 31.01.2011 tarihli iddianamede suçların "nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı" olarak gösterildiği,

kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı ve bu hususta ek iddianame ile dava açtırılmaksızın ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK'nun 225. maddesine aykırı davranılması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 26.09.2012 gün ve 213-198 sayı ile;

“…Davaya esas Balıkesir C. Başsavcılığının iddianamesinde ‘şüphelinin ayağa kalkarak müştekinin üzerine saldırdığı, müştekiyi duvara yaslayarak ağzını eliyle kapatıp mukavemetini kırdığı’ şeklinde anlatım yer almakta olup, anlatılan bu eylem yargılamaya konu yapılan bir eylemdir ve bu eylemin cezalandırılması talep edilmektedir.

Mahkememizin yargılama konusu iddianamede anlatılan eylem olup yukarıdaki anlatıma göre sanığın, mağduru hürriyetinden alıkoyduğu anlatılmakta ve bu anlatıma göre de, sanığın bu eylemden cezalandırılması talep edilmektedir. Her ne kadar iddianamedeki sevk maddesinden hürriyetten alıkoyma eyleminden ötürü sevk maddesi belirtilmemiş ise de, hürriyetten alıkoyma eyleminin iddianamede anlatıldığı ve yargılamaya konu yapıldığı açıktır.

Bu nedenle sanık hakkında bu suça yönelik olarak ek savunma hakkı verilip hüküm kurulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır” gerekçesiyle oy çokluğuyla önceki hükmünde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “bozma” istekli 03.01.2013 gün ve 317591 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılmış bir kamu davasının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında.

"Suç tarihinde gece saat 21.00 sıralarında şüphelinin eşi aracılığı ile akrabası olan müştekinin evine sarhoş bir şekilde geldiği, kapının zilini çaldığı, müşteki evde yalnız olduğundan şüpheliyi içeriye almak istemediği ancak şüphelinin müştekiyi itekleyerek zorla içeriye girdiği, salona oturduğu, müştekiye oğlunu ve eşini sorduğu, müştekinin oğlunun işte, eşinin de camide olduğunu söylemesi üzerine şüphelinin ayağa kalkarak müştekinin üzerine saldırdığı, müştekiyi duvara yaslayarak ağzını eliyle kapatıp mukavemetini kırdığı, eteğini sıyırıp cinsel organını okşadığı, eliyle göğüslerini ve bacaklarını okşadığı,

müştekinin bağırarak yardım istemesi üzerine şüphelinin 'bağırma yoksa seni öldürürüm' diyerek tehdit ettiği, müşteki bağırmaya devam edince şüphelinin evden kaçtığı, evin dışına çıkan müştekinin bağırarak yardım istediği, tanık komşusu Ümran'ın müştekinin sesini duyduğu, müştekinin polis merkezine giderek şikayetçi olduğu, müştekinin hayati tehlike geçirmeyecek basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte yaralandığı, müştekinin yaralanmasının mağdurun direncinin kırılmasına yönelik olduğu, bunun ötesine geçmediği, bu nedeniyle ayrıca basit yaralama suçunu oluşturmadığı,

alınan uzman hekim raporuna göre müştekinin uğradığı cinsel saldırı nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği” iddiasıyla kamu davası açıldığı, iddianamede 5237 sayılı TCK’nun 116/4, 102/1-5, 53/1, 58 ve 63. maddelerinin sevk maddesi ve suç adının ise "konut dokunulmazlığını ihlal" ve "cinsel saldırı" olarak gösterildiği, yerel mahkemece ek savunma hakkı verilmek suretiyle "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan da hüküm kurulduğu,

Anlaşılmaktadır.

Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK’nun 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan kanunun 170. maddesinin 4. fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir.

CMK’nun 225. maddesi uyarınca ise; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.

Açıklanan hükümlere göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemdir. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, diğer bir ifadeyle, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK’nun 225/1 maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir.

Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur.

Ceza Genel Kurulunun benzer hukuki sorunlar nedeniyle verdiği çeşitli kararlarında sürdürdüğü istikrarlı uygulamasına göre; “bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan da söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez.” İddianamede dava konusu yapılan eylemin bir başka olaya dayalı olmadan, bağımsız olarak açıklanması gerekir.

Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuksal çözüme kavuşturacaktır.

Ceza Muhakemesi Kanununun 226. maddesinde; “sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.

Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.

Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.

Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır” hükmü getirilmiştir.

Bu düzenlemeyle; iddianamede anlatılan eylemin değişmeyip o eylemin hukuksal niteliğinde değişiklik olmasını kanun koyucu anılan ilkeye aykırı görmemiş, bu gibi hallerde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulmasına imkan sağlamıştır. Bunun sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir.

Örneğin iddianamede hırsızlık olarak nitelendirilen eylemin, suç eşyasının kabul edilmesi suçunu oluşturacağı görüşünde olan mahkeme, sanığa ek savunma hakkı da vermek suretiyle anılan suçtan hüküm kurabilecektir.

İddianamede anlatılan ve kapsamı belirlenen olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise, suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidilebilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Yerel mahkemece sanık hakkında ek savunma hakkı verilmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da hüküm kurulmuş ise de; sanık hakkında geceleyin zorla mağdurun konutuna girerek cinsel saldırıda bulunduğundan bahisle kamu davası açılmış olup, iddianame içeriğinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilecek açık bir anlatıma yer verilmemiştir. Cinsel saldırı suçunun mağdurun rızası olmadan zorla gerçekleştirildiği açıklanırken kullanılan ifadeler cinsel saldırı suçundan bağımsız olarak ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da kamu davası açıldığını göstermemektedir.

Bu itibarla; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkarak yargılama yapan ve dava konusu yapılmayan fiilden dolayı hüküm kuran yerel mahkemenin direnme kararı usul ve kanuna aykırı olup, bozulmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Genel Kurul Üyesi; "iddianamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da açılmış dava bulunduğundan, yerel mahkeme direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2012 gün ve 213-198 sayılı direnme hükmünün, sanık hakkında açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2013 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/49, K. 2013/146, 16 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cinsel Saldırı(mağdurun Beden Ve Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde)
  4. Konut Dokunulmazlığını İhlal(nitelikli Olarak)
  5. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
  6. Davasız Yargılama Olmaz İlkesi
  7. Yargılamanın Sınırlılığı İlkesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Ceza Genel Kurulu Kararı
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/49
Karar No
2013/146
Tarih
16 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/50 K.2013/8613
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/50 K.2013/7660
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/51 K.2013/2923
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/51 K.2013/4185
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/51 K.2013/11079
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/51 K.2013/7693

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.